Biz gerçekten ayarlamanın prensibini anladık mı?Chiar înţelegem acest principiu de adaptare?
Biz gerçekten ayarlamanın prensibini anladık mı?Czy naprawdę zrozumieliśmy zasadę działania kolców?
Biz gerçekten ayarlamanın prensibini anladık mı?¿Entendemos realmente ese principio de adaptación?
Biz gerçekten ayarlamanın prensibini anladık mı?Est-ce que nous comprenons vraiment ce principe de mise au point?
Biz gerçekten ayarlamanın prensibini anladık mı?Forstår vi virkelig princippet bag forbedringer?
Biz gerçekten ayarlamanın prensibini anladık mı?Hebben we dat principe van tuning echt begrepen?
Biz gerçekten ayarlamanın prensibini anladık mı?Понимаем ли мы принцип такого улучшения?
Biz gerçekten ayarlamanın prensibini anladık mı?Разбираме ли наистина този принцип на настройката?
Bizim eğitim sistemlerimiz bu geri dönüş prensibine göre calışır, fakat uzun bir süre beklemeniz gerekir.Az oktatási rendszereink azon az elven működnek, hogy van megtérülés, csak sokat kell várni rá.
Bizim eğitim sistemlerimiz bu geri dönüş prensibine göre calışır, fakat uzun bir süre beklemeniz gerekir.보상을 얻을 수 있다는 전제하에 우리 교육시스템이 기능을 발휘합니다. 하지만 그 보상을 기다리는 시간이 너무 길죠.
Bizim eğitim sistemlerimiz bu geri dönüş prensibine göre calışır, fakat uzun bir süre beklemeniz gerekir.Toate sistemele noastre educaţionale functionează pe principiul că merită, dar trebuie să aştepţi ceva timp.
Bizim eğitim sistemlerimiz bu geri dönüş prensibine göre calışır, fakat uzun bir süre beklemeniz gerekir.Все наши системы образования работают на принципе: дело того стоит, но плодов придется долго ждать.
Bizim eğitim sistemlerimiz bu geri dönüş prensibine göre calışır, fakat uzun bir süre beklemeniz gerekir.Нашите образователни системи работят на принципа, че има отплата, но трябва да почакаш доста дълго време.
Bizim eğitim sistemlerimiz bu geri dönüş prensibine göre calışır, fakat uzun bir süre beklemeniz gerekir.כל מערכות החינוך שלנו פועלות על העקרון שישנו תגמול, אבל אתם צריכים להמתין הרבה זמן.
Bizim eğitim sistemlerimiz bu geri dönüş prensibine göre calışır, fakat uzun bir süre beklemeniz gerekir.فانظمتنا التعليمية كلها قائمة على وجود مردود لاحق - مادي , معنوي - ولكن يتوجب عليك الانتظار فترة طويلة
Bizim eğitim sistemlerimiz bu geri dönüş prensibine göre calışır, fakat uzun bir süre beklemeniz gerekir.機能していますが 待ち時間が長いのです 貧しい人には長すぎます
Böylece "insan, kar, gezegen" prensiplerini kullandık ama buna ek yaptık그래서 "사람, 지구 그리고 상생"이란 원칙을 세우고 지켰죠 그리고 여기에 하나 더해
Böylece "insan, kar, gezegen" prensiplerini kullandık ama buna ek yaptıkNoi urmam principiile "oameni, profit, planeta" si adugam
Böylece "insan, kar, gezegen" prensiplerini kullandık ama buna ek yaptıkTrzymamy się zasad "ludzie, zysk, planeta", lecz oprócz tego kontrolujemy stronę prawną,
Böylece "insan, kar, gezegen" prensiplerini kullandık ama buna ek yaptıkلذا فنحن نصنع المبادئ "للناس، للربح وللكوكب" ، ولكننا نفعل بالإضافة إلى ذلك --
Böylece "insan, kar, gezegen" prensiplerini kullandık ama buna ek yaptıkそれに付け加えるのは、 法的なステータスです。
Böylece tabi ki anladım. Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.Я понял это, и тогда мы начали новую политику, полностью противоположную прежней.
Bu basıncı ölçen barometrenin çalışma prensibidir. -A tak vlastně funguje barometr, to je zařízení, co měří tlak.
Bu basıncı ölçen barometrenin çalışma prensibidir. -och detta är faktist hur en barometer funkar; detta är nåt som mäter tryck.
