pozisyonu ile cümle
pozisyonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
On parmak pozisyonuna geçilmesi.Il Dito in dieci Atomi.
Siyasi pozisyonu merkez sağdır.Il suo orientamento politico è di centro-destra.
Asıl pozisyonu sağ açık olmasına rağmen forvette de oynayabilmektedir.Nonostante l'apparenza giocosa anche lui riesce ad essere serio.
Kategori işaretleri komutanının pozisyonunu belirtmiyordu.L'insegna indicava la categoria, non la posizione del comandante.
4 Nisan 2018), orta saha pozisyonunda görev yapan İngiliz millî futbolcu ve teknik direktördür.Il 4 agosto 2018 viene nominato nuovo direttore sportivo e responsabile dell'area tecnica del Trapani Calcio.
Forvet pozisyonunda görev almakta olup, ülkesinin Olimpia takımında forma giymektedir.Da allora, veste ininterrottamente la maglia azzurra nella specialità dell'arco olimpico.
On numara pozisyonunda kendimi rahat hissediyorum.Nel singolo giunge in decima posizione.
Kaj Hansen (16 Ağustos 1940 - 2 Temmuz 2009), defans pozisyonunda görev yapmış Danimarkalı millî futbolcudur.Kaj Hansen (Copenaghen, 16 agosto 1940 – 2 luglio 2009) è stato un calciatore danese, di ruolo difensore.
Ayrıca gözlerinin pozisyonu sayesinde 300°'lik bir görüş açısına sahiptirler.La disposizione degli occhi permette loro di avere un campo visivo di quasi 360°.
20 şubat 1974), defans pozisyonunda görev yapmış Polonyalı millî futbolcu ve teknik direktördür.Il 20 dicembre 2002 assunse ufficialmente l'incarico di commissario tecnico della Nazionale di calcio polacca.
2.09 boyundadır ve pivot pozisyonunda oynamaktadır.È alto 2,09 m e gioca nel ruolo di pivot.
Jacob’un pozisyonu modern fizik dünyasından çok uzaktadır.Il movimento è molto distante dall'ortodossia moderna.
Sonra güçtü pozisyonu, bir diğer güçlü hadım Aetios tarafından tehdit edilmiştir.La posizione di Stauracio in seguito fu minacciata dalla crescita di prestigio di un altro eunuco, Ezio.
Pozisyonum değişti.Моя позиция изменилась.
On parmak pozisyonuna geçilmesi.Клянусь десятью пальцами!
Kendi sözleriyle: Yeni pozisyonumda faaliyetlerim geçmiş yıllarda olduğundan çok daha farklıydı.Теперь сам личи: два года назад были ли мои слова и действия в твоей пользы сильнее, нежели теперь?
Daha sonraları ise, bu pozisyonundan vazgeçerek herkesin kaydedilmesine izin vermiştir.Как только она пришла в себя всем разрешили сесть.
1 Ev sahibi Fransa otomatik olarak A1 pozisyonuna yerleşecektir.Хозяка турнира сборная Индонезии автоматически получила позицию A1.
Forvet pozisyonunda görev almaktaydı.Держал совет в своей ставке.
Sol bek pozisyonunda oynamaktadır.Левша, играет в правом положении.
Şiîler ise kollarını rahat pozisyonunda yanlara sarkıtırlar.Посиди — как будто между делом, Руки на колени положа.
En yüksek pozisyonu yedincilik olan kulüp, üç kez tekrar seçime başvurmak zorunda kaldı.Утомленный боец мог просить отдыха до трёх раз.
Josef Stalin'in Komünist Parti Genel Sekreteri pozisyonu da değişmedi.Внешне советская государственно-политическая система не изменилась.
Bu şah mat pozisyonu bazı satranç problemlerinin çözümü için temel oluşturur (aşağıya bakınız).Различные способы перекрытия служат основой целого ряда задачных тем в шахматной композиции.
1941 yılında meydana gelen bir depremle yıkılmış ve bugünkü yerleşim pozisyonuna kavuşmuştur.Разрушена в 1944 г., ныне обсуждается возможность восстановления.
Bu konuda en değişken tRNA, oynak pozisyonunda inosin (I) bulunduran tRNA'lardır.Еще хуже те правители, которых народ боится, и хуже всех те, которых народ презирает».
İç forvet pozisyonunda görev almaktaydı.Он управлял Службой безопасности в состоянии ожидания.
Savaşanların pozisyonu savaş alanının belirtilen özelliklerinden kaynaklanmaktadır.Солдату эти качества нужны на поле боя.
Sonuçlar her bir etabın bitiriliş pozisyonuna göre puanlamayla hesplandı.Стреляли они по нам с заранее подготовленных позиций из-за каждого угла.
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.Он приказывает оставить поле боя.
Bu pozisyonun ardından hakeme itirazlarda bulunan Engin Baytar kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı.Как показал послематчевый анализ, красная карточка была показана несправедливо.
Legault, bu pozisyonu elde eden ilk kadın oldu.Франсуаза стала первой женщиной, получившей это звание.
