Avrupa'nın ekonomik kalkınma programının içine çekilmesi gerekliydi.では そのとき 何をしたか?
Ben stajyer doktor programını yürütüyordum, ki tıbbın geleceği de aslında burada yatar."미래의 수련의 과정을 통해 진정한 의학의 미래를 고민하느라 바빴다네."
Ben stajyer doktor programını yürütüyordum, ki tıbbın geleceği de aslında burada yatar."Yo estaba dirigiendo el futuro del programa de residencia el cual, es realmente el futuro de la medicina."
Ben stajyer doktor programını yürütüyordum, ki tıbbın geleceği de aslında burada yatar."אני ניהלתי את העתיד של תוכנית ההתמחות שהיא בעצם העתיד של הרפואה."
Ben stajyer doktor programını yürütüyordum, ki tıbbın geleceği de aslında burada yatar."كنت في الخارج لإقامة مستقبل مشروع الإقامة الذي هو حقيقةً مستقبل الطب."
Ben stajyer doktor programını yürütüyordum, ki tıbbın geleceği de aslında burada yatar."これこそ医学の将来ですね」 笑顔を浮かべてほめ合いながら
Ben... yeni programını gördüm.Yo... ...vi tu nuevo programa.
Bilgisayarındaki virüs programını, işletim sistemini ve Web tarayıcısını güncellemeyi unutmuştur.Dia lupa untuk memperbaharui tingkat keamanan perangkat lunak. OS, dan Web browser di
Bilgisayarındaki virüs programını, işletim sistemini ve Web tarayıcısını güncellemeyi unutmuştur.Ele se esqueceu de baixar um software de segurança, OS e um navegador da Internet em seu
Bilgisayarındaki virüs programını, işletim sistemini ve Web tarayıcısını güncellemeyi unutmuştur.Hij vergat zijn laptop te updaten: de antivirussoftware, het OS en de webbrowser.
Bilgisayarındaki virüs programını, işletim sistemini ve Web tarayıcısını güncellemeyi unutmuştur.Hij vergat zijn laptop te updaten: de beveiligingssoftware, het OS en de webbrowser.
Bilgisayarındaki virüs programını, işletim sistemini ve Web tarayıcısını güncellemeyi unutmuştur.Olvidó actualizar su programa antivirus, OS, y navegador web en su
Bilgisayarındaki virüs programını, işletim sistemini ve Web tarayıcısını güncellemeyi unutmuştur.Zapomniał zaktualizować swoje
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış.'이것 좀 한번 보세요. 아직 건드리지도 않았는데 보시다시피 보내주신 프로그램의 단지 3분의 1만이 매체와 책에 관한 것이라구요.
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış."Sabem que mais? Não lhe tocámos, "mas só um terço do vosso programa está dedicado aos livros e aos "media".
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış."¿Saben qué? No lo hemos tocado pero sólo un tercio del programa está dedicado a los medios y a los libros.
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış."Ştiţi ce?" Nu ne-am atins de plan, dar numai o treime din programul vostru se referă la cărţi şi media.
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış."Wiecie co, nie tknęliśmy tego, bo tylko jedna trzecia waszego programu jest poświęcona mediom i książkom.
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış."אתם יודעים מה? לא נגענו בזה, אבל רק שליש מהתוכנית שלכם מוקדשת למדיה ולספרים.
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış.اتعلمون ماذا ؟ لم نلمسه لكن ثلث برامجكم الخاصة مكرسة للإعلام والكتب
Bir bakıma, TEDxNASA programının anlamı bu.Ce programme, TEDxNASA, en un sens, c'est de ça qu'il s'agit.
Bir bakıma, TEDxNASA programının anlamı bu.De alguna forma, de esto es de lo que trata el programa TEDxNASA.
Bir bakıma, TEDxNASA programının anlamı bu.Într-un fel, despre asta-i vorba în programul TEDxNASA .
Bir bakıma, TEDxNASA programının anlamı bu.Quindi, in un certo senso, questa è l'essenza del programma TEDxNASA.
Bir bakıma, TEDxNASA programının anlamı bu.어떤 의미에서, 이 TEDxNASA 프로그램의 모든 것이기도 하죠.
