Eğer sinyal yeterince büyük olursa, akson üzerinde bir aksiyon potansiyeline sebep olabilir.이 신호들은 모두 합쳐지고 그들은 축색종말로 이동하게 되는데요, 만약 그 신호들이 충분히 크다면 그들은
Eğer sinyal yeterince büyük olursa, akson üzerinde bir aksiyon potansiyeline sebep olabilir.Större signal där och där - och att det kombinerade
Eğer sinyal yeterince büyük olursa, akson üzerinde bir aksiyon potansiyeline sebep olabilir.והם עוברים לבליטה של ההילוק ואם הם מספיק חזקים
Eğer sinyal yeterince büyük olursa, akson üzerinde bir aksiyon potansiyeline sebep olabilir.النقطة البارزة و إن كانت كبيرة بما فيه الكفاية,
Elektrik potansiyeli ise, birim yük başına yapılması gereken iş miktarıdır.Elektrický potenciál nám v podstatě říká, kolik práce potřebujeme na jednotku náboje.
Elektrik potansiyeli ise, birim yük başına yapılması gereken iş miktarıdır.전위는 저희에게 전하 당 일이 얼마나 필요한지 알려줍니다
Elektrik potansiyeli ise, birim yük başına yapılması gereken iş miktarıdır.Vel, elektrisk potentale fortæller os egentlig hvor meget arbejde som skal bruges pr. enhed ladning, ik'?
Elektrik potansiyeli ise, birim yük başına yapılması gereken iş miktarıdır.В общи линии, електрическият потенциал ни показва колко работа е нужна за единица заряд, нали така?
Elektrik potansiyeli ise, birim yük başına yapılması gereken iş miktarıdır.הפוטנציל החשמלי אומר לנו, מהי העבודה הדרושה, ליחידת מטען.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.Aber wir hier und andere Wegbereiter können das Potential dieser Genauigkeitserhöhung sehen.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.Ale wy, ja oraz inny wynalazcy widzimy potencjał w tym wzroście dokładności.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.Însă voi şi eu şi alţi inventatori, putem vedea potenţialul acestui nou salt în precizie.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.하지만 여러분들과 저, 그리고 다른 혁신가들은 정확도에 있어서 그 다음의 잠재된 도약을 볼 수 있습니다.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.Maar jullie en ik, en andere vernieuwers, zien wel de mogelijkheden van deze volgende stap in precisie.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.Mas vocês, eu e outros inovadores, nós conseguimos ver o potencial nesse próximo passo, em termos de precisão.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.Ma voi, io e altri innovatori riusciamo a vedere il potenziale del prossimo balzo nella precisione.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.Men I og mig og andre innovatore, vi kan se potentialet i det næste spring i akkurathed.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.Pero Uds. y yo y otros innovadores, podemos ver el potencial de este nuevo salto a la precisión.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.Но вы, я и другие инноваторы видят потенциал в следующем прыжке увеличения точности.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.Но с други иновации можем да видим потенциала в този следващ скок на точност.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.אך אתם ואני, וממציאים נוספים, מסוגלים לראות את הפוטנציאל הגלום בקפיצת-דיוק זו.
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.لكن أنت وأنا وبقية المبتكرين ، نحن بإمكاننا تصور الطفرة القادمة في هذه الدقة .
Fakat sizler, ben ve diğer yenilikçiler, duyarlılıktaki bir sonraki atılımdaki potansiyeli görebiliriz.精度の次の飛躍に潜む可能性が見えています 想像してください たとえば AR(拡張現実)のアプリ
Gelecek videoda,uyarılmış bir nöronun gerilim potansiyelinde neler olduğunu göreceğizV dalším videu, budeme mluvit o tom, co se děje s potenciálovým napětím, když je neuron stimulován.
