Bunun için pratik yapmak gerekiyor.И это действительно просто занимает много практики.
Bunun için pratik yapmak gerekiyor.וזה רק דורש הרבה תרגול
Bunun için pratik yapmak gerekiyor.وهذا يتطلب المزيد من الخبرة
Bunun için pratik yapmak gerekiyor.いいですか?
Bu pratik.Asta e antrenament
Bu pratik.C'est un entraînement.
Bu pratik.Chỉ là luyện tập thôi mà
Bu pratik.Das ist Übung.
Bu pratik değil; o yüzden herşeyi numaralandırmaktan daha hızlı çalışan başka metodlar bulmalıyız.Questo non è pratico, quindi dovremo escogitare dei metodi che sono più veloci dell'enumerazione totale.
Bu pratik değil; o yüzden herşeyi numaralandırmaktan daha hızlı çalışan başka metodlar bulmalıyız.To je prostě neproveditelné, takže budeme muset přijít s metodami, které jsou rychlejší než výčet všeho.
Bu pratik değil; o yüzden herşeyi numaralandırmaktan daha hızlı çalışan başka metodlar bulmalıyız.Это не может использоваться на практике и мы должны прийти к методам Которые быстрее чем исключение всего
Bu pratik değil; o yüzden herşeyi numaralandırmaktan daha hızlı çalışan başka metodlar bulmalıyız.速い方法を考える必要があります ベイジアンネットワークの推論を 高速化するための第1の手法は
Bu pratik.DEtta är övning.
Bu pratik.Dit is een oefening.
Bu pratik.Ini latihan.
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Apakah hal itu praktis?"
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Är det praktiskt?"
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Banii ne blocheaza de la a spune...
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Czy to praktyczne?"
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Ésszerű lenne vajon?" És a pénz megállítja őket.
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Geld stoppt sie.
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Il denaro ci ostacola.
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Jo, moc rád bych dělal tohle, ale můžu si to dovolit?
Bu pratik mi?" diye düşünürler."Oh, como eu gostaria de fazer isto, mas posso dar-me a esse luxo?
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Onko se taloudellisesti käytönnöllistä?"
Bu pratik mi?" diye düşünürler. Para engeller.Est-ce vraiment utile?
Bu pratik mi?" diye düşünürler. Para engeller. "Hangi güzelliği yapardım?Mensen denken: ik zou dolgraag dit of dat doen, maar kan ik me dat wel veroorloven, is het realistisch?
Bu pratik mi?" diye düşünürler. Para engeller. "Hangi güzelliği yapardım?Хората си казват - Колко бих искал да направя това, но мога ли да си го позволя?
Bu pratik mi?" diye düşünürler. Para engeller.Το χρήμα εμποδίζει...
Bu pratik mi?" diye düşünürler.¿puedo permitirme hacerlo?
Bu pratik mi?" diye düşünürler.お金がブレーキを掛けます。
Bu pratik.Questa é la pratica.
Bu pratik.Toto je nácvik.
Bu pratik.To trening.
Bu,pratik ve nitelikli bilgilerin her zaman yakında olmasınısa¤lar.Detta säkerställer att praktisk och högkvalitativ information aldrig är långt borta.
Bu,pratik ve nitelikli bilgilerin her zaman yakında olmasınısa¤lar.Door deze werkwijze ispraktische, kwalitatieve informatie nooit ver weg.
Bu,pratik ve nitelikli bilgilerin her zaman yakında olmasınısa¤lar.So ist sichergestellt, dass professionelle undpraxisnahe Hilfe überall schnell verfügbar ist.
Bu,pratik ve nitelikli bilgilerin her zaman yakında olmasınısa¤lar.Tento fakt je zárukou, žepraktické a kvalitné informácie sú vždy na nablízku.
Bu,pratik ve nitelikli bilgilerin her zaman yakında olmasınısa¤lar.Tím je zaručeno, že klienti budou mít kvalitníapraktické informace vždy na dosah.
Bu,pratik ve nitelikli bilgilerin her zaman yakında olmasınısa¤lar.Tozagotavlja, da so praktične in kakovostne informacijevedno na dosegu roke.
Bu pratik.Αυτό είναι εξάσκηση.
Bu pratik.Практикуемся.
Bu pratik.Това е тренировка.
Bu pratik.השתגעת ? למה את עושה את זה ?
Bu pratik.هذا تمرين
Bu pratik.練習?
Bu sunum pratik kazanmak üzerine olacak.Ahora esto va a ser una presentación muy práctica.
Bu sunum pratik kazanmak üzerine olacak.Ce sera une présentation avec peu de théorie.
Bu sunum pratik kazanmak üzerine olacak.Esta vai ser uma apresentação prática.
Bu sunum pratik kazanmak üzerine olacak.이 강의 내용은 앞으로도 실질적으로 많은 도움이 될 것입니다
Bu sunum pratik kazanmak üzerine olacak.Questa sarà una presentazione molto pratica.
Bu sunum pratik kazanmak üzerine olacak.Skupimy się w niej na podaniu dużej ilości przykładów.
Bu sunum pratik kazanmak üzerine olacak.Tato prezentace bude velice praktická.
Bu sunum pratik kazanmak üzerine olacak.وسوف يكون هناك العديد من التدريبات العملية
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Aún no es un vehículo práctico despues de todo esto pero nos movemos en la dirección correcta, creemos.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Încă nu era un vehicul funcțional, dar avea să fie, credeam noi.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.시험모델에 대해서는 아직 시연하지 않았지만 우리는 정상적으로 개발 진행중입니다.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Nie był to wtedy zbyt praktyczny pojazd, ale uważaliśmy, że zmierzamy w dobrym kierunku.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Non era comunque ancora un mezzo pratico, ma ci stavamo muovendo nella giusta direzione.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Stále nejde o praktické vozidlo, ale jsme přesvědčeni, že pokračujeme správným směrem.