Bir bakıma, TEDxNASA programının anlamı bu.W pewnym sensie o to właśnie chodzi w TEDxNASA.
Bir bakıma, TEDxNASA programının anlamı bu.В некотором смысле программа TEDxNASA как раз об этом.
Bir bakıma, TEDxNASA programının anlamı bu.אז, במובן מסויים, בתוכנית ה- TEDXNASA זה הנושא.
Bir bakıma, TEDxNASA programının anlamı bu.ومعنى ذلك أن برنامج TEDxNASA هذا هو خلاصة الأمر.
Bir eğitim programının akreditasyonu yapıldığında (2. tür dış değerlendirme)(externí evaluace 2. typu)
Bir eğitim programının akreditasyonu yapıldığında (2. tür dış değerlendirme)Todos los centros de educación superior y determinados centros de nivel CINE 3 (Koled a)
Bir eğitim programının akreditasyonu yapıldığında (2. tür dış değerlendirme)(valutazione esterna di tipo 2)
Bir öğretim programının kendisinin belirlemiş olduğu ayrı başvuru süreciCandidature spéciale
Bir öğretim programının kendisinin belirlemiş olduğu ayrı başvuru süreciErillishaku
Bir öğretim programının kendisinin belirlemiş olduğu ayrı başvuru süreciSeparat ansökan
Bir öğretim programının kendisinin belirlemiş olduğu ayrı başvuru süreciSolicitud especial
Bir öğretim programının kendisinin belirlemiş olduğu ayrı başvuru süreciСпециальный набор
Bir öğretim programının kendisinin belirlemiş olduğu ayrı başvuru süreciطلب الانتساب المنفصل
Bir şey daha var, Apollo uzay programının sağladığı katkının bir de ekonomik katkısı var.Điều không thường xuyên được đề cập về thám hiểm không gian, về trương trình Apollo
Bir şey daha var, Apollo uzay programının sağladığı katkının bir de ekonomik katkısı var.Nieczęsto wspomina się też, w nawiązaniu do programu Apollo, o zyskach ekonomicznych.
Bir şey daha var, Apollo uzay programının sağladığı katkının bir de ekonomik katkısı var.Taktiež sa často nespomína, aký mal vesmírny výskum a program Apollo ekonomický úžitok.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Abbiamo iniziato il primo trattamento anti malaria della zona,
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Am demarat primele programe de tratare a malariei de acolo.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Chúng tôi đã bắt đầu những chương trình chữa bệnh sốt rét đầu tiên.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Hemos iniciado los primeros programas para el tratamiento de la malaria que jamás hayan tenido allá.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Kami telah memulai pengobatan malaria pertama yang mereka pernah dapatkan di sana.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.사상 처음으로 말라리아 치료 프로그램도 시행해 왔습니다.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Nous y avons lancé leur tout premier programme de traitement de la malaria.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.We begonnen met de eerste malariabehandelingsprogramma's die ze ooit hebben gehad.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Wir gründeten die ersten Programme zur Malariabehandlung, die es dort je gab.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Zaczęliśmy także program leczenia malarii, pierwszy jaki kiedykolwiek miał miejsce w tym regionie.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Zahájili jsem první programy na léčbu malárie, které v této zemi kdy existovaly.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Ξεκινήσαμε το πρώτο πρόγραμμα θεραπείας κατά της ελονοσίας.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Ми почали першу в країні програму лікування малярії.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Мы начали первую в стране программу лечения малярии.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.Ние започнахме първата програма за лечение на малария, която някога са имали там.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.התחלנו את התוכנית לטיפול במלריה הראשונה במדינה.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.لقد بدأنا أول برنامج لعلاج الملاريا يتم هناك على الإطلاق.
Bu bölgedeki ilk sıtma tedavisi programını başlattık.患者が収容される病院は 大量虐殺の間に破壊された状態でしたが
Bu fikirlere sıkıca tutunduk ve işte bu Meyerhoff Burs programını hayata geçirdik.Abbiamo abbracciato queste idee, creando così questo programma di studi accademici Meyerhoff.