Ana içeriğe geç
Sözlük

profesör ile cümle

profesör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Alessandro Volta isimli bir profesör tarafından İtalya'da Padua Üniversitesi'nde icat edildi.Алессандро Вольта, профессор Падуанского университета в Италии.
Alessandro Volta isimli bir profesör tarafından알레산드로 볼트 교수에 의해
Alessandro Volta isimli bir profesör tarafındanעל ידי פרופסור אלסנדרו וולטה,
Alessandro Volta isimli bir profesör tarafındanعن طريق بورفيسور يُدعى، أليساندرو فولتا،
Alessandro Volta isimli bir profesör tarafındanアレッサンドロ・ボルタが発明しました
Alo? Bunu sana kim söyledi? Profesör Nam Jung Woo mu?الو؟ من يتكلم؟ الاستاذ نام جونغ وو
Ama acıtıyor. Emekli bir profesör olarak, neden acıttığını biliyor olmalısın.Du som är professor emeritus borde veta varför det gör ont, men det vet du inte.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Aber das ist es eigentlich nicht, denn es gibt dazu ein Beispiel des Statistik-Professors, Hans Rosling.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Ale ve skutečnosti není, protože tu máme příklad Hanse Roslinga, profesora statistiky.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Ale v skutočnosti nie je, pretože na to existuje príklad od profesora štastiky, Hansa Roslinga.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Dar de fapt nu este. Există un exemplu al profesorului de statistică, Hans Rosling.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Dat is het niet. Hier is een voorbeeld van Hans Rosling, professor statistiek.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.De valójában nem az, mert itt van például Hans Rosling, a statisztika professzorának, példája.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.하지만 실제론 그렇지 않아요, 통계학 교수 한스 로슬링의 사례가 있기 때문이죠.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Ma in realtà non lo è, perché c'è un esempio del professore di statistica, Hans Rosling.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Mais en réalité ce n'est pas le cas, et en voici un exemple, donné par le statisticien Hans Rosling.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Mas, na verdade, não é, porque há um exemplo do professor de estatística, Hans Rosling.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Men det är det inte, för det finns ett exempel av statistikprofessorn, Hans Rosling.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Namun sebenarnya tidak, karena ada sebuah contoh dari profesor statistik, Hans Rosling.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Pero no lo es porque hay un ejemplo del profesor de estadística, Hans Rosling.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Wcale nie, czego przykładem jest profesor statystyki, Hans Rosling.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Αλλά στην πραγματικότητα δεν είναι, γιατί υπάρχει το παράδειγμα ενος καθηγητή στατιστικής, του Χανς Ροσλινγκ.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Можна. Професор статистики Ганс Рослінґ подав нам приклад.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Но всъщност не е, защото има пример от професора по статистика, Ханс Розлинг.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.Но это не так, посмотрите на профессора статистики Ханса Рослинга.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.אבל בעצם זה לא, מפני שיש דוגמה של פרופסור לסטטיסטיקה, הנס רוסלינג.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.لكنه ليس كذلك في الواقع، لأنه هناك مثال بروفيسور الإحصائيات، هانس روسلينج.
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.事實喺有可能唧, 统计学教授漢斯·羅斯凌唧例子可以證明。
Ama aslında değil, çünkü Hans Rosling adında bir istatistik profesörünün bir örneği var.統計学のロスリング教授による実例があります 彼のトークをいくつかご存じでしょう
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Aber eine energische Reaktion hat sie schon bei vielen Universitätsprofessoren hervorgerufen.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Ale určite to vyvolalo silnú reakciu od mnohých univerzitných profesorov.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Ale z pewnością rozpętałem gorącą dyskusję wsród wielu profesorów uniwersyteckich.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Dar cu siguranţă a suscitat o reacţie puternică din partea multor profesori universitari.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.De mindenképpen heves reakciót váltott ki számos egyetemi professzorból.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.하지만 많은 대학 교수들로부터 활기찬 반응을 확실히 불러일으켰습니다.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Maar het leidde ongetwijfeld tot een energieke reactie van vele professoren.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Ma certamente ha ispirato una reazione energica da molti professori universitari.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Mais cela a certainement inspiré des réactions vigoureuses de pas mal de professeurs d'université.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Mas isso certamente inspirou uma reação enérgica de muitos professores universitários.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Pero sin duda inspiró una reacción enérgica de muchos catedráticos universitarios.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Tuy nhiên, nó chắc chắn lấy cảm hứng từ một phản ứng rất mạnh mẽ từ phía các giáo sư đại học.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Αλλά σίγουρα με ενέπνευσε μία δραστήρια αντίδραση από πολλούς καθηγητές πανεπιστημίου.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Но оно однозначно вызвало активную реакцию многих университетских профессоров.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.Но то със сигурност вдъхнови енергична реакция от много университетски преподаватели.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.אבל זה בטוח עורר תגובות אנרגטיות מהרבה פרופסורים באוניברסיטאות.
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.لكنه بالتأكيد كان إلهامًا لرد فعل عارم من العديد من أساتذة الجامعات .
Ama bu kesinlikle pek çok üniversite profesöründen güçlü bir tepkiye neden oldu.たくさんの大学の教授からの 激しい反応を呼びました もう一つの扱いにくい話題は育児です
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Ale tu -- jedna z najznámejších literárnych anglických vzdelancov našej doby je profesorka z Berkeley,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Itt van korunk egyik leghíresebb angol irodalomtudósa, a Berkeley professzora,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Um dos académicos literários mais famosos do nosso tempo é a professora de Berkeley,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Una de las más famosas estudiosas de la literatura inglesa de nuestro tiempo es la catedrática de Berkeley
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Но тук, там... един от най-прочутите английски литератори на нашето време е преподавателката от Бъркли
Ama Dr. Jacobs adında bir profesör, konuşunca benim laboratuarına kabul etti.Ale udało mi się porozmawiać z dr. Jacobsem i przyjął mnie do swojego laboratorium.
Ama Dr. Jacobs adında bir profesör, konuşunca benim laboratuarına kabul etti.E alla fine riuscii a parlare con un professore, Dr. Jacobs, che mi accettò nel suo laboratorio.
Ama Dr. Jacobs adında bir profesör, konuşunca benim laboratuarına kabul etti.Fui falar com um professor, o Dr. Jacobs, que me aceitou no laboratório.
Ama Dr. Jacobs adında bir profesör, konuşunca benim laboratuarına kabul etti.그 중 한 분이셨던 제이콥스 박사님을 직접 찾아뵌 후에야
Ama Dr. Jacobs adında bir profesör, konuşunca benim laboratuarına kabul etti.Puis je suis allée discuter avec un professeur, le Dr Jacobs, qui m'a acceptée dans son laboratoire.
Ama Dr. Jacobs adında bir profesör, konuşunca benim laboratuarına kabul etti.Und dann sprach ich mit einem Professor, Dr. Jacobs, der mich in seinem Labor aufnahm.
Ama Dr. Jacobs adında bir profesör, konuşunca benim laboratuarına kabul etti.Và tôi đi tới hỏi một giảng viên, tiến sĩ Jacobs, người cho phép tôi vào phòng thí nghiệm.
Ama Dr. Jacobs adında bir profesör, konuşunca benim laboratuarına kabul etti.Y logré ir a hablar con un profesor, el Dr. Jacobs, que me aceptó dentro del laboratorio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod