Önce maçaları alıyorum-- görüyorsunuz, prestijim için çalışmıyorum, sürekli hata yapıyorum.Първо вземам пиките... разбирате ли, не работя с престиж, затова винаги допускам грешки.
Önce maçaları alıyorum-- görüyorsunuz, prestijim için çalışmıyorum, sürekli hata yapıyorum.Сначала я вытягиваю пики. Понимаете, я не пытаюсь завоевать авторитет, поэтому постоянно ошибаюсь.
Önce maçaları alıyorum-- görüyorsunuz, prestijim için çalışmıyorum, sürekli hata yapıyorum.אתם רואים, אני לא עובד עם יוקרה, אז תמיד יש טעויות.
Önce maçaları alıyorum-- görüyorsunuz, prestijim için çalışmıyorum, sürekli hata yapıyorum.حسنا, لا اعمل وفقا للاعتبارات، لذلك دائما ما ارتكب الاخطاء.
Önce maçaları alıyorum-- görüyorsunuz, prestijim için çalışmıyorum, sürekli hata yapıyorum.よく失敗します 私にとって問題ではありません
Prestijiniz çok yüksek, çok fazla saygı duyuluyorsunuz.Implicava muito prestígio, muito respeito.
Prestijiniz çok yüksek, çok fazla saygı duyuluyorsunuz.높은 신망을 얻고 존경을 받았고요.
Prestijiniz çok yüksek, çok fazla saygı duyuluyorsunuz.Sie genossen viel Prestige und Respekt.
Prestijiniz çok yüksek, çok fazla saygı duyuluyorsunuz.Είχες κύρος, σε σέβονταν.
Prestijiniz çok yüksek, çok fazla saygı duyuluyorsunuz.היתה לך המון יוקרה, היה הרבה כבוד.
Prestijiniz çok yüksek, çok fazla saygı duyuluyorsunuz.كان لديك هيبة، واحترام.
Prestijiniz çok yüksek, çok fazla saygı duyuluyorsunuz.でもお金持ちではなかった
Prestijli ödüllere sahipsiniz.Tu hai vinto i premi più prestigiosi.
Prestijli ödüllere sahipsiniz.Vous avez reçu les plus grandes récompenses.
Prestijli ödüllere sahipsiniz.Έχεις βαρύτιμα τρόπαια.
Sonunda ifşa ediliyor. Bir: zenginleşin, güç ve prestij sahibi olun, sonra da kaybedin.Először: szerezz vagyont, hatalmat és tekintélyt, aztán veszítsd el.
Sonyler gibi prestijli markalar pazar payı kaybediyor ve Apexler gibi bilinmeyenler bu payı kazanıyor.가격하락에 따라 소니와 같은 유명 기업의 점유율이 낮아지고 무명의 Apex 같은 기업의 점유율이 증가하고 있습니다.
Sonyler gibi prestijli markalar pazar payı kaybediyor ve Apexler gibi bilinmeyenler bu payı kazanıyor.les marques premium, les Sony et autres, perdent des parts de marché, et les sans-noms, les Apex, en gagnent.
Sonyler gibi prestijli markalar pazar payı kaybediyor ve Apexler gibi bilinmeyenler bu payı kazanıyor.החברות המוכרות והגדולות כמו Sony ,מאבדות את שליטתן בשוק וחברות חסרות שם כמו Apex זוכות בנתח גדול יותר של השוק
Sonyler gibi prestijli markalar pazar payı kaybediyor ve Apexler gibi bilinmeyenler bu payı kazanıyor.تخسر العلامات التجارية مثل سوني وغيرها حصص من السوق، وتكسبها الشركات غير المعروفة مثل Apex.
Sonyler gibi prestijli markalar pazar payı kaybediyor ve Apexler gibi bilinmeyenler bu payı kazanıyor.そしてApexeなどの無名ブランドがシェアを奪っています DVDはすっかりコモディティ化されました
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.A Szputnyik a büszkeségünket sértette.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.El Sputnik tampoco fue una derrota tecnológica, pero fue una derrota de orgullo.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.스푸트니크는 기술적 손실이 아니지만 명성을 잃어버리는 것이였습니다.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.Lo Sputnik non fu una sconfitta tecnica ma di prestigio
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.O Sputnik não foi uma derrota técnica, mas foi uma derrota de prestigio.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.Spoutnik n'était pas un défaite technique mais une perte de prestige.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.Sputnik ei ollut teknisesti häviö, mutta arvovaltahäviö se oli.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.Sputnik nie był porażką techniczną, ale prestiżową.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.Sputnik nu a fost o pierdere tehnică, dar a fost o pierdere a prestigiului.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.Sputnik pro nás tedy nebyl technickou porážkou, ale byl ztrátou prestiže.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.Sputnik war keine technische Niederlage, aber es war ein Prestigeverlsut.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.Sputnik was geen technisch verlies, maar het was een prestigeverlies.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.Ο Σπούτνικ δεν ήταν τεχνολογική ήττα, ήταν ήττα γοήτρου.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.Спутник не беше техническа загуба, но беше загуба на престиж.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı."Спутник" не был технической неудачей, однако он был потерей престижа.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı."Спутнік" не був технічною втратою, проте він був втратою престижу.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.ספוטניק לא היה הפסד מבחינה טכנית, אבל זה היה הפסד של יוקרה.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.و سبوتنك لم يكُ خسارة فنية, لكنها كانت خسارة للهيبة.
Sputnik teknik bir kayıp değildi, ama prestij kaybıydı.その瞬間、アメリカは最先端技術の国ではなくなったのです
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.Door status aangedreven, opvallende consumptie moet het hebben van de taal van nieuwe dingen;
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.El consumo ostensible, impulsado por el estatus prospera gracias al lenguaje de lo novedoso.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.I cospicui consumi legati allo status si sviluppano rigogliosi dal linguaggio della novità.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.사회적 지위가 부추기는 야단스런 소비행태는 새로움의 언어에서 그 꽃을 피우는데
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.La consommation ostentatoire et guidée par le statut se nourrit du langage de la nouveauté.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.Napędzana statusem, ostentacyjna konsumpcja kwitnie dzięki językowi nowości.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.O consumo flagrante incentivado pelo prestígio é fomentado pela linguagem da novidade.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.Situatia noastra sociala, consumul nemasurat provine din limbajul noutatii.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.Statusdriven, iögonfallande konsumtion frodas av nymodighetens språk.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.Status-Symbole, vom Statusanspruch getriebener Konsum wächst aus der Sprache der Neuheit.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.Thúc đẩy bởi nhu cầu thể hiện tầng lớp, sự tiêu thụ sống sót được là nhờ sự mới lạ.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.Viditeľná spotreba, hnaná spoločenským postavením prosperuje z jazyka novoty.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.Η κατανάλωση που εμφανώς οδηγείται από την θέση μας στην κοινωνία αναπτύσσεται από τη γλώσσα της καινοτομίας.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.Изразена консумация, породена от статуса, процъфтява от езика на новото.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.Откровенное потребление во имя статуса берёт своё начало в языке новшеств.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.צריכה מונעת-סטטוס, ראוותנית השואבת את כוחה משפת החידושים.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.الوضع الحالى، إستهلاك واضح وزائد عن الحد يزدهر بسبب لغة الإبتكار.
Yenilik dili ile zenginleşen prestij odaklı, gösterişçi tüketim.求めていくと ステータスを誇示する消費に至るのです ところで 現実のシステムは