Bu basıncı ölçen barometrenin çalışma prensibidir. -И това е всъщност начинът, по който работи един барометър- уредът, който измерва налягането.
Bu basıncı ölçen barometrenin çalışma prensibidir. -למדידת לחץ.
Bu benim, en basindan beri uzerinde durdugum bir konu, tartismaya acik olmayan ana prensibimiz bu.Det här är något jag etablerat från första början, som en kärnprincip, helt obestridbar
Bu benim, en basindan beri uzerinde durdugum bir konu, tartismaya acik olmayan ana prensibimiz bu.Foi uma coisa que instituí desde o princípio como princípio-base da comunidade absolutamente indiscutível.
Bu benim, en basindan beri uzerinde durdugum bir konu, tartismaya acik olmayan ana prensibimiz bu.이 점이 바로 제가 시작부터 강조한 점이었습니다. 논쟁의 여지가 전혀 없는 커뮤니티를 만드는 것이 가장 중요한 원칙입니다.
Bu benim, en basindan beri uzerinde durdugum bir konu, tartismaya acik olmayan ana prensibimiz bu.To jest coś, co ustanowiłem na samym początku jako podstawową i nie podlegającą dyskusji zasadę społeczności.
Bu benim, en basindan beri uzerinde durdugum bir konu, tartismaya acik olmayan ana prensibimiz bu.Tu jsem stanovil od samého začátku jako základní princip komunity, o kterém se nedebatuje.
Bu benim, en basindan beri uzerinde durdugum bir konu, tartismaya acik olmayan ana prensibimiz bu.Είναι κάτι που ξεκαθάρισα από την αρχή ως μια βασική πολιτική της κοινότητας, που δε χωρά συζήτηση.
Bu benim, en basindan beri uzerinde durdugum bir konu, tartismaya acik olmayan ana prensibimiz bu.Ее я установил в самого начале проекта в качестве базового и неизменного принципа всего сообщества.
Bu benim, en basindan beri uzerinde durdugum bir konu, tartismaya acik olmayan ana prensibimiz bu.Това е нещо, което определих от самото начало, като основен принцип на общността, който е напълно безспорен.
Bu benim, en basindan beri uzerinde durdugum bir konu, tartismaya acik olmayan ana prensibimiz bu.Це те, що я заклав від самого початку, як основний принцип громади, який не підлягає обговоренню.
Bu benim, en basindan beri uzerinde durdugum bir konu, tartismaya acik olmayan ana prensibimiz bu.זה משהו שקבעתי מההתחלה, כקו מנחה עקרוני של הקהילה שלחלוטין לא פתוח לדיון.
Bu benim, en basindan beri uzerinde durdugum bir konu, tartismaya acik olmayan ana prensibimiz bu.هو شئ وضعته من البداية، كأساس جوهري لمجتمع لا يقبل الجدل.
Bu benim, en basindan beri uzerinde durdugum bir konu, tartismaya acik olmayan ana prensibimiz bu.コミュニティの核心となる原則で 議論の余地は一切ありません 協力する上での社会的概念なので
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEO이 신사는 왕자의 근처 동맹, 로미오
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Acest domn, aliat lângă principelui,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Ce monsieur, un allié proche du prince,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Denna gentleman, prinsens nära allierade,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Denne herre, prinsen er tæt allieret,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Deze meneer, in de buurt bondgenoot van de prins,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Dieser Herr, der Prinz ist in der Umgebung Verbündeten,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Este caballero, un aliado cercano del príncipe,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Este cavalheiro, aliado próximo do príncipe,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Ez a nemes, a herceg közeli szövetségese,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO ini pria, sekutu dekat pangeran,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO này quý ông, đồng minh gần của hoàng tử,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Questo signore, alleato nei pressi del principe,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Tämä herrasmies, ruhtinaan lähellä liittolainen,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Ten pan, w pobliżu sojusznikiem księcia,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Tento pán, princ nedaleko spojence,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Tento pán, princ neďaleko spojencov,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO To gentleman, v bližini zaveznik knežje,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Αυτός ο κύριος, κοντά σύμμαχος του πρίγκιπα,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO Този джентълмен, близо до съюзник на принца,
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOROMEO هذا الرجل ، وهو حليف الأمير القريب ،
Bu beyefendi, prensin yakın müttefiki ROMEOРОМЕО Этот джентльмен, рядом союзника князя,