pragmatik ile cümle
pragmatik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bana pragmatik olduğum söylendi, ve öyleyim.I have been told that I am pragmatic, and I am.
Duygusal bir düzeyde katılıyorum ama pragmatik düzeyde katılmıyorum.I agree on an emotional level, but on the pragmatic level I disagree.
Tom çok daha pragmatikti.Tom was much more pragmatic.
Parti ideolojide bazı sosyal liberal özelliklerle pragmatik ve merkezci olarak tanımlıyor.The party identifies as pragmatic and centrist in ideology, with some social liberal features.
Sadece aşırılıktan uzak durmayı ve pragmatik bir tutumu gerektirir.Instead, a person must avoid self-delusion and concentrate on realistic ambitions.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.They're using Pragmatic Chaos now.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos is, like all of Netflix algorithms, trying to do the same thing.
Pragmatik ben o zaman, kimse bana para hakkında sorular soruyordu işimi yaptım.Pragmatically as I was doing my job then, no one was asking me about money.
Ve amacımız klinik olarak giyilebilecek pragmatik bir cihaza sahip olmak.And that's where our goal is -- to have something clinically pragmatic to wear.
Fakat güneydeki Sırplar, daha pragmatik bir yaklaşım gösterdi ve pek çoğu seçimlerde oy kullandı.But many Serbs in the south took a more pragmatic approach and voted in large numbers.
De Kermabon, "Siyasiden çok pragmatik olmak istiyorum." dedi."I want to be more pragmatic than political," he said.
Pragmatik, anlamın yorumlanmasında bağlamın rolü ile ilgilenir.Pragmatics is concerned with the role of context in the interpretation of meaning.
Pragmatik: Dil aracılığıyla söz edimi, konuşma ve sözlü anlatım gibi duruma bağlı eylemleri araştırır.Tätigkeiten mit Sprache begleiten, auch Erzählen.
KKT pragmatik bir felsefe olan fonksiyonel bağlamcılık ile geliştirilmiştir.Seine Theologie war verknüpft mit einem philosophisch tragenden Fundament.
Burgibaizm, Kemalizm gibi ideoloji değil, pragmatik bir düşünceydi.L'Église n'était pas une question de principe, mais une démarche politique pragmatique selon lui.
Duygusal bir düzeyde katılıyorum ama pragmatik düzeyde katılmıyorum.На эмоциональном уровне я согласен, но на прагматичном - не согласен.
Sessiz, dirayetli ve pragmatiktir.Жесток, циничен, прагматик.
Pragmatik teori ise analojiyi, amacı doğrultusunda ele alır.Teorias pragmatistas tratam o significado como consequência.
Pragmatik teori ise analojiyi, amacı doğrultusunda ele alır.Teoria funkcjonalna – podchodzi do winy z punktu widzenia jej celu.
Eleştiriler bilişsel dil bilgisi ve pragmatikteki yeni dil kuramlarının kavramlarını da etkiler.Współcześni badacze podkreślają nowość przekładu oraz samego podejścia tłumacza.
Herodot Sözdilimine Pragmatik Bir Bakış Açısı.Gudstron är därför pragmatiskt sann.
Pragmatik teori ise analojiyi, amacı doğrultusunda ele alır.Naopak pragmatismus pokládá za racionální to, co je účinné a co vede k cíli.
Nürnberg pragmatik nedenlerle seçildi.Hillcoat Pittsburghöt egyúttal gyakorlatias okokból is választotta.
Pragmatik ise kelime anlamı olarak işe yönelik anlamına gelir.Pragmaattinen merkitys tarkoittaa jotakin hyötyä NN:lle.
Pragmatik teori ise analojiyi, amacı doğrultusunda ele alır.Mereka mengambil pendekatan pragmatis difokuskan pada hasil sesegera mungkin.
A¤, ana hedeflerini izleyerek,KOB‹’lere basit, pragmatik bilgiler, tavsiyeler ve yardımsa¤lar.D en let, overskuelig og effektiv adgang til EU – dets
A¤, ana hedeflerini izleyerek,KOB‹’lere basit, pragmatik bilgiler, tavsiyeler ve yardımsa¤lar.EU jogszabályaihoz, programjaihoz és az Unióáltal kínált lehetőségekhez.
A¤, ana hedeflerini izleyerek,KOB‹’lere basit, pragmatik bilgiler, tavsiyeler ve yardımsa¤lar.K effizienten Zugang zu den Förderprogrammen der
A¤, ana hedeflerini izleyerek,KOB‹’lere basit, pragmatik bilgiler, tavsiyeler ve yardımsa¤lar.L cace à la législation, aux programmes et aux opportunités de l'Union européenne...
