Ana içeriğe geç
Sözlük

prensi ile cümle

prensi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Karanlığın prensi" Şeytan anlamına gelir.The "prince of darkness" means Satan.
Erkek kardeşim ofisine gitmeden önce gazeteye bakmayı prensip edinir.My brother makes it a rule to look over the newspaper before going to his office.
Kişisel bilgiyi vermemek bizim prensibimizdir.It is our policy not to give out personal information.
Kayıp prensin hikayesi bir kurgu idi.The story of the lost prince was a fiction.
Ben prensip olarak yasağa katılıyorum fakat uygulamada oldukça zor olacak.I agree with the ban in principle, but in practice it will be extremely difficult.
Prensin kendisiyle buluştum.I met the prince himself.
Öğünler arasında asla yememeyi prensip edinirim.I make it a rule never to eat between meals.
Asla borç para vermemek prensibimdir.I make it a rule never to borrow money.
Asla borç para almamayı prensip edinirim.I make it a rule never to borrow money.
Asla ödünç para almamayı prensip edinirim.I make it a rule never to borrow money.
Sabahleyin bir saat yürüyüş yapmayı prensip ediniyorum.I make it a rule to take a walk for an hour in the morning.
Sabah kahvaltısından önce yürümeyi prensip haline getiriyorum.I make it a rule to take a walk before breakfast.
Kahvaltıdan önce biraz egzersiz yapmayı prensip edinirim.I make it a rule to do some exercise before breakfast.
Sabah erken kalkmayı prensip edinirim.I make it a rule to get up early in the morning.
Pazar günleri onunla tenis oynamayı prensip ediniyorum.I make it a rule to play tennis with him Sundays.
Her sabah altıda kalkmayı prensip edinirim.I make it a rule to get up at six every morning.
Sabah altıda kalkmayı prensip ediniyorum.I make it a rule to get up at six in the morning.
Her gün matematik çalışmayı prensip edinirim.I make it a rule to study math every day.
Gazete okurken gözlük takmayı prensip edinmiştir.He makes it a rule to wear glasses when he reads a newspaper.
Başkan prensiplerinden vazgeçmedi.The President took a hard line.
Herkes o fikri prensip olarak kabul edecektir.Everyone will accept that idea in principle.
Ben cumartesi günü kütüphanede kitaplar okumayı prensip ediniyorum.I make it a rule to read books in the library on Saturday.
O, konunun prensibini anlamıyor.He doesn't understand the principle of the thing.
O saat on birde yatmayı prensip edinmektedir.He makes it a rule to go to bed at eleven o'clock.
O prensiplerine sadık kaldı.He remained steadfast to his principles.
O, prensiplerine sadık kalıyor.He remains loyal to his principles.
O, prensibine bağlı kaldı.He stuck to his principle.
Çok fazla yemek yememeyi prensip edinir.He makes it a rule not to eat too much.
Başkaları hakkında kötü konuşmamayı kendisine prensip olarak benimsemektedir.He makes it a rule never to speak ill of others.
O kahvaltıdan önce bir bardak su içmeyi prensip edinir.He makes it a rule to drink a glass of water before breakfast.
O her gün yüksek sesle okumayı bir prensip edinir.He makes it a rule to read aloud every day.
Kuzey Amerika'da işler, "Her zaman müşteri haklıdır." prensibi ile yapılır.In North America, business operates on "the customer is always right" principle.
Peri prensi bir kediye dönüştürdü.The fairy changed the prince into a cat.
Tom Mary ile prensipte anlaştı.Tom agreed with Mary in principle.
O her gün günlüğünü yazmayı prensip edinir.He makes it a rule to write in his diary every day.
Geç saatlere kadar ayakta kalmamak prensibimdir.I make it a rule not to stay up late.
Geç saatlere kadar ayakta kalmamayı prensip edindim.I make it a rule not to stay up late.
O, bir prensip sorusu.It's a question of principle.
Prenses bir Elf prensine aşık oldu.The princess fell in love with an Elven prince.
Bu bir prensip meselesi.It's a matter of principle.
Prensip olarak katılıyorum.I agree in principle.
O, onun beyaz atlı prensiydi.He was her prince charming.
Şekil değişir, ancak prensipte yalnız kalır.The form varies, but in principle you remain alone.
"Seni seviyorum beyaz atlı prensim." "Ben de seni.""I love you, my prince charming." "So do I."
Beyaz at üzerindeki bir prensi aramayı bırakın; onlar yoklar.Stop looking for a prince on a white horse; there's no such thing.
İnsanın prensipleri olmalı.A man must have a code.
Bu prensiplerime aykırı.That goes against my principles.
Burada tartışılan iş/enerji prensipleri elektrik iş/enerji prensiplerine benzerdir.The work/energy principles discussed here are identical to Electric work/energy principles.
Evren de, en azından prensipte, bu tip benzer bir topolojiye sahip olabilir.The universe, at least in principle, might have a similar topology.
Franck-Condon prensibi ve Slater-Condon kuralları onun ismini taşır.The Franck–Condon principle and the Slater–Condon rules are co-named after him.
Bu anlayışta, bazı Mach prensibi filozofik holism ile bağlantılıdır.In this sense, at least some of Mach's principles are related to philosophical holism.
Tilliach alanı yaklaşık 1075 yılında Brixen Prensi-piskoposları tarafından satın alınmıştır.The Tilliach area was acquired by the Prince-bishops of Brixen in about 1075.
PACS'ın çalışma prensipleri ilk olarak 1982 yılındaki radyologlar toplantısında tartışılmıştır.The principles of PACS were first discussed at meetings of radiologists in 1982.
Marco van Basten ve Uwe Seeler ise prensipleri nedeniyle projede yer almayı reddettiler.Marco van Basten and Uwe Seeler refused to take part in the project on a point of principle.
Tanrı ile Işığın Prensi O'nu durdurmayı denediler, ve muazzam bir savaşa başladılar.The Lord and the Prince of Light tried to stop it, and they waged a great war.
Kısa ömürlü bir modeldir, ancak temel tasarım prensipleri başarılı 908/3 modelinde temel alınmıştır.It was a short lived model, but its basic design went on to become the successful 908/3.
Optimal kontrol teorisinde bu yapılmıştır, Pontryagin's minimum prensibi formunda.This is done in optimal control theory, in the form of Pontryagin's minimum principle.
Rusya'daki Moğol otoritesine açıkça meydan okuyan ilk Moskova prensiydi.He was the first prince of Moscow to openly challenge Mongol authority in Russia.
Homojenlik ve eklenebilirlik özellikleri birlikte süperpozisyon prensibi olarak adlandırılır.The homogeneity and additivity properties together are called the superposition principle.
Bernoulli prensibi, enerjinin korunumu yasasından çıkarılabilir.Bernoulli's principle can be derived from the principle of conservation of energy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod