Ana içeriğe geç
Sözlük

potansiyeli ile cümle

potansiyeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Sadece glüten oluşma potansiyeli var.Только потенциал для клейковины.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Er ist nicht nur getötet worden, sondern jeden Potenzials zum Schaffen zukünftigen Lebens beraubt.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Het is niet alleen gedood, maar alle potentieel voor creatie van toekomstig leven is het ontzegd.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.죽임을 당할 뿐아니라 미래의 생에 대한 어떤 잠재성도 부정당하게 되는 것이지요.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Nem csak, hogy megölik, de annak a lehetőségét is elveszik tőle, hogy új életet hozzon lérte.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Nie tylko została ona zabita, ale także odmówiono jej szansy na stworzenie nowego życia.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Nó không chỉ bị giết mà còn bị chối bỏ quyền sống tiếp.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Non è stato solo ucciso, ma gli è stato negato il potenziale per la creazione della vita futura.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Non seulement on le tue, mais on lui dénie toute possibilité de créer une vie future.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Nu numai că a fost omorât, dar i-a fost negat orice potenţial de a crea o viaţă viitoare.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır. Onu una çeviririz.la hemos convertido en harina.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Tak hanya dibunuh, tapi juga dihilangkan potensinya untuk menciptakan kehidupan di masa depan.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Не само я убиват, но и отказан всякакъв потенциал за създаване на бъдещ живот.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Она не только была убита, ей было отказано в возможности создания будущей жизни.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.לא רק שהרגו אותה, גם שללו ממנה כל אפשרות לברוא חיים עתידיים.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.فهو لم يقتل فحسب بل تم منعه من اتمام دورة حياته في المستقبل
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.将来植物として再生する可能性を失います 私たちはそれを小麦粉にします
Sanofi BioGENEius Challenge yarışmasında paylaştık ve en büyük pazarlanma potansiyeli ödülünü aldık.la concursul Sanofi BioGENEius Challenge și am fost recunoscute ca având cel mai mare potențial comercial.
Sanofi BioGENEius Challenge yarışmasında paylaştık ve en büyük pazarlanma potansiyeli ödülünü aldık.là có tiềm năng thương mại lớn nhất.
Sanofi BioGENEius Challenge yarışmasında paylaştık ve en büyük pazarlanma potansiyeli ödülünü aldık.O nosso projeto foi reconhecido como tendo o maior potencial comercial.
Sanofi BioGENEius Challenge yarışmasında paylaştık ve en büyük pazarlanma potansiyeli ödülünü aldık.Sanofi BioGENEius Challenge gdzie uznano, że nasz projekt ma największy potencjał komercyjny.
Sanofi BioGENEius Challenge yarışmasında paylaştık ve en büyük pazarlanma potansiyeli ödülünü aldık.Sanofi BioGENEius 경진대회에서 발표했고, 산업화 가능성이 가장 크다고 인정 받았습니다.
Sanofi BioGENEius Challenge yarışmasında paylaştık ve en büyük pazarlanma potansiyeli ödülünü aldık.בתחרות ה"סאנופי ביו-ג'ניוס", זכינו להכרה כבעלות הפוטנציאל המסחרי הרב ביותר.
Sanofi BioGENEius Challenge yarışmasında paylaştık ve en büyük pazarlanma potansiyeli ödülünü aldık.في منافسات تحدي سانوفي بيوجينيوس وتم الإعتراف بها مع إمكانية تسويق كبرى.
Sanofi BioGENEius Challenge yarışmasında paylaştık ve en büyük pazarlanma potansiyeli ödülünü aldık.商業化可能性が最も高いと評価されました フタル酸エステル類を分解するバクテリアを 初めて発見したわけではありません
[Sergiye bir ay kala, herkes potansiyelinin üzerinde çalışıyor.][1개월 남기고 굉장히 빠른 속도로 진행중이다]
[Sergiye bir ay kala, herkes potansiyelinin üzerinde çalışıyor.][A un mes de la fecha de entrega el estudio está en sobremarcha.]
[Sergiye bir ay kala, herkes potansiyelinin üzerinde çalışıyor.][Il ne leur reste plus qu'un mois donc il mettent les bouchées doubles.]
[Sergiye bir ay kala, herkes potansiyelinin üzerinde çalışıyor.][Μέσα σε ένα μήνα το εργαστήριο υπερφορτώνεται.]
Şimdi, ben olma potansiyeli olan o ilk hücre annemden gelen yumurtanın döllenmesinin ürünüydü,さて、この最初の細胞は私になる可能性を持っている。 そして、この細胞は私の母親の卵子が受精したものだ。 これが母親由来の卵子。
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Agora estamos a falar de potencial para uma mudança real.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Ça, c'est la potentiel d'un vrai changement.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Dit is de potentie voor grote verandering.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Estamos hablando de un posible cambio real.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Giờ chúng ta đang nói về tiềm năng cho sự thay đổi thực sự.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Jetzt reden wir vom Potenzial für echten Wandel.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.이제야 진정한 변화를 위한 잠재력에 대해서 논의하고 있습니다.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Ora stiamo parlando del potenziale per un cambiamento reale.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Potenciális lehetőségről a valódi változáshoz.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Teď mluvíme o potenciálu pro reálnou změnu.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.To się nazywa potencjał na prawdziwą zmianę.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Vorbim de potenţialul pentru adevărata schimbare.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Τώρα μιλάμε για δυνατότητα για πραγματική αλλαγή.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Говорим за потенциала за промяна.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.Теперь мы имеем дело с потенциалом перемен.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.עכשיו אנו מדברים על פוטנציאל לשינוי אמיתי.
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.الان نتحدث عن المقدرة على احداث تغيير حقيقي
Şimdi gerçek bir değişim potansiyelinden bahsedebiliriz.でも運営コストを低く保てという
Şu anda bile oyunun müthiş potansiyelini görebiliyoruz.I dnes vidíme skvělý potenciál této hry.
Şu anda bile oyunun müthiş potansiyelini görebiliyoruz.Już teraz widzimy, że ta gra ma ogromny potencjał.
Şu anda bile oyunun müthiş potansiyelini görebiliyoruz.저희는 지금까지도 이 게임의 잠재력이 크다고 보고 있습니다
Şu anda bile oyunun müthiş potansiyelini görebiliyoruz.Nous pouvons voir le potentiel de ce jeu.
Şu anda bile oyunun müthiş potansiyelini görebiliyoruz.Selbst jetzt erkennen wir das große Potenzial des Spiels.
Tankın gerçek potansiyelini, takım oyununda sergileyebilirsiniz.C'est au sein d'une équipe que le char réalisera son potentiel.
Tankın gerçek potansiyelini, takım oyununda sergileyebilirsiniz.Czołg najlepiej spełnia swoje zadanie jako element większego zespołu.
Tankın gerçek potansiyelini, takım oyununda sergileyebilirsiniz.Der Panzer spielt sein Potential im Team aus.
Tankın gerçek potansiyelini, takım oyununda sergileyebilirsiniz.El tanque aprovecha mejor su potencial si se juega en equipo.
Tankın gerçek potansiyelini, takım oyununda sergileyebilirsiniz.Tento tank nejlépe zužitkuje svůj potenciál v týmové hře.
Tarım ilaçları yaban hayatı ve insanlar üzerinde istenmeyen etkiler oluşturma potansiyeline sahiptirNový předpis o chemických látkách může pomoci, ale kombinované účinky chemických látek zůstávají problémem
Tarım ilaçları yaban hayatı ve insanlar üzerinde istenmeyen etkiler oluşturma potansiyeline sahiptirNowe przepisy dotyczące chemikaliów mogą pomóc, ale skutki działania chemikaliów pozostają
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
potansiyeli ile cümle - Sayfa 21 - potansiyeli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App