Ana içeriğe geç
Sözlük

pratikte ile cümle

pratikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.Men jeg følte til træning, for eksempel, vi startede til tiden, vi sluttede til tiden.
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.Par exemple, pendant l'entrainement, on commence à l'heure, et on termine à l'heure.
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.Pero sentía que lo practicaba, por ejemplo, empezamos puntualmente, terminamos puntualmente
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.Tapi saya merasa saat latihan, misalnya, kami mulai tepat waktu, kami selesai tepat waktu.
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.Und beim Training war meine Devise, dass wir pünktlich beginnen und pünktlich aufhören.
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.Ví dụ, khi luyện tập, nếu bắt đầu đúng giờ thì sẽ kết thúc đúng giờ.
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.W praktyce oznaczało to, że zaczynamy o czasie i kończymy na czas.
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.Όμως ένιωθα ότι στην προπόνηση, για παράδειγμα, ξεκινάμε στη ώρα μας, τελειώνουμε στην ώρα μας.
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.На практиці я відчув - ми починаємо вчасно, ми закінчуємо вчасно.
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.Но на тренировките усещах, например, започвахме навреме, завършвахме на време.
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.Но я считал, что на тренировках мы начинаем по времени и заканчиваем по времени.
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.נתחיל בזמן ונסיים בזמן.
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.نبدأ في وقت محدد, وننتهي في وقت محدد.
Pratikte, örneğin, zamanında başladığımızda, zamanında bitirdiğimizi gördüm.だからダラダラと長引く心配はない
Pratikte, tedavi merkezleri dışındaki doktorların ikame tedavisi başlatması nadirdir (2).2 for behandlingscentre iværksætter substitutionsbehandling (
Pratikte, tedavi merkezleri dışındaki doktorların ikame tedavisi başlatması nadirdir (2).Käytännössä on harvinaista, että hoitokeskusten ulkopuoliset lääkärit aloittavat korvaushoidon (2).
Pratikte, tedavi merkezleri dışındaki doktorların ikame tedavisi başlatması nadirdir (2).Na prática, é raro que os médicos iniciem o tratamento de substituição fora dos centros de tratamento (2).
Pratikte, tedavi merkezleri dışındaki doktorların ikame tedavisi başlatması nadirdir (2).V praxi lekári mimo liečebných stredísk zriedkavo iniciujú substitučnú liečbu (2).
Pratikte, tedavi merkezleri dışındaki doktorların ikame tedavisi başlatması nadirdir (2).V praxi však lékaři mimo léčebná centra iniciují substituční léčbu jen zřídka (2).
Pratikte, tedavi merkezleri dışındaki doktorların ikame tedavisi başlatması nadirdir (2).На практика рядко лекари извън лечебните центрове назначават започването на субституиращо лечение (2).
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Ce n'est pratiquement pas nouveau pour les habitués de TED.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Det er især ikke en nyhed for TEDstere.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Dit is nauwelijks iets nieuws voor TEDsters.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Főleg nem a TED-eseknek.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Ini tentu saja bukanlah yang baru untuk TEDsters.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Isto não é novo para uma audiência TED.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Non è una novità per chi conosce TED.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Nu este ceva nou mai ales pentru cei care participă la TED.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.TED인들에게는 전혀 새로운 사실이 아닙니다.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.To nie jest nowe dla TEDowiczów.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Với những TEDster, điều này hầu như không mới.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Αυτό πρακτικά δεν είναι νέο για τους φίλους του TED.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Всъщност, това не е ново за ТЕД-стърите.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Особенно для участников TED.
Pratikte TEDciler için de yeni değil.Це не є чимось новим для TED-стерів.
Pratikte, yeniden bütünleşme programları mesleki danışmanlık, işe yerleştirme ve barınma desteği sunabilir.Česká republika, Německo, Irsko, Nizozemsko, Finsko, Švédsko, Spojené království) uvádí podporované bydlení.
Pratikte, yeniden bütünleşme programları mesleki danışmanlık, işe yerleştirme ve barınma desteği sunabilir.Huumelainsäädännön valvonta ja huumerikokset työharjoittelua ja asumisen tukiratkaisuja.
Pratikte, yeniden bütünleşme programları mesleki danışmanlık, işe yerleştirme ve barınma desteği sunabilir.La maggioranza dei pazienti ospedalizzati è di sesso maschile, con un rapporto uomo-donna globale di 3,6:1.
Pratikte, yeniden bütünleşme programları mesleki danışmanlık, işe yerleştirme ve barınma desteği sunabilir.La plupart des patients en milieu hospitalier sont des hommes, avec un ratio hommes/femmes global de 3,6/1.
Pratikte, yeniden bütünleşme programları mesleki danışmanlık, işe yerleştirme ve barınma desteği sunabilir.Majoritatea pacienţilor sunt bărbaţi, cu un raport general bărbaţi-femei de 3,6:1.
Pratikte, yeniden bütünleşme programları mesleki danışmanlık, işe yerleştirme ve barınma desteği sunabilir.V praxi môžu reintegračné programy ponúkať profesijné poradenstvo, podporu hľadania práce a bývania.
Pratikte, yeniden bütünleşme programları mesleki danışmanlık, işe yerleştirme ve barınma desteği sunabilir.Wszystkie państwa członkowskie zgłosiły dostępność programów zakwaterowania osób uzależnionych od narkotyków.
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)Chcel by som vám ukázať, že nie som ten, kto vodu káže a víno pije. (Smiech)
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)Chtěl bych vám říct, že nejenom kážu, ale také se podle toho řídím. (Smích)
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)Dan saya hanya mau menunjukkan anda bahwa saya tidak hanya bicara saja, tapi saya juga mempraktekannya. (Tawa)
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)És hogy megmutassam, hogy nem csak prédikálok, de gyakorlom is. (Nevetés)
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)E voglio mostrarvi che non sto solo predicando, ma faccio anche pratica, (Risate)
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)Je veux, enfin, vous montrer que je ne fais pas que prêcher. Je pratique. (Rires) 4 heures du matin.
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)단지 제가 설교하는 것이아니라 저도 실제로 실행에 옮기고 있습니다. (박수)
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)Para mostrarles que no estoy sólo pregonando sino que también lo practico. (risas) 4 de la mañana.
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)Şi vreau doar să vă arăt că nu doar predic, ci şi practic. (Râsete) 4 dimineaţa.
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)Và tôi muốn cho các bạn thấy rằng tôi không định diễn thuyết. mà tôi cũng đã luyện tập. (Cười)
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)Και θέλω να σας δείξω ότι δεν κηρύττω μόνο, αλλά επίσης το εξασκώ. (Γέλια) 4 το πρωί.
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)Искам само да ви покажа, че не просто изнасям проповеди, а също и практикувам. (Смях)
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)Я хочу показати, що я не просто даю настанови, я ще й застосовую їх на практиці. (Сміх) 4 година ранку.
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)Я хочу показать, что я не просто даю наставления, я еще и применяю это на практике. (Смех) 4 часа утра.
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)ואני רק רוצה להראות לכם שאני לא רק מטיף, אני גם מיישם. (צחוק)
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)واردت فقط أن أظهر لكم أنني لا أوعظ فقط، لكنني أيضاً أطبق. (ضحك)
Sizlere sadece vaaz vermediğimi pratikte yaptığımı göstermek için, (Gülüşmeler)ところをお見せしましょうね (笑) 朝の4時です
Teoride imkansız, ama pratikte mümkün.C'est impossible en théorie, mais possible dans la pratique.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod