Ana içeriğe geç
Sözlük

poz ile cümle

poz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Pozole birçok yol ile yapılabilir.A Pozoblanco se puede acceder mediante varias carreteras.
Bu hastalarda Hepatit B pozitifliği yüksektir.¿Qué contiene la vacuna Hepatitis B?
Mariya Zaharova bu pozisyona atanan ilk kadın diplomat oldu.María Liz García, fue la primera mujer en desempeñar este cargo.
Daha sonraları Galatasaray'da çeşitli idari pozisyonlarda görev aldı.Más tarde, en Cataluña fue comisario de diversas unidades logísticas.
Toplumsal yaşam pozitif hukuka göre belirlenir. e.)La división políticoterritorial será regulada por ley orgánica, (...)
Ekim 1998 yılında, Kim Kyung-wook CEO pozisyonuna getirildi.Kim Kyung-wook se convirtió en CEO de la compañía en 1998.
Bilinci kapalı ise koma pozisyonu verilerek yardım çağrılır.Si el rescatista está solo, se recomienda pedir socorro.
Bouguereau'nun Venüs'ünün pozu tıpkı Botticelli'ninki gibi asimetriktir.Los tipos femeninos que utiliza recuerdan claramente los de Botticelli.
Pozitif Yaşam Derneği.El sacrificio posicional.
3 Kasım 1970), forvet pozisyonunda görev yapmış Boşnak millî futbolcudur.El 3 de diciembre de 1900, el departamento de fútbol del club fue fundado oficialmente.
Genellikle Ofansif orta saha pozisyonunda görev yapmaktadır.De forma usual el origen se sitúa en el centro de gravedad.
Samesame.au.com da pozitif eleştirilerde bulundu.Metro.co.uk le dio una crítica positiva.
1932 yılında yaptığı Pozitron'un keşfi ve Müon'un keşfi ile tanınır.Reconocido por su descubrimiento del positrón en 1932 y del muon en 1936.
Benko'un oyunlarından 10 önemli pozisyonLOS 100 OBISPOS DE LUGO
Oyun kurucu ve Şutör gard pozisyonlarında görev alabilmektedir.Podía jugar en las posiciones de escolta y alero.
Sadece kendisine ve 1 sayısına bölünebilen 1'den büyük pozitif tam sayılardır.Es decir, tiene uno o más divisores distintos a 1 y a sí mismo.
Eğer silindirik katot kullanılırsa, işlem sırasında katodunda pozisyonu değiştirilebilir.Al finalizar el calentamiento, podemos devolver el tubo a su sitio.
Uzlaşma ise pozitif yönün saat yönünün tersi olduğudur.El sentido horario es el sentido del reloj y el sentido antihorario es el opuesto.
Ayrıca Dany bu pozisyonda kırmızı kart gördü.Kewell recibió una tarjeta roja por lo sucedido.
Bu eleştirmenlerden pozitif eleştiriler aldı ve bir gişe hit oldu.En general, recibió una respuesta negativa de los críticos y se declaró un desastre en la taquilla.
İlk gün pozitif emirleri, ikinci gün ise negatif emirleri okurlar.El primero sugiere un rasgo positivo al principio, mientras que el segundo tiene rasgos negativos.
Hamle gerçekleştirildikten sonra pozisyon değişmiş olmalıdır.Una vez adivinada se cambian de posición.
Şutör gard veya kısa forvet pozisyonunda oynamaktadır.El asiento es de respaldo o galería.
Ayrıca Şubat 2007'de Playboy dergisine poz verdi.En febrero de 2007 fue portada de la revista Playboy.
Eleştirel Rasyonalizm: Karl Popper'in pozitivizme yaptığı itiraz ile gündeme gelmiştir.En segundo lugar está el racionalismo crítico, la epistemología de K. Popper.
Defans pozisyonunda oynayan Burdisso, 2004'te Inter'e transfer oldu.A raíz del estreno de Mar adentro, habló de su homosexualidad en 2004.
Daha sonraki eleştirilere bakıldığında çok daha pozitif bir yaklaşım görülür.Y aún así, si las miras seguidas, se sienten muy Marvel.
Pozitif kutup kontaklı iki röle (K1, K2) emniyetli şalter kontakları sağlar.Dos relés (K1, K2) con contactos de guía forzosa proporcionan los contactos de conmutación seguros.
En iyi uyuma pozisyonu hangisi?Qual è la posizione migliore per dormire?
Johann Jakob’un pozisyonunu kıskanıyordu ve ikisi sıkça birbirine üstün gelmeye çalışıyordu.Johann fu geloso della posizione di Jakob e i due spesso tentarono di farsi fuori a vicenda.
Pozitif ve negatif koronaların fiziği birbirinden oldukça farklıdır.La fisica delle corone positive e negative è fortemente differente.
