Tom profesyonel güreşi sever.Tom loves professional wrestling.
Profesyonel bir müzisyendim.I used to be a professional musician.
Biz burada tamamen profesyoneliz.We're all pros here.
Tom profesyonel bir kumarbaz.Tom is a professional gambler.
Tom tanıdığım tek profesyonel müzisyendir.Tom is the only professional musician I know.
Tom bir profesyonel gibi görünüyor.Tom sounds like a professional.
Tom profesyonel bir büyücüydü.Tom was a professional magician.
Sen profesyonel yardıma ihtiyaç duyabilirsin.You might need professional help.
Tom artık profesyonel bir müzisyen olarak çalışmakla ilgilenmediğini söylüyor.Tom says he's no longer interested in working as a professional musician.
İlişkimiz tam anlamıyla profesyonel.Our relationship is strictly professional.
Irkçılık ve homofobi hala profesyonel futbolda önemli sorunlardır.Racism and homophobia are still major problems in professional football.
Profesyonel çevirmenler çoğunlukla sadece kendi ana dillerine çeviri yapar.Professional translators often only translate into their own native language.
Ben profesyonel bir fotoğrafçıyım.I am a professional photographer.
Tom oldukça profesyonel.Tom is quite professional.
Tom bir profesyonel değil.Tom isn't a professional.
Gönüllüler profesyonellere yardım eder.The volunteers help the professionals.
Yeni seçilen belediye başkanı eskiden profesyonel güreşçiydi.The newly-elected mayor used to be a pro wrestler.
Tom profesyonel bir müzakereci.Tom is a professional negotiator.
Tom profesyonel bir fotoğrafçı.Tom is a professional photographer.
Profesyonel bir davulcu olabileceğini söylüyorum.I'm telling you could be a professional drummer.
Tom'un profesyonel bir beyzbol oyuncusu olduğunu biliyor muydun?Did you know that Tom used to be a professional baseball player?
Tom otuzuna kadar profesyonel bir şarkıcı olmaya karar vermedi.Tom didn't decide to become a professional singer until he was thirty.
Tom gerçek bir profesyonel.Tom is a real professional.
Sen artık bir profesyonelsin.You're a professional now.
Tom profesyonel bir kaykaycıdır.Tom is a professional skateboarder.
Mary profesyonel bir sörfçüdür.Mary is a professional surfer.
Bir genç kız olarak, Mary profesyonel bir tenis oyuncusu olmak istiyordu.As a young girl, Mary wanted to become a professional tennis player.
Polis soygunun profesyonellerin işi olduğunu ortaya çıkardı.Police revealed that the heist was the work of professionals.
Dan hayli eğitimli profesyonel bir araştırmacıdır.Dan is a highly trained professional investigator.
O senin profesyonel görüşün mü?Is that your professional opinion?
Tom her zaman profesyonel bir müzisyen olmak istedi.Tom has always wanted to be a professional musician.
Bu insanlar profesyonel.These people are professionals.
Onlar çok profesyoneldiler.They were very professional.
Onlar profesyonel katillerdi.They were professional killers.
Profesyonel sporcular antrenmana saatler harcarlar.Professional athletes spend hours training.
Ben bir profesyonel değilim.I am not a professional.
Tom otuzlu yaşlarının başında profesyonel bir dansçı oldu.Tom became a professional dancer in his early thirties.
Tom yaralanmasaydı profesyonel olabilirdi.Tom could've turned pro if he hadn't been injured.
Tom profesyonel bir müzisyen olmak istiyor.Tom wants to be a professional musician.
Hiç profesyonel anlamda müzik icra etmedim.I've never played music professionally.
Ben profesyonel olarak hiç yemek pişirmedim.I've never cooked professionally.
Ben sorumlu, çalışkan ve her şeyden önce, profesyonel bir kişiyim.I'm a responsible, hardworking, and, above all, professional person.
Profesyonellerle uğraşmayı seviyorum.I love dealing with professionals.
Tom profesyonel bir müzisyen değil.Tom isn't a professional musician.
Tom profesyonel olarak piyano çalardı.Tom used to play the piano professionally.
Profesyonellikten mi bahsediyoruz?Are we talking about professionalism?
Tom profesyonel bir müzisyen.Tom is a professional musician.
Tom profesyonel bir vücut geliştirmeci.Tom is a professional bodybuilder.
Tom profesyonel bir atlet.Tom is a professional athlete.
Birçok New Yorklu kendi profesyonel spor takımlarını sever.Many New Yorkers love their professional sporting teams.
Ben yüksek nitelikli bir profesyonel değilim.I am a highly qualified professional.
Profesyonel bisikletçiler genellikle ana grupta bisiklet kullanırlar.Professional cyclists usually ride in pelotons.
Profesyonel bisikletçiler genellikle bacaklarını tıraş ederler.Professional cyclists usually shave their legs.
Tom çok sayıda profesyonel beyzbol oyuncusu tanır.Tom knows a lot of professional baseball players.
Tom gerçek bir profesyoneldir.Tom is a true professional.
Chicago Cubs, Chicago, Illinois merkezli bir profesyonel beyzbol takımıdır.The Chicago Cubs are a professional baseball team based in Chicago, Illinois.
Hepimiz profesyoneliz.We're all professionals.
İlişkimiz tamamen profesyonel.Our relationship is entirely professional.
Profesyonellik hakkında konuşalım.Let's talk about professionalism.
Tom her zaman profesyonel oldu.Tom has always been professional.