Ana içeriğe geç
Sözlük

protein ile cümle

protein kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Setirizin plazma proteinlerine kuvvetle bağlanır.ترتبط بشدة بالبروتينات البلازمية.
Proteinleri saflaştırmak için kullanılan yöntemler kabaca analitik ve preparatif yöntemler olarak ayrılabilir.يمكن تقسيم طرق تنقية البروتينات إلى طرق تحليلية وطرق تحضيرية.
RAD51 protein ailesi üyeleri bakteriyel RecA ve maya Rad51 ile homologdur.أعضاء العائلة RAD51 تماثل البروتين RecA البكتيري، RadA للعتائق وRad51 في الخميرة.
İkincil yapılar yerel olduğu için bir proteinin içinde farklı ikincil yapılara sahip pek çok bölge olabilir.نظرا لكون البنيات الثانوية محلية؛ يمكن أن تتواجد مناطق عديدة ذات بنيات ثانوية مختلفة في نفس جزيء البروتين.
Proteinler insan vücudu için gerekli besin maddeleridir.تعتبر البوليفينولات من المواد الصحية اللازمة للجسم.
Düşük sıcaklıklı ortamlarda ise proteinin yapısı istikrarlı kalır ve işleyişi normal halde devam eder.بينما في البيئة ذات درجة الحرارة المنخفضة, يبقى تركيب البروتين ثابت و يتم إنتاج صبغات الشعر الداكن بشكل طبيعي.
Bu tür amino asit farklılaşmaları, proteinin özelliklerini ve işlevlerini oldukça fazla değiştirir.لكن طبعا أي تغير في البروتين سيغر سماته وسلوكه.
Tüm bu proteinler, mayoza özgü olan DMC1 hariç, memelilerde gelişme için gereklidir.جميع هذه البروتينات باستثناء DMC1 المختص بالانقسام المنصف أساسية لنمو الثدييات.
Seçilecek yöntem, proteinin ne derece hassas olduğu ve hücrelerin ne derece sağlam olduğuna bağlıdır.تعتمد الطريقة المختارة على هشاشة البروتين ومدى تجلّد الخلايا.
Proteinlerin dizilerini analiz etti ve mitokondrideki genetik kodun ayrıntılarını ortaya çıkardı.في البداية، قام بتحليل تسلسلات الپروتينات ثم كشف تفاصيل الشفرة الجينية المتغيرة في المتقدرات.
Proteinler kolondan çıkarken genelde 280 nm dalga boylu ışığı soğurmaları ile tespit edilirler.عادة ما يكشف عن البروتينات أثناء خروجها من العمود بامتصاصها عند 280 نانو-متر.
Böylece tüm uçucu bileşenler gider ve geriye proteinler kalır.مما يؤدي إلى تطاير المواد الطيارة، تاركة البروتين خلفها.
Ancak, nükleik asit yapıları, proteinlere kıyasla işlevleri bakımından daha sınırlıdır.على الرغم من ذلك، فإن هياكل الحمض النووي أقل تنوعاً من البروتينات في وظيفيتها.
Adenomatozis polipozis koli (APC), insanlarda APC geni tarafından kodlanan bir proteindir.APMAP‏ (Adipocyte plasma membrane associated protein) هوَ بروتين يُشَفر بواسطة جين APMAP في الإنسان.
Antikora bağlı protein ise daha sonradan pH veya tuzluluk değişikliği ile reçine yüzeyinden akıtılabilir.يمكن استخلاص البروتين عن طريق تغيير درجة pH أو الملوحة.
Belli bir hücre veya hücre tipinde bulunan proteinlerin tamamı onun proteomu olarak adlandırılır.تُعرف مجموعة البروتينات المعبر عنها في خلية محددة أو نوع من الخلايا باسم بروتيوم.
Black Ivory kahvesinin tadı, filin kahve proteinlerini yakan mide asidinden etkilenir.يتأثر طعم قهوة العاج الأسود بالانزيمات الهاضمة للفيلة، حيث تكسر بروتين القهوة.