A¤, ana hedeflerini izleyerek,KOB‹’lere basit, pragmatik bilgiler, tavsiyeler ve yardımsa¤lar.Obiettivo PMI e PMI devono poter accedere in modo semplice,
A¤, ana hedeflerini izleyerek,KOB‹’lere basit, pragmatik bilgiler, tavsiyeler ve yardımsa¤lar.Sieť tietociele sleduje a poskytuje MSPjednoduché, účelnéinformácie, poradenstvo a konzultácie.
Bu durum pragmatik, odaklı ve hedefli olarak tanımlanabilecek yeni bir AB eylem planına olanak vermiştir.Esto ha hecho posible un nuevo Plan de acción que puede describirse como pragmático, centrado y orientado.
Bu durum pragmatik, odaklı ve hedefli olarak tanımlanabilecek yeni bir AB eylem planına olanak vermiştir.Tato situace umožnila nový akční plán EU, který lze popsat jako pragmatický, cílevědomý a konkrétně zaměřený.
Bu durum pragmatik, odaklı ve hedefli olarak tanımlanabilecek yeni bir AB eylem planına olanak vermiştir.Благодарение на това новият план на ЕС за действие може да се опише като прагматичен, фокусиран и целенасочен.
Bu nedenle, belediye başkanları, pragmatik ve çözümleyiciler sorunları vardır.Donc, les maires sont pragmatiques et des résolveurs de problèmes .
Pragmatik ben o zaman, kimse bana para hakkında sorular soruyordu işimi yaptım.Pragmaticamente eu fazia o meu trabalho então, e ninguém me perguntava acerca do Dinheiro.
Pragmatik ben o zaman, kimse bana para hakkında sorular soruyordu işimi yaptım.Ρεαλιστικά, όπως έκανα τη δουλειά μου τότε, κανείς δεν ζητώντας μου για τα χρήματα.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.A 'Pragmatikus káosz' az összes Netfix algoritmushoz hasonlóan ugyanezt próbálja véghezvinni.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Haos Pragmatic, asemeni tuturor celorlalți algoritmi ai Netflix, încearcă să facă același lucru.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos, come tutti gli algoritmi Netflix, sta cercando di fare la stessa cosa.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos, comme tous les algorithmes de Netflix, essaye de faire la même chose :
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos, giống như mọi thuật toán của Netflix, đang cố gắng làm cùng một điều.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos heeft, net als alle Netflix-algoritmes, hetzelfde doel.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor."Pragmatic Chaos" itu, seperti algoritma Netflix lainnya, mencoba melakukan hal yang sama.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos도 네트플릭스가 사용했던 다른 알고리즘과 똑같은 일을 하려고 하지요.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos, tak jak wszystkie algorytmy Netflixu, stara się zrobić to samo.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos versucht wie alle Netflix Algorithmen, die gleiche Sache zu tun.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatický chaos, stejně jako všechny algoritmy Netflixu, se snaží o stejnou věc.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Ο Πραγματιστικό Χάος, όπως όλοι οι αλγόριθμοι της Νετφλιξ, προσπαθεί να κάνει το ίδιο πράγμα.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Прагматичен хаос е като всички други алгоритми на Netflix, опитващи се да правят едно и също нещо.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Прагматический Хаос, как и все другие алгоритмы Netflix, пытается решить ту же задачу.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Прагматичний хаос, подібно до всіх алгоритмів Netflix, намагається вирішити ту ж саму задачу.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor."כאוס פרגמטי", כמו כל האלגוריתמים של נטפליקס, מנסה לעשות אותו הדבר.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.والخوارزمية تلك هي مثل خوارزميات نيتفليكس Netflix وهدفها مهمة واحدة فقط
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.他のNetflixのアルゴリズムと同じことです ユーザの頭の中のファームウェアを
'Pragmatik Kaos' un sahip olduğu etkileri değiştirmiyor.los efectos que el Pragmatic Chaos tiene.
'Pragmatik Kaos' un sahip olduğu etkileri değiştirmiyor.이해하지 못하지만 Pragmatic Chaos는 그래도 우리에게 영향을 미치고 있지요.
'Pragmatik Kaos' un sahip olduğu etkileri değiştirmiyor.אינם מונעים מאיתנו את ההשפעות שיש ל"כאוס פרגמטי".
'Pragmatik Kaos' un sahip olduğu etkileri değiştirmiyor.انها تتصرف بصورة ما عن طريق استقراء عام ولكنها تملك تأثيراً واسعا فخوارزمية الفوضى البرجماتية
'Pragmatik Kaos' un sahip olduğu etkileri değiştirmiyor.弱めることはありません プラグマティック・ケイオスは