Buna tam potansiyelimiz diyoruz.Ми це називаємо усім нашим потенціалом.
Bunların hepsi bir insana dönüşme potansiyeline sahip.Estos tienen el potencial para transformar en un ser humano.
Bunların hepsi bir insana dönüşme potansiyeline sahip.Hanno tutti il potenziale di diventare esseri umani.
Bunların hepsi bir insana dönüşme potansiyeline sahip.Ini semua memiliki potensi untuk berubah menjadi manusia.
Bunların hepsi bir insana dönüşme potansiyeline sahip.Każdy z nich ma potencjał, żeby wykształcić organizm ludzki.
Bunların hepsi bir insana dönüşme potansiyeline sahip.인간으로 발달할 수 있는 가능성을 갖고 있습니다
Bunların hepsi bir insana dönüşme potansiyeline sahip.Ta všechna mají potenciál proměnit se v lidskou bytost.
Bunların hepsi bir insana dönüşme potansiyeline sahip.Toţi aceştia au potenţialul să devină fiinţă umană.
Bunların hepsi bir insana dönüşme potansiyeline sahip.Всички те имат потенциала да се превърнат в хора.
Bunların hepsi bir insana dönüşme potansiyeline sahip.לכולם יש הפוטנציאל להיות בני אדם.
Bunların hepsi bir insana dönüşme potansiyeline sahip.وهذه جميعها يمكن أن تتحول إلى إنسان.
Bunların hepsi bir insana dönüşme potansiyeline sahip.ほとんどの不妊治療クリニック、それらのほぼ半分が彼ら
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Aceasta înseamnă ca totul să funcţioneze la cel mai înalt potenţial fără neglijarea mediului.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Das bedeutet, alles nach bester Möglichkeit zu betreiben, ohne Vernachlässigung der Umwelt.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Dat betekent alles uitvoeren op het hoogste potentieel zonder verwaarlozing van het milieu.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Det innebär att allting körs efter sin högsta förmåga utan miljöförsummelse.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Ez azt jelenti, hogy mindent a legnagyobb hatékonysággal működtetünk, és nem hanyagoljuk el a környezetet sem.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Oznacza to wykorzystanie technologii do maksimum jej możliwości bez degradacji środowiska naturalnego.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Questo significa che tutto opera al massimo delle proprie potenzialità senza trascurare l'ambiente.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Se tarkoittaa että toimitaan suurimmalla mahdollisella kapasiteetilla ilman ympäristön laiminlyöntiä.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.To pomeni delovanje vsega po najboljših zmožnostih brez zanemarjanja okolja.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.To znamená fungování všeho na nejvyšším potenciálu bez zanedbávání životního prostředí.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Αυτό σημαίνει τη λειτουργία των πάντων στην μέγιστη δυνατότητα χωρίς την παραμέληση του περιβάλλοντος.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Това означава, че всичко ще функционира с пълния си потенциал, без да се пренебрегва околната среда.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Это означает управление с наивысшей эффективностью без пренебрежения окружающей средой.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.وهذا يعني تشغيل كل شيء بأعلى امكانياته بدون إهمال البيئة.
Bu ortam Kanzi ve Panbanisha için hiç beklenmedik bir potansiyeli beraberinde getiriyor.Kanziból és Panbanishaból.
Bu ortam Kanzi ve Panbanisha için hiç beklenmedik bir potansiyeli beraberinde getiriyor.잠재력을 끌어냅니다.
Bu ortam Kanzi ve Panbanisha için hiç beklenmedik bir potansiyeli beraberinde getiriyor.Tämä ympäristö tuo esille odottamattomia kykyjä Kanzissa ja Panbanishassa.
Bu ortam Kanzi ve Panbanisha için hiç beklenmedik bir potansiyeli beraberinde getiriyor.אצל קנזי ופנבנישה.
Bu ortam Kanzi ve Panbanisha için hiç beklenmedik bir potansiyeli beraberinde getiriyor.لكل من كانزي وبانبانيشا.
Bu ortam Kanzi ve Panbanisha için hiç beklenmedik bir potansiyeli beraberinde getiriyor.パンバニーシャがハーモニカを楽しんでいます
Burada artı yüklerimiz var ve aksiyon potansiyeli oluşturmamızı sağlar. . .Tady je pak kladný náboj, což spustí akční potenciál ve svalové buňce.
Burada artı yüklerimiz var ve aksiyon potansiyeli oluşturmamızı sağlar. . .Тук имаме плюс и това поражда акционен потенциал в мускулната клетка.
Burada artı yüklerimiz var ve aksiyon potansiyeli oluşturmamızı sağlar. . .אז יש כאן + וזה מפעיל את פוטנציאל הפעולה בתוך תא השריר. אז יש לנו קצת מטען חיובי .
- bu sadece zar potansiyeli- zar üzerindeki voltaj그것은 세포막의 전위차일 뿐이며,
- bu sadece zar potansiyeli- zar üzerindeki voltajY eso es lo que hace este entorno.
- bu sadece zar potansiyeli- zar üzerindeki voltajسلبي طفيف على امكانات الغشاء
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Da qui, ho capito il potenziale che avrebbero avuto altre storie legate ai problemi del mare.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Dostrzegłem potencjał na opowieści o innych problemach oceanu.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Ebben pedig megláttam az esélyét hogy a tengeri problémákkal foglalkozzunk.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.En daarmee zag ik het potentieel om andere verhalen over de problemen in de oceanen te schrijven.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Et avec ça, j'ai vu le potentiel pour commencer à faire d'autres histoires sur les problèmes de l'océan.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Genom detta, såg jag möjligheten till att börja göra andra historier om ytterligare marinfrågor.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.그리고 이를 통해 저는 가능성을 보았습니다. 해양 문제에 대한 다른 이야기들을 시작할 가능성을 말입니다.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Și astfel am văzut posibilitatea de a începe alte reportaje despre problemele din ocean.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Tako sem prepoznal potencial in začel delati druge reportaže o problemih oceanov.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Und dadurch sah ich das Potential darin weitere Geschichten über Probleme im Meer zu machen.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Y con eso, vi el potencial para comenzar a hacer otras notas sobre problemas del océano.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Κι έτσι, είδα την δυνατότητα ν' αρχίσω να ασχολούμαι με άρθρα σχετικά με τα προβλήματα του ωκεανού.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Отож, я побачив потенціал у створенні репортажів про інші проблеми океану.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Чрез това, видях потенциала да започна да правя други истории относно проблемите на океана.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Эта история подтолкнула меня к созданию новых сюжетов о проблемах мирового океана.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.ועם זה, ראיתי את הפוטנציאל להתחיל לעשות כתבות אחרות על בעיות האוקיינוס.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.وبسبب هذا رايت الامكانية في القيام بقصص مشابهة والكشف عن القصص الأخرى حول مشاكل المحيطات.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.取材してみようと思い 魚類の危機についての記事を提案しました。
Bu şekilde de aksiyon potansiyelimiz oluşur.Więc mamy potencjał czynnościowy.
Bu şekilde de aksiyon potansiyelimiz oluşur.Имаме акционен потенциал.
Bu şekilde de aksiyon potansiyelimiz oluşur.כך פועל פוטנציאל התנועה.
Bu şeylerin potansiyelinin bir parçası da ayrılma şekilleri, bu yılanlar yılan parçalarına harika ayrılıyor.Част от потенциала им е как се разделят на части. Тези змии се разделят прекрасно на змийски части.