Ana içeriğe geç
Sözlük

pratik ile cümle

pratik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu araba acemi bir şoför için... ...iyi bir pratik olabilir.To może być dobry samochód do trenowania ... dla początkującego kierowcy
Bu araba acemi bir şoför için... ...iyi bir pratik olabilir.من الممكن أن تكون سيارة تدريب جيدة لحديثى القيادة
Bu aslında yeni değil. Pratikte TEDciler için de yeni değil.Aber das ist nichts Neues; für TEDster ist das nicht wirklich neu.
Bu aslında yeni değil. Pratikte TEDciler için de yeni değil.För er på TED är det här inget nytt.
Bu aslında yeni değil. Pratikte TEDciler için de yeni değil.Sé que esto no es nada nuevo para ustedes aquí en TED.
Bu aslında yeni değil. Pratikte TEDciler için de yeni değil.To ale není nic nového, zvláště pro diváky TEDu.
Bu aslında yeni değil. Pratikte TEDciler için de yeni değil.זהו אינו דבר חדש, וודאי שזה אינו חידוש עבור אנשי TED.
Bu aslında yeni değil. Pratikte TEDciler için de yeni değil.الآن هذا ليس بجديد ، وعلي الأخص ليس جديدا على TEDsters.
Bu aslında yeni değil. Pratikte TEDciler için de yeni değil.これが TED のモデルなのですから
Bu daha işe yarıyordu: "H" temeli daha pratiktir.Elle fonctionnait mieux.Une base en "H", beaucoup plus pratique.
Bu daha işe yarıyordu: "H" temeli daha pratiktir."H"기반이 더 실용적이었고 좋았습니다.
Bu daha işe yarıyordu: "H" temeli daha pratiktir.Nó tốt hơn: loại Chân chữ "H", nhiều thực tiễn hơn.
Bu daha işe yarıyordu: "H" temeli daha pratiktir.הוא עבד טוב יותר. בסיס ה-"H" היה הרבה יותר מעשי.
Bu daha işe yarıyordu: "H" temeli daha pratiktir.عمل افضل. قاعدة على شكل H كانت عملية اكثر
Bu daha işe yarıyordu: "H" temeli daha pratiktir.これは添え木と呼ばれるものです
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Detta kan bekräftas både i teorin och i praktiken.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Deze ontwikkeling kan zowel conceptueel als praktisch worden bezien.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Il Portogallo ha affrontato questo problema in maniera piuttosto diversa.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Komisja może nakładać grzywny, ale sankcje nie są głównym celem jej działalności.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Portugal procurou resolver este problema de forma algo diferente.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Sólo en algunos países los delitos relacionados con el suministro de drogas superan a los de su posesión.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Tämä näkyy sekä teoriassa että käytännössä.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Tento přístup lze pozorovat z hlediska koncepčního i praktického.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.To je razvidno na konceptualni in tudi na praktični ravni.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Toto je očividné na koncepcii aj v praxi.
Bu etkinlikler KOB‹’lere yerel dillerde pratik bilgiler sunmufltur.EICzároveň pomohla podnikům pochopit dopad vstupu
Bu etkinlikler KOB‹’lere yerel dillerde pratik bilgiler sunmufltur.Hierbij kregen bedrijven praktische informatie in hun eigen taal.
Bu etkinlikler KOB‹’lere yerel dillerde pratik bilgiler sunmufltur.Przedstawiono tupraktyczne informacje dla małych i średnichprzedsiębiorców w narodowych językach.
Bu etkinlikler KOB‹’lere yerel dillerde pratik bilgiler sunmufltur.V okviru slednjih sopripravili praktične informacije za MSP-je v lokalnemjeziku.