Gelecek videoda,uyarılmış bir nöronun gerilim potansiyelinde neler olduğunu göreceğiz -W następnym filmiku zobaczymy, co się dzieje z różnicą potencjałów, kiedy neuron zostaje pobudzony.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.Bien, pare que tanto la conversación, como el potencial aquí, son muy emocionantes.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.CA: Beh, sembra che sia la conversazione sia le potenzialità qui sono piuttosto emozionanti.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.CA: Czuję, że zarówno dyskusja jak i potencjał jest całkiem porywający.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.CA:
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.CA:
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.CA: Rasanya kedua hal ini dan potensinya cukup menggetarkan.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.CA: Se pare că atât conversația cât și potențialul de aici sunt încântătoare.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.C. A.: Sowohl das Gespräch als auch das Potential hier sind sehr aufregend.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.Et bien, il semblerait que, à la fois, la conversation et le potentiel de tout ça, soient très excitants.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.Hát, úgy érzem, hogy mind ez a beszélgetés, mind ez a lehetőség meglehetősen izgalmas.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.크리스 앤더슨: 여기서 하신 말씀과 가능성 둘 다 상당히 흥분되는군요.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.Vâng có vẻ như cả cuộc trò chuyện và khả năng tiềm ẩn ở đây là khá ly kỳ.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.Έχω την εντύπωση ότι τόσο η συζήτηση όσο και η προοπτική είναι συναρπαστικές.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.КА: Мне кажется, и от общения с вами, и от открывающихся перед нами возможностей просто дух захватывает.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.כריס אנדרסון: ובכן, אני מרגיש כאילו גם השימור וגם הפוטנציאל כאן די מלהיבים.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.ك أ: يبدو أن الحديث والإمكانيات المتعلقة بهذا الأمر جد مثيرة.
Hem bu konuşmanın, hem de bu konudaki potansiyelin oldukça heyecan verici olduğunu düşünüyorum.お話もその可能性も非常にスリルがあると感じました お話いただきありがとうございました
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?"e reconhecer o potencial que todas as crianças possuem? "Quando é que vão incluir as crianças na cidade?
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?"Kdy už se probudíte a rozeznáte potenciál, který je v každém dítěti? Kdy zahrnete dítě do města?
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?내재된 잠재력을 깨닫기 시작할 거죠? 언제 아이들에게 신경을 쓸 건가요??
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?"Obudźcie się i zobaczcie potencjał drzemiący w każdym dziecku. Kiedy weźmiecie dzieci pod uwagę?
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?"Кога ще се събудите и ще осъзнаете потенциала във всяко дете? Кога ще включите детето в града?
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?ותכירו בפוטנציאל הטמון בכל ילד וילד? מתי הילדים יהוו חלק מהעיר?
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?وتدركون الإمكانية التي تسكن كل طفل. متى سوف تضمون الطفل الى المدينة؟
"Her çocuğun potansiyelini farkedip çocukları şehre ne zaman dahil edeceksiniz?子どもが市民の一員になるのはいつでしょう? どうか 子どものことに気持と意識を向けて下さい」
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.In alle eerlijkheid: normaliteit nastreven is het ultieme offer van potentieel.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.Každý z nás má uvnitř dar, a zcela upřímně, honba za normálností je konečná oběť potenciálu.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.그리고 솔직히 말씀드리자면, 정상을 추구하는 것은 결국에는 잠재력을 희생시키게 됩니다.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.Mindenkiben van tehetség, és őszintén szólva a törekvés a normalitásra a lehetőség végleges feláldozása.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.Szczerze mówiąc, dążenie do normalności jest ostatecznym wyzbyciem się potencjału.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.Tutti noi abbiamo un dono e in tutta onestà, inseguire la normalità è il supremo sacrificio del possibile.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.Всички имаме дарове и честно казано, да преследваш нормалността е върховната саможертва на възможното.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.Кожен має дар у собі, і, правду кажучи, погоня за одноманітністю є остаточною пожертвою власними можливостями.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.ובכל הכנות, הרדיפה אחר הנורמליות היא הויתור האולטימטיבי על פוטנציאל.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.وبكل صدق البحث عن "الطبيعية" هي عبارة عن اهدار كبير للامكانيات