Çeşitlilik primiOlikhetsbonus
Çeşitlilik primiΔώρο ποικιλίας
Çeşitlilik primiБонус переваги
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Bez kvetoucích rostlin by nebyli žádní chytří, ovocem se živící primáti a jejich TED přednášky.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Bez zapylania kwiatów nie byłoby inteligentnych, owocożernych naczelnych występujących na TED.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı. (Kahkahalar)Tanpa tumbuhan berbunga, tidak akan ada primata cerdik pemakan buah, yang berbicara di TED (Tawa)
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Ohne blühende Pflanzen gäbe es keine cleveren, fruchtessenden Primaten, die TEDTalks halten.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Sem plantas com flor, não haveria espertos primatas frugívoros a fazer palestras TED.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Senza piante fiorite, non ci sarebbero primati intelligenti ghiotti di frutta a presentare i talk di TED.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Sin plantas con flores, no habría inteligentes primates comedores de fruta dando TEDTalks.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Utan blommande växter skulle det inte finnas smarta frukt-ätande apor som presenterar TED Talks.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Virágos növények nélkül nem lennének okos, gyümölcsevő főemlősök, akik TED-előadásokat tartanak.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Zonder bloemdragende planten zouden er geen slimme, vruchtenetende primaten zijn om TEDTalks te geven.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Abbiamo tutti, ovunque sotto la pelle, uno strato di grasso. Non c'è niente di simile in nessun altro primate.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Avem sub piele un strat de grăsime, pe tot corpul. Nu există nimic asemănător la celelalte primate.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.우리는 몸 전체의 피부 밑에 지방층이 있습니다. 다른 영장류에선 비슷한 것도 없죠.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Nekünk a bőrünk alatt egy zsírréteg van, tetőtől talpig. Semmi a legkevésbé hasonló sincs a többi főemlősön.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Nous avons partout sous la peau une couche de gras. Aucun autre primate n'a cette caractéristique.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Pod naší kůží máme vrstvu tuku, všude po těle. Ostatní primáti nic takového nemají.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Pod skórą całego ciała mamy warstwę tłuszczu. Nie ma jej u innych naczelnych.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Tenemos, bajo la piel, una capa de grasa en todo el cuerpo. No hay nada parecido en ningún otro primate.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Under vor hud har vi et fedtlag over det hele. Intet ligner dette hos nogen abeart.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Vi har, under vår hud, ett lager av fett, överallt. Inget liknande i någon annan primat.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Wir haben überall unter der Haut eine Fettschicht, die in keiner Weise in anderen Primaten vorhanden ist.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Имаме под нашата кожа слой мазнини, по цялото тяло. Нищо подобно не се среща при никой друг примат.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Под нашей кожей мы имеем слой жира по всему телу. Ничего подобного нет ни у одного другого вида приматов.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.יש לנו, תחת עורינו, שכבת שומן, מכל כיוון. אין שום דבר דומה בכלל אצל כל קוף אחר.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.الموجودة تحت جلدنا، الاطبقة موجودة في جميع انحاء جسمنا لا شيء اقل منه في اي من الرئيسيات
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.他の霊長類の動物にはないものです その理由は何でしょう?
Çocukların evde bakım yardımı ve Helsinki primiFince _ İsveççe _ İngilizceAllocation de soins de garde à domicile et aide Helsinkifinnois _ suédois _ anglais
Çocukların evde bakım yardımı ve Helsinki primiFince _ İsveççe _ İngilizceHemvårdsstöd för barn och Helsingforstilläggetfinska _ svenska _ engelska
Çocukların evde bakım yardımı ve Helsinki primiFince _ İsveççe _ İngilizceLasten kotihoidon tuki ja Helsinki-lisäsuomi _ ruotsi _ englanti
Çocukların evde bakım yardımı ve Helsinki primiFince _ İsveççe _ İngilizceSubsidio para los cuidados infantiles domésticos y plus de Helsinkifinés _ sueco _ inglés
Çocukların evde bakım yardımı ve Helsinki primiFince _ İsveççe _ İngilizceПособие по уходу за ребёнком на дому и надбавка от городафинский _ шведский _ английский
Çocukların evde bakım yardımı ve Helsinki primiFince _ İsveççe _ İngilizceدعم الرعاية البيتية للأطفال وإضافة هلسنكيالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Çocukların evde bakım yardımı ve Helsinki primiFince _ İsveççe _ İngilizce家庭育儿补贴和赫尔辛基特殊补贴芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Değil mi? Primler, komisyonlar, kendi reality şovları.Bonos, comisiones, su propio reality show.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.A cetfélék és a főemlősök rendelkeznek bizonyos fokú önéletrajzi tudattal.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Cetaceele şi primatele au deasemeni sinele autobigrafic într-o oarecare măsură.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Cetáceos y primates poseen un yo-autobiográfico hasta cierto punto.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Do jisté míry ho asi mají kytovci a primáti.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.I cetacei e i primati hanno anche un sé autobiografico di un certo livello.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Ikan paus dan primata juga memilki sebuah diri otobiografis pada tingkatan tertentu.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.고래목이나 영장류는 일정한 수준의 자서전적 자아를 가지고 있다고 생각합니다.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Les cétacés et les primates aussi ont un soi autobiographique dans une certaine mesure.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Loài giáp xác và linh trưởng cũng có một bản ngã tự thuật ở một mức độ nhất định.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Os cetáceos e os primatas têm também, em certa medida, um eu autobiográfico.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Veľryby a primáty majú tiež autobiografické ego, do istého stupňa.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Walenie i naczelne również mają do pewnego stopnia Ja autobiograficzne.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Wale und Primaten haben bis zu einem gewissen Grad auch ein autobiographisches Selbst.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Walvisachtigen en primaten hebben ook een zekere mate van autobiografisch zelf.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Τα κητοειδή και τα θηλαστικά έχουν αυτοβιογραφικό εαυτό σε κάποιο βαθμό.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Кити і примати також мають у деякому розумінні автобіографічне "я".
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Китовые и приматы также обладают автобиографическим "Я" в какой-то мере.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Китоподобните и приматите също имат автобиографичен аз до някаква степен.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.ליונקים ימיים ופרימטים יש גם עצמיות אוטוביוגרפית במידה מסוימת.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.الحيتان والثدييات أيضا لها الذهن المبرمج الى حد ما.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.自伝的自己をある程度有します 家で皆さんが飼っている犬も
"Deniz Tanrı'nın sesi Balinalar itaat edin." - KD PRIMER."As baleias na voz do Deus do mar obedecem." - PRIMER NE.
"Deniz Tanrı'nın sesi Balinalar itaat edin." - KD PRIMER."Balenele în vocea lui Dumnezeu marea lui asculta." - NE PRIMER.