7 Temmuz 1995), Kasımpaşa takımında forvet pozisyonunda görev yapan Hırvat futbolcudur.7 июля 1969 года было решено восстановить профессиональную футбольную команду под эгидой клуба.
Benzer bir etki de, Güneş’in gökyüzündeki pozisyonunun tam zıddı olan yerde gözüken Gegenschein’dır."البريق المعاكس" له تأثير مماثل ، والذي يشاهد مباشرة مقابل لموقع الشمس في السماء.
Ertesi gün Tyulen ve başka bir denizaltı Yavuz'a saldırmayı denedi, ancak atış pozisyonu almayı başaramadılar.وفي اليوم التالي، هاجمت تيولان وغواصة روسية أخرى ياووز، لكنها لم تنجح في إصابتها.
Pozisyonu alır ve uygun bir av gelinceye kadar bekler.وانتظر حتى تحين الفرصة المناسبة.
Akridin'in karbon 9 pozisyonu ekleme reaksiyonları için aktive edilir.يعد الكربون رقم 9 من المواقع النشيطة لحدوث تفاعل إضافة.
Takımda NFL çapındaki en iyi iki tight end pozisyonundaki oyuncu görev alır.أفضل فريقين سوف يتأهلون إلى دور النخبة.
Kaptan Smith köprüde her zamanki pozisyonunda dikilmekteydi.شعر القبطان سميث بالتصادم في حجرته وذهب على الفور إلى الجسر.
Bu dişlerin pozisyonu açık kapanış ya da diastema olup olmayacağını belirleyebilir.موقع هذه الأسنان يحدد وجود عضة مفتوحة أو وجود فرق.
Bağımsız bir GPS yaklaşık 30-40 saniye içinde ilk pozisyonu sağlar.Um GPS standalone fornece a primeira posição em aproximadamente 30-40 segundos.
Sonra güçtü pozisyonu, bir diğer güçlü hadım Aetios tarafından tehdit edilmiştir.Sua própria posição foi posteriormente colocada em perigo pela ascensão de outro poderoso eunuco, Aécio.
Ordunun bu atak için görevlendirilen güçlerinden sadece %10'u başlama pozisyonuna geri çekilmeyi başardı.Somente 10% de tal Exército conseguiu retirar-se para as posições iniciais.
Sonra, güncelleme fazında, kamyonun pozisyonunun bir ölçümü GPS biriminden alınır.Depois, na fase de atualização, a medição da posição do carro é obtida do GPS.
Bahisler dağıtıcı pozisyonundaki oyuncunun solundaki oyuncudan başlar.O jogo começa com o jogador à esquerda do dealer.
Guangzhou R&F takımınında forvet pozisyonunda oynamaktadır.O jogador pertence ao Guangzhou R&F..
Bu arada pol pozisyonundaki Didier Pironi'in Ferrari'sinde motor problemi baş gösterdi.Durante esta espera, Didier Pironi, que largava na pole position, deixou o motor de sua Ferrari morrer.
Bu isimlendirme Vatikan'ın devlet pozisyonunu belirleyen resmi isimlendirmesidir.O nome desse poder é uma referência ao estado catatônico.
"Stonewall" Jackson, Stony Ridge'de savunma pozisyonu aldı."Stonewall" Jackson, por ocasião da batalha de Malvern Hill.
José Miguel Carrera orada savunma pozisyonu almıştır.D. José Cárcome Lobo dispôs-se a defender as suas posições.
Kendi sözleriyle: Yeni pozisyonumda faaliyetlerim geçmiş yıllarda olduğundan çok daha farklıydı.Na sua empresa, imagine como fazer diferente coisas que são feitas ha muitos anos.
Boyuna göre dış şutlarının etkili olması pozisyonuna göre rakiplerine avantaj sağlamaktadır.Acreditam que a vantagem que você tem sobre seu inimigo é sua agilidade.
Bu sermayeler merkez bankası bilançosunun (7) pozisyonunun altında listelenmiştir.O restante está sob controle do Banco Central (BC).
Sonra güçtü pozisyonu, bir diğer güçlü hadım Aetios tarafından tehdit edilmiştir.Zijn eigen positie werd daarna bedreigd door de opkomst van een andere machtige eunuch, Aetios.
1 Ev sahibi Fransa otomatik olarak A1 pozisyonuna yerleşecektir.Gastland Frankrijk werd automatisch in positie A1 geplaatst.
"Stonewall" Jackson, Stony Ridge'de savunma pozisyonu aldı.Hij nam defensieve stellingen bij Stoney Ridge in.
Bekleme (defans) pozisyonunda oynamıştır.Zo ontwierp hij een indeling in typen (zie verderop).
2012’de de aynı pozisyonu korudular.2012) allemaal nog in handen heeft:
Garibaldi'de pozisyonunu korudu.In werkelijkheid wilde hij Garibaldi tegenhouden.
Oyuncular genelde kendi pozisyonunda kalır.De spelers hebben meestal een vaste positie in het veld.