Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Chúng đang di chuyển xung quanh trường hấp dẫn tiềm năng của cụm thiên hà, OK.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.De bevæger sig rundt i denne hobs gravitationelle potentialbrønd, OK.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Ele se deplasează în această fântână de potenţial gravitaţional a grupului.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Elles tournent dans ce potentiel gravitationnel autour de cet amas, d'accord.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Mas estas galáxias estão a mover-se a altíssimas velocidades.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Mereka bergerak mengitari sumber potensial gravitasi di kelompok ini.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Pohybují se uvnitř potenciálu gravitační studny téhle kupy.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Poruszają się w studni potencjału grawitacyjnego gromady.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.은하들은 이 은하단의 중력장 우물(potential well) 안에서 움직입니다.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Se están moviendo alrededor de este pozo gravitatorio del cúmulo.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Sie bewegen sich innerhalb des Gravitations-Potenzials des Clusters.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Ze bewegen in de potentiaalput van de zwaartekracht van deze cluster, oké.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Κινούνται μέσα σε αυτό το βαρυτικό δυναμικό αυτού του συμπλέγματος.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Они вращаются в яме гравитационного потенциала скопления.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.Те се въртят в гравитационната среда на своя клъстер.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.הן נעות בתוך באר הכבידה הפוטנציאלית של הצביר.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.إنها تدور بسبب نطاق جاذبية ذلك التجمع الهائل ، حسنا.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.全ての銀河は このように動いているわけで
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.Acestea sunt trei specii de hominide dispărute, potenţiali strămoşi ai oamenilor.
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.Ce sont trois espèces disparues d'hominidés, ancêtres humains potentiels.
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.Dies sind drei ausgestorbene Hominidenspezies und mögliche Vorfahren der Menschen.
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.Dit zijn drie uitgestorven soorten van mensachtigen, mogelijke voorouders van de mens.
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.Estas son tres especies extintas de homínidos, potenciales ancestros humanos.
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.Ini adalah tiga spesies hominid yang sudah punah, kemungkinan moyang manusia.
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.이것은 멸종된 세 가지의 인류의 조상입니다, 가능성있는 인간 조상들입니다.
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.Oto trzy wymarłe gatunki hominidów, potencjalni przodkowie ludzi.
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.Queste sono tre specie estinte di ominidi, potenzialmente antenati degli umani.
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.Това са три изчезнали видове от човекоподобни, възможни прародители на човека. възможни прародители на човека.
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.Это три вымерших вида гоминидов, наших потенциальных предков.
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.אלה 3 מיני הומינידים שנכחדו, אבות קדמונים אפשריים.
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.هناك ثلاثة اجناس بشرية منقرضة كلها تعتبر اصول محتملة للبشر
Bunlar nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları.人間の祖先かもしれません リーキー夫妻が タンザニアのオルドヴァイ峡谷で発見し
Bu noktada, yayda oldukça fazla potansiyel enerji depolandığını biliyorduk. -그리고 우리가 배웠들이 이 지점에서 용수철은 큰 퍼텐셜에너지를 가지고 있습니다
Bu noktada, yayda oldukça fazla potansiyel enerji depolandığını biliyorduk. -Zjistili jsme, že v tomto bodě má mnoho potenciální energie.
Bu noktada, yayda oldukça fazla potansiyel enerji depolandığını biliyorduk. -למדנו שבנקודה הזאת אגורה בו הרבה אנרגיה פוטנצילית.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Aceasta înseamnă ca totul să funcţioneze la cel mai înalt potenţial fără neglijarea mediului.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Das bedeutet, alles nach bester Möglichkeit zu betreiben, ohne Vernachlässigung der Umwelt.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Dat betekent alles uitvoeren op het hoogste potentieel zonder verwaarlozing van het milieu.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Det innebär att allting körs efter sin högsta förmåga utan miljöförsummelse.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Ez azt jelenti, hogy mindent a legnagyobb hatékonysággal működtetünk, és nem hanyagoljuk el a környezetet sem.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Oznacza to wykorzystanie technologii do maksimum jej możliwości bez degradacji środowiska naturalnego.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Questo significa che tutto opera al massimo delle proprie potenzialità senza trascurare l'ambiente.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Se tarkoittaa että toimitaan suurimmalla mahdollisella kapasiteetilla ilman ympäristön laiminlyöntiä.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.To pomeni delovanje vsega po najboljših zmožnostih brez zanemarjanja okolja.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.To znamená fungování všeho na nejvyšším potenciálu bez zanedbávání životního prostředí.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Αυτό σημαίνει τη λειτουργία των πάντων στην μέγιστη δυνατότητα χωρίς την παραμέληση του περιβάλλοντος.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Това означава, че всичко ще функционира с пълния си потенциал, без да се пренебрегва околната среда.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Это означает управление с наивысшей эффективностью без пренебрежения окружающей средой.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.وهذا يعني تشغيل كل شيء بأعلى امكانياته بدون إهمال البيئة.
Bunun potansiyel bir büküm noktası olduğunu biliyoruz.Ya sabemos que esto es un posible punto de inflexión. Permítanme círculo en rojo.
Bunun potansiyel bir büküm noktası olduğunu biliyoruz.Вече знаем, че това ни е потенциална инфлексна точка
Bunun potansiyel bir büküm noktası olduğunu biliyoruz.Мы уже знаем, что это -- потенциальная точка перегиба.
Bunun potansiyel bir büküm noktası olduğunu biliyoruz.اننا بالفعل نعرف ان هذه نقطة انقلاب ممكنة
Bunun potansiyel bir ticaret dengesizliği oluşturması hakkında gerçekten düşünmek gerek.Ale teraz chciałbym zastanowić się nad tym jak rozwiązać kwestię ujemnego bilansu handlowego.
Bunun potansiyel bir ticaret dengesizliği oluşturması hakkında gerçekten düşünmek gerek.Nhưng tôi muốn nghĩ xem làm cách nào mà điều này lại có thể giải quyết được sự mất cân bằng thương mại.
Bunun potansiyel bir ticaret dengesizliği oluşturması hakkında gerçekten düşünmek gerek.Але я справді хочу обговорити, як це потенційно вирішить торговельний дисбаланс
Bunun potansiyel bir ticaret dengesizliği oluşturması hakkında gerçekten düşünmek gerek.Но я, на самом деле, хочу обсудить каким образом это может теоретически разрешить нарушение торгового баланса.
Bunu potansiyel olarak klinik bir uygulama olabileceğini düşündüğümüz bir hikayeyle kapatmak istiyorum.Am dorit să închid cu o poveste, care credem că ar putea reprezenta o aplicaţie clinică.
Bunu potansiyel olarak klinik bir uygulama olabileceğini düşündüğümüz bir hikayeyle kapatmak istiyorum.Concludo con una storia che crediamo potrebbe trovare applicazioni cliniche.
Bunu potansiyel olarak klinik bir uygulama olabileceğini düşündüğümüz bir hikayeyle kapatmak istiyorum.Egy történettel akartam befejezni, ami szerintünk lehetne egy klinikai jellegű felhasználás.