Bir metal, hücrenin alt gövdesini ve pozitif terminalini oluşturabilir.Un metallo può formare il corpo inferiore e il terminale positivo della cella.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.Divenuto permanente l'incarico, Jaspers non fece più ritorno all'attività terapeutica.
Sağdaki şema, olası bir başlangıç pozisyonunu gösterir.Il diagramma a destra mostra un possibile posizionamento iniziale.
Ardından 1992 yılında Lech Poznań'a geçti.Nel 1995 è passato al Lech Poznań.
O farklı, kesin, pozitif bir kişiliktir." diye yazdı.È una personalità distinta, definita e positiva».
Tüm stüdyo albümleri ve albümlerin liste pozisyonları Swedish Top 60'ta yer almıştır.Tutti gli album e la loro massima posizione raggiunta nella Top 60 Svedese.
Diğer 6 ve 7. pozisyonlarda da kusurlar vardır.Alcuni ipotizzano che tra i versi 6 e 7 manchi qualcosa.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Se risultano positive, si raccomanda il trattamento anche dei loro partner.
Treponemal antikor testleri genellikle ilk bulaşmadan iki ila beş hafta sonra pozitif hale gelir.I test per gli anticorpi treponemici diventano positivi generalmente 2-5 settimane dopo l'infezione iniziale.
Figürlerindeki pozlar ve duygular Canovanınkilerden daha resmi ve serttir.Le pose ed espressioni delle sue figure sono molto più rigide e formali di quelle di Canova.
Anal seks köpek pozisyonunda da uygulanabilir.L'anilingus può essere praticato da persone di entrambi i sessi.
Poznań Adam Mickiewicz Üniversitesi (Lehçe: Uniwersytet im.L'Università Adam Mickiewicz di Poznań (in polacco: Uniwersytet im.
Frikik, istemiyerek erotik poz vermek.Ben giura di no suggerendo una cena romantica.
Pozitif bir geri dönüşüm bağlantısı gelişmiş olur.Si sviluppa un ciclo di retroazione positiva.
Bu pozisyona getirilen en genç insandı.È stato la persona più giovane a rivestire l'incarico.
White, kendisi HIV pozitif olduğunu itiraf etmiştir.Nel 1997 scopre di essere HIV positivo.
Bir amino asidi kodlayan kodonlar her üç pozisyonda da farklılık gösterebilir.I codoni che codificano un aminoacido possono differire in una delle loro tre posizioni.
Senato üyeleri genellikle başka pozisyonlarda bulunan yarı zamanlı kişilerdir.I membri del Senato sono part-time che spesso detengono anche altre posizioni.
Çeşitli pozisyonlarda oynamam benim büyük bir oyuncu olmamı sağladı.Se tornerò a recitare sarò grande.
Ayrı odaklama ve pozlama kontrolleri.Separazione tra proprietà e controllo.
Touta Matsuda (松田桃太, Matsuda Tōta) Soruşturma takımının en eğlenceli, saf ve pozitif üyesi.Tota Matsuda (松田桃太 Matsuda Tōta?) è il membro più schietto e ingenuo del gruppo d'indagine.
Bir yıl kadar sonra Burton'sdan ayrılan Poe Graham's Magazine'de yardımcılık pozisyonu buldu.Poe lasciò il Burton dopo circa un anno e trovò un posto di assistente presso il Graham Magazine.
29 yaşında bu görevi aldığından, pozisyonda görev alan en genç insan oldu.Al momento della nomina aveva 29 anni ed è stato il direttore più giovane ad aver ricoperto la carica.
1633 - Poznań'daki Yahudilere şehirdeki Yahudi çeyreğine Hristiyanların girme yasağı hakkı tanındı.1633 ebrei di Poznań ricevono il privilegio di proibire ai cristiani di entrare nella loro città.
Sistem iş yaptığında w değeri negatif, sistem üzerine iş yapıldığında w değeri pozitif alınır.Lavoro deformante W, positivo se svolto dal sistema, negativo se ricevuto dal sistema.
2, Vittorio Pozzo ( İtalya, 1934-1938).Maggior numero di titoli mondiali 2 Vittorio Pozzo Italia (1934,1938).
1945 Martında kabinedeki kilit pozisyonları Moskova'da sürgünde bulunan komünistlere teslim etti.Nel marzo 1945 Beneš offrì a esiliati comunisti a Mosca posti chiave nel suo governo.
Albert Scanlon (10 Ekim 1935 - 22 Aralık 2009), pozisyonunda görev yapan İngiliz futbolcudur.Albert Scanlon (Hulme, 10 ottobre 1935 – 22 dicembre 2009) è stato un calciatore inglese, di ruolo attaccante.
Kasım ayında yapılan doping testi pozitif çıktı.Nel gennaio del 2007 è stato trovato positivo ad un test antidoping.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod