O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Ông nói rằng ông muốn giữ cho những người bạn của mình, vì vậy không bao giờ cắn tai bất kỳ một nguyên tắc.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Powiedział, że chciałby, aby jego kumple, więc nigdy bit jednego ucha na zasady.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Rekel je, da želi obdržati svoje prijatelje, tako da nikoli bit eno uho na načelu.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Він сказав, що він хотів, щоб його приятелі, так що ніколи біт вуха будь-якого свого принципу.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Он сказал, что он хотел, чтобы его приятели, так что никогда бит уха любого своего принципа.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Той каза, че иска да запази неговите приятели, така че никога не малко ухото някой по принцип.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.أبدا الأموال المقترضة. وقال انه يريد ان يبقي رفاقه ، لذلك أبدا أي واحد بت الأذن على المبدأ.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.原理に基づいていずれかの耳を噛んだことがない。 この際、ドアのベルが鳴った。アスクジーブスは、それに答えてて浮かんで。
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.A ta čára zde je předpověď z té samé teorie postavené na stejných principech, které popisují zmiňovaný les.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.A tá krivka tam je predpoveďou rovnakej teórie, založenej na rovnakých princípoch, aká popisuje les.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.A ta linia to prognoza wzięta z tej samej teorii, oparta na tym samych zasadach, które opisują las.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.Den kurve der er en forudsigelse fra den samme teori, baseret på samme principper, som beskriver skoven.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.És ez a vonal ott, egy becslés ugyanebből az elméletből, azonos elvek alapján, amely leírja azt az erdőt.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.그리고 저기 있는 선은 같은 원리에 근거한 같은 이론에서 나온 숲에 대해 기술한
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.Вот эта линия предсказана той же теорией, основана на тех же принципах, которые описывают лес.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.И тази линия там е предсказание от същата теория, базирана на същите принципи, които описват гората.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.Ось ця лінія передбачена тією ж теорією, базована на тих же принципах, які описують ліс.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.הקו הזה שם הוא חיזוי לפי אותה תאוריה, המתבססת על אותם העקרונות,
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.وهذا الخط هناك هو عبارة عن تنبؤ من النظرية ذاتها ويعتمد على نفس المبادئ
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.さきほどの森林の成長と 同じ原理であり 同じ理論から予測できます
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Am fost doar atunci prinţ moştenitor.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Avevo solo allora principe ereditario.
"O sadece Veliaht Prensi oldu. Ben gençtim."나는 그때에만 황태자되었다. 내가 젊었을했습니다.
"O sadece Veliaht Prensi oldu. Ben gençtim."הייתי אז רק נסיך הכתר. הייתי צעיר.
"O sadece Veliaht Prensi oldu. Ben gençtim."كنت فقط ولي العهد آنذاك. كنت صغيرا.
"O sadece Veliaht Prensi oldu. Ben gençtim.私は、三十になりました者ですが。"それが復元されている必要があります。"
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Bil sem šele takrat prestolonaslednika.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Bolo mi až potom korunný princ.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Bylo mi teprve pak korunní princ.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Én csak trónörökös majd.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Eu era apenas o príncipe herdeiro, em seguida.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Ich war nur Kronprinz dann.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Ik was pas kroonprins dan.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Jag var bara kronprins då.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Ja tylko książę to.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Jeg var kun kronprins dengang.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Je n'avais que le prince héritier lors.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Olin vasta kruununprinssi sitten.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Saya hanya Mahkota Pangeran kemudian.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Tôi chỉ có Thái tử sau đó.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Yo era sólo príncipe heredero entonces.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Ήμουν μόνη διάδοχος του θρόνου, στη συνέχεια.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Бях само принц.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Я був тільки наслідний принц тоді.
"O sadece Veliaht Prensi oldu."Я был только наследный принц тогда.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Así que no tenemos que adoptar estos principios como postulados metafísicos por separado.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Deci nu trebuie să considerăm aceste principii ca postulate metafizice separate.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Donc on n'est pas obligé de présumer que ces principes sont des postulats métaphysiques séparés.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Dus we hoeven deze principes niet als individuele metafysische grondstellingen aan te nemen.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.따라서 우리는 이 원리들을 형이상학적인 가정으로 분리시켜 생각할 필요가 없습니다.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Quindi non dobbiamo assumere questi principi come postulati metafisici separati.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Takže nemusíme predpokladať, že tieto princípy sú samostatné metafyzické postuláty.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Takže nesmíme pokládat tyto principy za samostatné metafyzické postuláty.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Tehát nem kell ezekről az alapelvekről feltennünk, hogy független metafizikai feltevések.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Więc nie musimy zakładać tych zasad jako oddzielnych metafizycznych postulatów.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Wir müssen diese Prinzipien also nicht als eigenständige metaphysische Axiome annehmen.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Поэтому нам не надо считать эти принципы отдельными метафизическими постулатами.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Така че ние не трябва да приемаме тези принципи като отделни метафизични постулати.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Тож непотрібно припускати ці принципи як окремі метафізичні постулати.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.איננו צריכים להניח שעקרונות אלו הן הנחות מטאפיסיות נפרדות.