Bu etkinlikler KOB‹’lere yerel dillerde pratik bilgiler sunmufltur.Όλα αυτά piαρείχαν χρήσιµες piληροφορίες στις ΜΜΕ, στη γλώσσα της κάθεχώρας.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Această idealist ciudat a găsit o practică pentru utilizarea la un moment dat - fără greş, aşa cum au fost.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Che strano idealista aveva trovato un pratico uso per esso in una sola volta - infallibilmente, per così dire.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Das seltsame Idealisten hatte eine praktische gefunden Verwendung für sie auf einmal - zielsicher, wie es war.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Dat is vreemd idealist had gevonden een praktische te gebruiken voor het op een keer - feilloos, als het ware.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Det konstiga idealist hade funnit en praktisk användning för det på en gång - ofelbart så att säga.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Det mærkelige idealist havde fundet en praktisk brug for det på én gang - usvigelig, som det var.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Đó là lý tưởng kỳ lạ đã tìm thấy một thực tế sử dụng cho nó cùng một lúc - unerringly, vì nó được.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Ez furcsa, idealista talált gyakorlati használni, hogy egyszerre - csalhatatlanul, mintha.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Idealista que había encontrado una extraña práctica utilizar para ello a la vez - sin error, por así decirlo.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Idealista que tinha encontrado uma estranha prática uso para ele de uma vez - infalivelmente, por assim dizer.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Itu idealis aneh telah ditemukan praktis digunakan untuk itu sekaligus - tanpa ragu, seolah-olah.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.동시에 사용 - 완벽, 말하자면.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Tämä outo idealisti oli löytänyt käytännön käyttää sen heti - erehtymättä, ikäänkuin.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.To divné idealista našel praktické použití pro to najednou - neomylně, jak to bylo.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.To divné idealista našiel praktické použitie pre to naraz - neomylne, ako to bolo.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.To dziwne idealistą znalazł praktyczne używać go na raz - niezawodnie, jak to było.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.To je čudno idealist našla praktična uporabljajo za to naenkrat - unerringly, kot je bilo.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Αυτό παράξενο ιδεαλιστής είχε βρει ένα πρακτικό χρήση για το αμέσως - αλάνθαστα, όπως ήταν.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Това странно идеалист са намерили практическо използвате за него веднъж - безпогрешно, така да се каже.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Це дивний ідеаліст знайшли практичне використання для цього відразу - безпомилково, як це було.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Это странный идеалист нашли практическое использование для этого сразу - безошибочно, как это было.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.להשתמש בו מיד - בלי לטעות, כביכול.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.استخدام لأنها في نفس الوقت -- unerringly ، كما انها كانت.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.それは、多分、彼は本当に本当の側面を参照できる1つの容疑者を作るために十分だった
Bugün böyle bir ansiklopediyi yapabilmenin pratikliği, içine konulan bilginin boyutuna bakılmaksızın, mümkün.오늘날 우리가 이 백과사전을 만들면서 얻을 수 있는 효과는 그 안에 있는 정보의 양이 아니라 누구나 쉽게 관련 정보를 얻을 수 있다는 것입니다
Bugün böyle bir ansiklopediyi yapabilmenin pratikliği, içine konulan bilginin boyutuna bakılmaksızın, mümkün.היום יש לנו את היכולת המעשית לייצר אנציקלופדיה כזו, ללא קשר לכמות המידע שנכניס אליה.
Bugün böyle bir ansiklopediyi yapabilmenin pratikliği, içine konulan bilginin boyutuna bakılmaksızın, mümkün.اليوم، الجوانب العلمية لإنشاء مثل هذه الموسوعة، غض النظر عن حجم المعلومات الموضوعة فيها، هي في متناول اليد.
Bugün böyle bir ansiklopediyi yapabilmenin pratikliği, içine konulan bilginin boyutuna bakılmaksızın, mümkün.今日では このような百科事典を作ることは 掲載する情報量に関わらず充分に可能です 昨年 有力な科学機関のいくつかが共同で この夢の実現に向けて行動を開始しました
Bu hak... ...pratikte sonsuza dek sürer ancak bağımsız gelişimi engellemez.Це триває майже вічно, але не заважає незалежному розвитку.
Bu hak... ...pratikte sonsuza dek sürer ancak bağımsız gelişimi engellemez.لا تمنع التطوير المستقل. فيُمكن لشخص آخر أن يفعل شيء
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod