Çok fazla potansiyel başlangıç noktası var.Има много различни начини да я атакуваме.
Çok fazla potansiyel başlangıç noktası var.יש הרבה דרכים אפשריות פנימה.
Çok fazla potansiyel başlangıç noktası var.هناك الكثير من الطرق المحتملة.
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.Aber das ist teuer, und um das Potenzial zu verstehen... (Lachen) Es ist teuer.
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.Ale to drogo, a potencjał... (Śmiech)
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.Ámbár az költséges és megérteni milyen lehetőség rejlik benne -- (Nevetés) az drága.
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.E scump, dar a înţelege potenţialul -- (Râsete) E scump.
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı. Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!Mais c'est cher, et pour comprendre quel est le potentiel... (Rires) c'est vrai que c'est cher.
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı. Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!Но это дорого, и чтобы понять, какой есть потенциал — (Смех) да, это действительно дорого.
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.Je to dost drahé a pochopit, kde je v tom potenciál, je -- (Smích) -- je to nákladné.
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.하지만 너무 비싸고 가능성을 보면 (웃음)
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.Ma è caro, e per capire quale sia il potenziale - (risate) è caro.
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.Pero resulta caro y para apreciar el potencial -- (Risas) es caro.
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.Αλλά αυτό είναι ακριβό και για να καταλάβετε πιά είναι η προοπτική -- (Γέλια) είναι ακριβό.
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.Но това е скъпо и за да разберем какъв е потенциала -- (Смях) скъпо е.
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.אבל זה יקר, וכדי להבין מה הפוטנציאל פה (צחוק)
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.وهذا مبلغ مرتفع جدا .. ونحن نعلم احتمالات بيعنا لتلك البطاقات (ضحك)
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı.(笑) 確かに高いです でも喜んで買う人もいるんです!
Çok yüksek risk alıp, geri dönüşü de yüksek potansiyelde olabilecek birşey yapıyoruz.Dat zijn het soort zeer risicovolle, maar potentieel zeer rendabele dingen die we doen.
Çok yüksek risk alıp, geri dönüşü de yüksek potansiyelde olabilecek birşey yapıyoruz.Es el tipo de cosas que hacemos, con un riesgo muy alto, pero con un resultado potencialmente muy bueno.
Çok yüksek risk alıp, geri dönüşü de yüksek potansiyelde olabilecek birşey yapıyoruz.Es ist ein Projekt mit sehr hohem Risiko, aber potentiell sehr hohem Gewinn, das wir unternehmen.
Çok yüksek risk alıp, geri dönüşü de yüksek potansiyelde olabilecek birşey yapıyoruz.Este tipul de lucru de foarte mare risc, dar cu o potenţială rentabilitate ridicată, pe care-l facem.
Çok yüksek risk alıp, geri dönüşü de yüksek potansiyelde olabilecek birşey yapıyoruz.사실 위험성이 높긴 하지만 잠재적으로 큰 혜택을 볼 수도 있는 일입니다.
Çok yüksek risk alıp, geri dönüşü de yüksek potansiyelde olabilecek birşey yapıyoruz.Le cose che facciamo sono quel tipo di cose ad alto rischio, ma che potenzialmente hanno un'alta resa.
Çok yüksek risk alıp, geri dönüşü de yüksek potansiyelde olabilecek birşey yapıyoruz.Именно такими рискованными задачами, с потенциально высокой прибылью, мы занимаемся.
Çok yüksek risk alıp, geri dönüşü de yüksek potansiyelde olabilecek birşey yapıyoruz.Това са неща с голям риск, но потенциално с много добра възвращаемост.
Çok yüksek risk alıp, geri dönüşü de yüksek potansiyelde olabilecek birşey yapıyoruz.יש בזה סיכון רב מאוד, אבל גם המון רווח גלום בזה הדבר שאנחנו עושים.
Çok yüksek risk alıp, geri dönüşü de yüksek potansiyelde olabilecek birşey yapıyoruz.قد يكون لهُ مخاطر كبيرة، ولكنهُ ذو أرباح مُحتملة عالية؛ ما نفعلهُ.
Çok yüksek risk alıp, geri dönüşü de yüksek potansiyelde olabilecek birşey yapıyoruz.僕らがやっていることは 非常にリスクが高いが リターンが非常に高い可能性がある 全く別の分野に話を変えよう
Çünkü bazı yönlerden, aynalar insanların kendilerini potansiyel aktör olarak keşfetmelerinin ilk yolu.어떤 의미에서 이를 통해 사람들이 처음 행동의 주체로서의 자신의 잠재력을 처음 발견하기 때문입니다. 또 자신의 주체적 힘을 깨닫기 때문입니다.
Çünkü bazı yönlerden, aynalar insanların kendilerini potansiyel aktör olarak keşfetmelerinin ilk yolu.בגלל שזה, במובן מסויים, הדרך הראשונה, שבה אנשים מגלים את הפוטנציאל שלהם כשחקנים, ומגלים את היכולת שלהם.
Çünkü bazı yönlerden, aynalar insanların kendilerini potansiyel aktör olarak keşfetmelerinin ilk yolu.自らの働きを見る 最初の場所だからです 「この鏡の中の人誰だろう? あ、これ自分だ!」
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Fordi jeg tror kun gennem usikkerhed er der mulighed for at forstå.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Jag tror att enbart genom osäkerhet når man förståelse.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Karena saya berpikir hanya melalui ketidakpastian ada potensi untuk mengerti.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.왜냐하면 저는 불확실성이 이해의 전제조건이라고 생각하기 때문입니다.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Mert azt hiszem csak a bizonytalanságon keresztül van lehetőség a megértésre.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Parce que je pense qu'il n'y a de potentiel pour comprendre qu'à travers l'incertitude.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Perché credo solo attraverso l'incertezza si crea il potenziale per comprendere.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Ponieważ uważam, że tylko przez w niepewności jest potencjał rozumienia.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Porque creo que sólo a través de la incertidumbre hay potencial para el entendimiento.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Porque penso que só através da incerteza há potencial para a compreensão.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Pretože si myslím, že iba prostredníctvom neistoty môžme dosiahnuť porozumenie.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Protože si myslím, že jen skrze nejistotu existuje potenciál pro porozumění.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Vì tôi nghĩ chỉ thông qua sự mơ hồ mới có tiềm nắng cho hiểu biết.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Want ik denk dat we alleen door zekerheid een mogelijkheid hebben om te begrijpen.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Weil ich glaube, dass es nur durch Ungewissheit Potenzial für Verstehen gibt.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Γιατί πιστεύω ότι μόνο μέσα της αβεβαιότητας υπάρχει δυνατότητα για κατανόηση.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Бо, на мою думку, саме невизначеність дає потенціал для розуміння.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Ведь только посредством неопределённости, неустойчивости, образуется возможность понимания.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.Защото мисля, че само чрез несигурност има потенциал за разбиране.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.מפני שאני חושב שרק דרך אי הודאות מגיע פוטנציאל ההבנה שלנו.
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.لانني أظن أنه بعدم معرفتنا اليوم .. هنالك أملٌ للفهم غداً
Çünkü bence anlama potansiyelimiz ancak belirsizlik sayesinde var.もしまだ確信に満ちている人がいるなら
Çünkü gerilim potansiyel farktır.Dlatego, że napięcie jest różnicą potencjałów.
Çünkü gerilim potansiyel farktır.전위차는 두 지점의 전기적 위치에너지의 차이이므로 절대적인 크기가 없습니다
Çünkü gerilim potansiyel farktır.Pretože napätie je rozdiel potenciálu.
Çünkü gerilim potansiyel farktır.Protože napětí je rozdíl potenciálu.
Çünkü gerilim potansiyel farktır.Бо наруга - це різниця потенціалів.
Çünkü gerilim potansiyel farktır.Защото волтажът е възможна разлика.