Elektrik potansiyel ise aynı işi birim yüklü parçacık ile yapmak için gereken enerji miktarı.פוטנציל חשמלי אומר מהי העבודה הדרושה כדי להניע מטען כלשהו, ליחידת מטען, מכאן לכאן.
Elektrik potansiyelleri olsa onu da eklerdik. -Pokud by měly elektrický potenciál, přičteme ho také.
Elektrik potansiyelleri olsa onu da eklerdik. -Wenn wir elektrisches Potential hätten, dann würden wir das dazutun. nn
Elektrik potansiyelleri olsa onu da eklerdik. -אם יש איזשהו פוטנציל חשמלי, גם הוא מוכל.
Elektriksel potansiyel (elektrik gerilim) ise konumla ilgilidir. -Elektriske potentiale, eller elektrisk potentiale er tilknyttet en position.
Elektriksel potansiyel (elektrik gerilim) ise konumla ilgilidir. -전기 위치, (=전위)는 위치가 있습니다
Elektriksel potansiyel (elektrik gerilim) ise konumla ilgilidir. -Potencial eléctrico, o potencial eléctrico, esto es asociado a una posición.
Elektriksel potansiyel (elektrik gerilim) ise konumla ilgilidir. -Potencjał elektryczny jest związany jest związany z pozycją.
Elektriksel potansiyel (elektrik gerilim) ise konumla ilgilidir. -פוטנציל חשמלי קשור למקום.
Elektriksel potansiyel enerjide de referans noktasını seçme özgürlüğü vardır.כובדית - נראה בהמשך גם אנרגיה פוטנצילית
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Electrostatische potentiaal (ESP)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Elektrostatický potenciál (ESP)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Elektrostatisches Potential (ESP)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Elektrostatisk potentiale (ESP)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Elektrostatisk potential (ESP)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Potencial eléctrico (ESP)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Potencial Electrostático (ESP)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Potencjał elektrostatyczny (ESP)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Potentiel électrostatique (PES)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Potenziale elettrostatico (ESP)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Ηλεκτροστατικό δυναμικό (ESP)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Електростатичний потенціал (ESP)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)Электростатический потенциал (ESP)
Elektrostatik Potansiyel (ESP)静電ポテンシャル (ESP)
En az bir atışı potaya sokmamın olasılığı aslinda 3 tanesini de sokamamanın olasılığı3つ全てが失敗するのではない確率です。 これが、腑に落ちることを願いますよ。
En az bir atışı potaya sokmamın olasılığı aslinda 3 tanesini de sokamamanın olasılığıA probabilidade de se obter pelo menos um é essencialmente a probabilidade de não errar todos os três.
En yeni tahminlere göre, neredeyse 733 ton olan potansiyel küresel eroin üretimi artmaya devam etmiştir.Cocaïnehandel via West-Afrika: een gebied van zorgen actie
En yeni tahminlere göre, neredeyse 733 ton olan potansiyel küresel eroin üretimi artmaya devam etmiştir.Egyre szélesebb körben folyik vita a kialakuló kannabiszpiac hatásairól.
En yeni tahminlere göre, neredeyse 733 ton olan potansiyel küresel eroin üretimi artmaya devam etmiştir.Najnovejše ocene kažejo, da se svetovna proizvodnja heroina, ki je ocenjena na 733 ton, še vedno povečuje.
Evet bu anlattığımız potansiyel enerjiydi.Ahora es energía potencial.
Evet bu anlattığımız potansiyel enerjiydi.Det er altså potentiel energi.
Evet bu anlattığımız potansiyel enerjiydi.그게 위치에너지라면
Evet bu anlattığımız potansiyel enerjiydi.To by bylo k potenciální energii.
Evet bu anlattığımız potansiyel enerjiydi.Така, това е потенциална енегрия.
Evet bu anlattığımız potansiyel enerjiydi.זאת אנרגיה פוטנצילית חשמלית.
Evet, kelimelerimiz elektrik potansiyel enerjisi그래서 그 두 단어들은 전기의(electrical) -아니면
Evet, kelimelerimiz elektrik potansiyel enerjisiPor lo que las dos palabras son eléctricas--o a veces verás eléctrico en vez de eléctrico.
Evet, kelimelerimiz elektrik potansiyel enerjisiSå de to ord er elektriske -- og nogle gange vil du se elektrisk, i stedet for elektriske.
Evet, kelimelerimiz elektrik potansiyel enerjisiTakže ty dva výrazy jsou ... ["electrical" nebo "electric"]
Evet, kelimelerimiz elektrik potansiyel enerjisiTe dwa słowa są "elektryczne" czasem można zobaczyć ang. electric zamiast electrical electrical
Evet, kelimelerimiz elektrik potansiyel enerjisiИ по-точно за
Evet, kelimelerimiz elektrik potansiyel enerjisiהמונחים הם: אנרגיה
Evet onlar orada daha fazla bağlı olarak kalmaz Buradaki potasyumlar hücrenin içine salınırlarEles não são tão bons em se ligar ou em segurar esses sódios então os sódios são liberados dentro da célula.
Evet onlar orada daha fazla bağlı olarak kalmaz Buradaki potasyumlar hücrenin içine salınırlarNejsou tak dobré v tom, aby zůstali navázány, takže tyto draslíky jsou vypuštěny do buňky.
Evet, potansiyel enerjinin ½ K çarpı x^2 ye eşit olduğunu söyleyebilirsiniz. -Ми просто скажемо, що потенційна енергія дорівнює 1/2К помножити на х у квадраті, дорівнює 1/2
Evet, potansiyel enerjinin ½ K çarpı x^2 ye eşit olduğunu söyleyebilirsiniz. -האנרגיה הפוטנציאלית שווה ל- 1/2K כפול המרחק x בריבוע, כלומר 1/2K
Evet, sürücü tepenin uç noktasından harekete başlıyor ve bu durumda kesinlikle potansiyel enerjiye sahiptir.Czyli rowerzysta rusza ze szczytu tego wzgórza. Czyli zdecydowanie trochę energii potencjalnej.
Evet, sürücü tepenin uç noktasından harekete başlıyor ve bu durumda kesinlikle potansiyel enerjiye sahiptir.Je tu tedy určitě nějaká potenciální energie. Dokud se nehýbe, není tam žádná kinetická energie.
Evet, sürücü tepenin uç noktasından harekete başlıyor ve bu durumda kesinlikle potansiyel enerjiye sahiptir.그럼 운전수는 언덕의 꼭대기에서 출발힙니다 그러므로 반드시 일정량의 위치에너지를 가지고 있습니다
Evet, sürücü tepenin uç noktasından harekete başlıyor ve bu durumda kesinlikle potansiyel enerjiye sahiptir.Отже, він стартує з вершини цього пагорба. Це точно деяка потенційна енергія.
Evet, sürücü tepenin uç noktasından harekete başlıyor ve bu durumda kesinlikle potansiyel enerjiye sahiptir.הרוכב מתחיל את תנועתו בראש הגבעה. ברור שיש לו אנרגיה פוטנציאלית מסוימת.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -Ale kiedy pozderzają się trochę tutaj i dotrą tutaj, doświadczą pewnego spadku potencjału.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -그러나 전자들은 여기저기 부딪히면서 전기적 위치에너지를 조금 잃게 됩니다
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -Pero despues de haber chocado un poco ellos llegan ahi, habiendo experimentado una caida en el potencial.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -Potom, čo pár krát narazili a dostali sa sem, dostávajú sa do úbytku potenciálu.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -Potom, co párkrát narazily a dostaly se sem, dochází zde k úbytku potenciálu.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -Але коли вони трохи поштовхалися навкруги і дісталися сюди, вони зазнали падіння потенціалів.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -Но след като са се сблъскали малко и са стигнали тук, те са претърпели възможен спад.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -אבל אחרי שהם מתנגשים מעט מסביב הם מגיעים לפה, והם חווים מעט נפילת פוטנציאל.
Fakat cismin momentumu, yayın bütün kinetik enerjisi potansiyel enerjiye dönüşene kadar yayı sıkıştıracak. -용수철이 물체의 모든 운동에너지를 퍼텐셜에너지로 바꿀때까지는 그렇습니다