Aydınlanmanın en temel prensibidir.Это основной принцип Просвещения.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.זהו כלל הברזל שביסוד הנאורות.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.إنه المبدأ التنظيمي الأساسي للتنوير الفلسفي.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.基本的な原理規則です。 科学において、二つの間違ったアプローチが進歩の妨げとなります。
Aynı prensipleri kullanacağız.Beh, usiamo esattamente lo stesso principio.
Aynı prensipleri kullanacağız.Hyvin käytämme täsmälleen samaa periaatetta.
Aynı prensipleri kullanacağız.똑같은 원리입니다.
Aynı prensipleri kullanacağız.Posłużymy się dokładnie tą samą zasadą
Aynı prensipleri kullanacağız.كذلك نحن نستخدم الضبط نفس المبدأ.
Aynı prensipleri kullanarak televizyon programlarının içeriklerini incelemeye başladık --Empezamos a analizar el contenido televisivo usando los mismos principios
Aynı prensipleri kullanarak televizyon programlarının içeriklerini incelemeye başladık --우리는 똑 같은 원리를 이용하여 텔레비젼의 내용을 분석하기 시작했습니다
Aynı prensipleri kullanarak televizyon programlarının içeriklerini incelemeye başladık --Začali sme analyzovať televízny obsah s tými istými princípmi
Aynı prensipleri kullanarak televizyon programlarının içeriklerini incelemeye başladık --התחלנו לנתח תוכן טלוויזיוני תוך שימוש באותם העקרונות --
Aynı prensipleri kullanarak televizyon programlarının içeriklerini incelemeye başladık --بدأنا نحلل محتوى التلفزيون مستخدمين نفس المبادئ--
Aynı prensipleri kullanarak televizyon programlarının içeriklerini incelemeye başladık --解析しました テレビ信号で送られる要素 つまり
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Además, uno de los principios de la creatividad es tener un pequeño trauma infantil.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.De même, un des principes de la créativité est d'avoir un léger traumatisme d'enfance.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Dodatkowo jedną z zasad kreatywności jest posiadanie traumy z dzieciństwa.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Een van de grondbeginselen van creativiteit is het hebben van een beetje jeugdtrauma.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Ein kleines Kindheitstrauma zu haben ist eine weitere Voraussetzung für Kreativität.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.En av kreativitetens principer är att ha något litet barndomstrauma.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Inoltre, uno dei principi di creatività è di aver sofferto un piccolo trauma da piccoli.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Juga, satu dari prinsip-prinsip kreativitas adalah memiliki sedikit trauma masa kecil.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.또, 창의성의 원칙들중 하나는 약간의 어린시절의 정신적인 충격을 가진다는 거죠.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Persze a kreativitás egyik alapelve, hogy kell egy kis gyermekkori trauma.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Um dos princípios da criatividade é ter um pequeno trauma de infância.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Un alt principiu al creativităţii este să fii confruntat cu o traumă în copilărie.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Và, một trong những nguyên tắc sáng tạo bắt nguồn từ sự khủng hoảng khi còn bé
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Yksi luovuuden periaatteista on olla kokenut pieni lapsuuden trauma.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Επίσης, μια από τις πηγές της δημιουργικότητας είναι να έχες ένα μικρό παιδικό τραύμα.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Също така, един от принципите на творчеството е да имаш малка детска травма.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Также, один из залогов творчества - это травма, полученная в детстве
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.Також, однією із запорук творчості є травма, отримана в дитинстві.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.בנוסף, אחד מעקרונות היצירתיות הוא שתהיה לך קצת טראומת ילדות.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.وايضا, واحد من مبادئ الإبداع أن تتعرض لصدمة في الطفولة.
Ayrıca, yaratıcılığın prensiplerinden biri de küçük bir çocukken travme geçirmektir.私も、たくさんの人々が持つような、一般的なタイプのトラウマがあります。
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.A néhány egyszerű alapelv tényleg nagyon, nagyon egyszerű volt.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Beberapa prinsip sederhana yang benar-benar sederhana.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Ces petits principes simples étaient très, très, simples.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Det lilla antalet enkla principer var väldigt, väldigt enkla.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Die principes waren zeer, zeer eenvoudig.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Die wenigen einfachen Prinzipien waren sehr, sehr einfach.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Eran unos principios verdaderamente sencillos.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Esse pequeno número de princípios era muito simples.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Il piccolo numero di semplici principi era molto, molto semplice.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.그 몇 개의 간단한 원칙들은 매우, 매우 단순한 것들이었습니다.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Numărul mic al principiilor simple a fost foarte, foarte simplu.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Te zasady były naprawdę bardzo proste.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Αυτές οι λίγες βασικές αρχές ήταν πολύ, πολύ βασικές.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Този ограничен брой принципи наистина бяха много, много прости.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.Эти несколько правил были очень и очень простыми.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.המספר הקטן של העקרונות הפשוטים היה מאוד, מאוד פשוט.
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.وكانت تلك الحزم الرياضية بسيطة جدا جدا
Az sayıda çok basit birkaç prensip ile, çok çok basit.まずヘリウム原子同士が
Babam... ...veliaht prensin ölümüne neden oldu mu?Az apám okozta a herceg halálát?
Babam... ...veliaht prensin ölümüne neden oldu mu? Olmadı mı?Ο πατέρας ... δεν προκάλεσε τον θάνατο του πρίγκιπα, σωστά;
Babam... ...veliaht prensin ölümüne neden oldu mu? Olmadı mı?ليس ابي من تسبب في موت الامبراطور صحيح؟
Ben buna "Belki Bir gün Prensibi" diyorum.Chamo a isto o Princípio SUV.
Ben buna "Belki Bir gün Prensibi" diyorum.Eu numesc asta Principiul de Utilitate Sport.
Ben buna "Belki Bir gün Prensibi" diyorum.Ezt úgy hívom, hogy a Sporteszköz-elv.