Maya proteinleri ortalama 466 amino asit uzunluğunda ve 53 kDA ağırlığındadır.على سبيل المثال، الطول المتوسط لبروتينات الخميرة يبلغ 466 حمضا أمينيا وكتلتها 53 (كدا).
Protein yıkımında önemlidir.الزيادة في تحطم البروتين.
Bu tatlı su alabalığı, protein bakımından dünyanın en iyi balıklarındandır.ويعد سمك السلمون القزويني من احسن الأسماك في العالم.
Büyük moleküllerin çoğu, gerçekte tüm proteinler ve bazı polisakkaritler, antijen gibi görev yapabilirler.يمكن أن تعمل غالبية الجزيئات الضخمة، بما فيها فعليًا جميع البروتينات وكثير من المواد عديدة التسكر كمستضدات.
Aynı zamanda iki veya daha fazla alt birimden yapılmış protein karmaşıklarını (ing:complex) da ifade eder.ما يمكن أن يرجع المصطلح أيضا لمعقد البروتين المتكون من وحدتان أو أكثر.
DNA'ya bağlanan yapısal proteinler, non-spesifik DNA-protein etkileşimlerinin iyi anlaşılmış örneklerindendir.البروتينات البنيوية التي ترتبط بالدنا هي أمثلة مفهومة جدا عن التفاعلات غير المحدَّدَة للدنا مع البروتين.
Bu bulgular, proteinin değil DNA'nın kalıtsal madde olduğunu kanıtlamıştır.الاستنتاج: DNA هو المادة الوراثية وليس البروتين.
Bu özellikler proteinlerin yapısını belirlemekte önemli rol oynar.وهذا يلعب دورا هاما بالنسبة لتكوّن البروتينات.
Protein kodlamasına katılmadıkları için bir çeşit Kodlamayan DNA'dir(Noncoding DNA).الحمض النووي غير المُشفِّر للبروتين (بالإنجليزية: noncoding DNA).
Etiketsiz proteinler kolona bağlanmadan geçerler.تمر كل البروتينات غير الموسومة خلال العمود.
Gıdada enerji üç kaynaktan gelir: yağ, protein ve karbonhidratlar.الطاقة في الطعام تأتي من 3 مصادر: الدهون،والبروتينات،والكربوهيدرات .
Başka proteinler hücre zarından içeri besin ithal eder, veya atık maddeleri sitoplazmadan dışarı atar.حيث تقوم بروتينات أخرى بنقل المواد الغذائية عبر غشاء الخلية، أو تطرد الجزيئيات غير المرغوب بها من الستوبلازم.
Proteinli ve asitli yiyeceklerin ayrı öğünlerde tüketilmesi.8-تناول الشوربات الصحية المفيدة والملينة خلال الوجبات .
Çoğu birleşmiş protein, hidrofobik bir çekirdeğe sahiptir.وظلت معظم البروتونات منفصلة كأنوية لذرات الهيدروجين.
Proteinler hep N-terminus'tan C-terminus'a doğru uzarlar.As proteínas são sempre sintetizadas a partir do N-terminal em direção ao C-terminal.
Kısa bir süre sonra, virüsler proteinler ve RNA parçalarına ayrıştırıldılar.Um curto tempo depois, este vírus foi separado em partes de proteína e RNA.
Elektron transport zinciri üzerindeki son proteindir.É a última proteína da cadeia transportadora de elétrons.
Plazmidlerin bir diğer kullanımı çok miktarda protein üretimidir.Outro uso importante dos plasmídeos é na produção de grandes quantidades de proteínas.
Proteinler insan vücudu için gerekli besin maddeleridir.As proteínas são nutrientes essenciais ao corpo humano.
Belli bir hücre veya hücre tipinde bulunan proteinlerin tamamı onun proteomu olarak adlandırılır.O conjunto de proteínas que podem ser expressas numa determinada célula ou tipo celular é denominado proteoma.
Tek tip bir protein alt birimi kullanıldığında ise buna homo-oligomer denir.Quando somente um tipo de unidade de proteína é usada no complexo, é chamado de homo-oligômero.
DNA'nın tüm işlevleri onun proteinlerle olan etkileşimine bağlıdır.Todas as funções do ADN dependem de interacções com proteínas.
Tek başına protein zincirleri bazen gruplanarak protein kompleksleri oluşturabilir.Cadeias individuais de proteínas podem por vezes agrupar-se para formar um complexo proteico.
RAD51 protein ailesi üyeleri bakteriyel RecA ve maya Rad51 ile homologdur.Os membros da família RAD51 são muito similares à RecA bacteriana e Rad51 de leveduras.
Aynı zamanda iki veya daha fazla alt birimden yapılmış protein karmaşıklarını (ing:complex) da ifade eder.Pode também referir-se a complexo de proteína feito de dois ou mais subunidades proteicas.
Bir proteinin bir mRNA şablonundan sentezlenmesine translasyon denir.O processo de síntese de uma proteína a partir de um molde de ARNm é denominado tradução.
Minede bulunan diğer önemli proteinler ameloblastinler, enamelinler ve tuftelinlerdir.As proteínas envolvidas mais importantes são as amelogeninas, ameloblastinas, enamelinas e as tuftelinas.
Bu gen tarafından kodlanan protein, doğal immün sistemin bir bileşenidir.A proteína codificada por este gene é um componente do sistema imune inato.
Serum proteinlerine, başlıca albumine olmak üzere, %98 oranında bağlanır.Se liga às proteínas cerca de 88%, principalmente à albumina.
Bu proteinler DNA'yı kromatin adlı kompakt yapı içinde organize ederler.Estas proteínas organizam o ADN numa estrutura compacta, a cromatina.
Çoğu protein hücre sinyallemesi ve sinyal aktarımı süreçlerinde yer alırlar.Muitas das proteínas estão envolvidas nos processos de sinalização celular e transdução de sinal.
Çoklu dönüşler (7'liye kadar) proteinlerde görülmüştür ve tekli dönüşlerden daha sık rastlanır..São estruturas mais estáveis e, portanto, ocorrem em maior frequência nas proteínas.
Eksozomun çekirdeği başka proteinlerin bağlı olduğu altı elemanlı halka yapısını içerir.O núcleo do complexo possui estrutura anular formada por seis membros, ao qual se acoplam outras proteínas.
Hemen bütün globüler proteinler suda çözünür ve çoğu enzimdir.Praticamente todas as proteínas globulares são solúveis e grande parte são enzimas.
Çoğu biyolojik türde genomdaki dizilerin ancak ufak bir bölümü protein kodlar.Em muitas espécies, apenas uma pequena fracção da sequência total do genoma codifica uma proteína.
Minenin yapısındaki en önemli proteinler "Enomelin ve Amelogenin" dir.As proteínas que integram a estrutura do tecido são: enamelina e amelogenina.
Proteinlerdeki amino asit kalıntı sayısı birkaç on ile birkaç bin arasında değişebilir.As estruturas proteicas variam em tamanho de dezenas a vários milhares de aminoácidos.
Maya proteinleri ortalama 466 amino asit uzunluğunda ve 53 kDA ağırlığındadır.As proteínas das leveduras, por exemplo, têm em média um comprimento de 466 aminoácidos e 53 kDa de massa.
Proteinler küçük moleküllere bağlanmanın yanı sıra başka proteinlere de bağlanabilirler.As proteínas podem-se ligar não só a outras proteínas, como também a substratos de pequenas moléculas.
Protein fosforilasyonu, bir proteine bir fosfat grubu (PO4) eklenmesidir.Em bioquímica, fosforilação é a adição de um grupo fosfato (PO4) a uma proteína ou outra molécula.
Bu kimyasal özellikler proteinlerde farklı şekillerde değerlendirilebilir.Podem-se distinguir três domínios nestas proteínas.
Gen ürünü bir genin ifadesi sonucu elde edilen biyokimyasal (DNA ya da protein) maddedir.O produto génico é o material bioquímico, seja ARN ou proteína, resultado da expressão de um gene.
Bu da taşıma proteinlerinin artmasıyla sonuçlanır.Na difusão facilitada, ocorre com a ajuda de proteínas transportadoras.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod