Sen oldukça bir profesyonel gibi gitar çalıyorsun, değil mi?You play the guitar quite like a professional, don't you?
Florence Nightingale, profesyonel hemşireliğe başlayan kadın olarak ünlüdür.Florence Nightingale is famous as the woman who began professional nursing.
Avukatın müthiş profesyonel yeteneği sayesinde çok sayıda müvekkili var.Because of his great professional skill, the lawyer has a large number of clients.
Ev bir profesyonel tarafından boyanıyor.The house is being painted by a professional.
Sen bir profesyonelsin, ama ben bir amatörüm.You are a professional, but I am an amateur.
Profesyonel beyzbol bugünlerde ilginçtir.Pro baseball is interesting these days.
Oğlum profesyonel bir golfçü olmak istiyor.My son wants to be a professional golfer.
Arkadaşlarımın arasında iki tane profesyonel şarkıcı var.In my circle of friends there are two people who are professional singers.
Ben profesyonel güreşi seviyorum.I like pro wrestling.
Bazı insanlar profesyonel beyzbolü tasvip etmiyor.Some people don't approve of professional baseball.
O neredeyse profesyonel.He is almost professional.
Bir profesyonele göre, bugünkü oyunda kendisiyle ilgili garip bir açıklama yaptı.For a professional, he gave a poor account of himself in today's game.
Onlar profesyonel oyuncu oldu.They became professional soccer players.
Profesyonel futbolcu oldular.They became professional soccer players.
Onun oyunculuğu profesyonel düzeydedir.Her acting is on the level of a professional.
Tom iki profesyonel gruba aittir.Tom belongs to two professional groups.
Sobayı tamir etmesi için bir profesyonel kiraladım.I hired a professional to repair the stove.
Profesyonel yazarların düzenli bir geliri yoktur.Professional writers do not have a regular income.
Profesyonel bir banjo oyuncusu olmak için pratik yapmaya binlerce saat harcamalısın.To become a professional banjo player, you need to spend thousands of hours practicing.
Ben hep profesyonel bir basketbol oyuncusu olmak istedim.I've always wanted to be a professional basketball player.
Tom, kazadan beri profesyonel bir dansçı olma umudundan vazgeçti.Since the accident, Tom has given up hope of becoming a professional dancer.
Kazadan önce, Tom profesyonel bir tenis oyuncusu olmayı umuyordu.Before the crash, Tom had been hoping to become a professional tennis player.
Profesyonel bir hırsız bir araba kapısını bir levye ile zaman kaybetmeden açabilir.A professional thief can jimmy a car door in no time.
Tom bir profesyonel gibi beyzbol oynar.Tom plays baseball like a pro.
Tom profesyonel olarak gitar çalmaktan vazgeçmeye karar verdi.Tom decided to give up playing guitar professionally.
Onlar profesyonel şarkıcı.They're professional singers.
Tom bir profesyoneldir.Tom is a pro.
Tom profesyonel bir dansçıdır.Tom is a professional dancer.
Tom profesyonel bir dansçı.Tom is a professional dancer.
Mary profesyonel bir dansçıdır.Mary is a professional dancer.
Tom bir profesyonel beyzbol oyuncusu.Tom is a professional baseball player.
Tom bir profesyonel hokey oyuncusudur.Tom is a professional hockey player.
O bir profesyonel fotoğrafçı.He's a professional photographer.
O profesyonel bir fotoğrafçıdır.She's a professional photographer.
Tom profesyonel beyzbol oynamayı hayal ederdi.Tom used to dream of playing professional baseball.
Filmdeki Hintli kız profesyonel bir oyuncu değil.The Indian girl in the film isn't a professional actress.
O profesyonel bir futbol oyuncusu olmak niyetinde olmadığını açıklığa kavuşturdu.He made it clear that he had no intention of becoming a professional football player.
Profesyonellerin bunu yapma tarzı budur.That's how the pros do it.
Tom gerçekten profesyonel bir müzisyen olmak istemedi.Tom never really wanted to become a professional musician.
Sen profesyonelsin.You're the pro.
İkimiz de profesyoneliz.We're both professionals.
Tom profesyonelce yarıştı.Tom raced professionally.
Ben bir profesyonelim.I'm a pro.
Tom bir profesyonel.Tom is a professional.
Tom bir profesyonel katil.Tom is a professional killer.
Hep profesyonel şarkıcı olmayı istemişimdir.I always wanted to be a professional singer.
Profesyonel bir beyzbol oyununda hiç bulunmadım.I've never been to a professional baseball game.
Tom, kolejden mezun olduktan sonra ünlü bir profesyonel golfçü oldu.Tom became a professional golfer after he graduated from college.
Bu Tom'un profesyonel beyzbol oynadığı ikinci yılı.This is Tom's second year playing professional baseball.
Tom profesyonel beyzbol oyuncusuydu.Tom used to be a professional baseball player.
Tom, ruhsatlı profesyonel bir sağlıkçıdır.Tom is a licensed, health-care professional.
Profesyonel bir fotoğrafçıyım.I'm a professional photographer.
Tom ve Mary profesyonel müzisyenlerTom and Mary are professional musicians.
Bunu profesyonellere bırak.Leave it to the professionals.
O bir profesyonel dalgıç.He's a professional diver.
Biri Tom'un profesyonel bir suçlu olduğunu söyleyebilir.Tom is, one might say, a professional criminal.
O bir profesyonel pasta dekoratörüdür.She's a professional cake decorator.
Bu profesyonelce olmaz.That would be unprofessional.
O profesyonel görünen bir web sitesidir.It's a professional-looking website.
Tom profesyonel bir güreşçidir.Tom is a professional wrestler.