Bu, eksponensiyel sönüm terimi ile çarpılmış bir Coulomb potansiyelidir.Il s'agit d'un potentiel de Coulomb multiplié par une exponentielle d'amortissement.
Fred Weasley ve George Weasley, Harry Potter serisindeki hayali karakterler.Fred et George Weasley, personnages dans la saga Harry Potter.
Diğer keşfedilmemiş yanardağlar potansiyel olarak aktif olabilir.D'autres volcans endormis peuvent être potentiellement actifs.
Gebiz henüz keşfedilmemiş turizm potansiyeline sahip önemli bir yerleşim yeridir.La municipalité possède un certain potentiel touristique encore peu exploité.
Bunlar arasında azot, fosfat ve potasyum en önemlileridir.Les éléments nutritifs les plus importants sont l'azote, le phosphore et le potassium.
Buffy, Faith, Xander, Spike ve hazır olan eski potansiyeller birlikte yola çıkarlar.Buffy, Faith, Spike et les potentielles se rendent au sceau.
Harry Potter ve Azkaban Tutsağ (DVD).Harry Potter et le Prisonnier d'Azkaban.
Seride ilk kez Harry Potter ve Azkaban Tutsağı'nda görünmüştür.Il apparaît pour la première fois dans Harry Potter et le Prisonnier d'Azkaban.
Harry Potter filmlerindeki Arthur Weasley rolü ile ünlüdür.Il a notamment interprété le rôle d'Arthur Weasley dans les adaptations cinématographiques de Harry Potter.
Harry Potter ve Sırlar Odası.Article détaillé : Harry Potter et la Chambre des secrets.
Potsdamer Platz, Berlin'de bulunan bir kent meydanıdır.Potsdamer Platz, une place au centre de Berlin.
Bunlara en iyi örnekler Lily Potter ve Hermione Granger'dir.Meilleur ami de Harry Potter et d'Hermione Granger.
Usulsuzlük ^ Joseph Potvin.Le chemin des âmes, Joseph Boyden.
Bundan sonra sadece önünde tek engel kalmıştır: Harry Potter.La seule personne à y avoir survécu est Harry Potter.
Daha çok amonyum ve potasyum perkloratlar tercih edilir.Il convient de favoriser plutôt le phosphore et la potasse.
Diğer potansiyel kuyu cesitleri elektriksel ve magnetik potansiyel kuyular içerir.D'autres types de puits de potentiel existent comme l'électrique ou le magnétique.
Kralın, kral ailesinin, saraydakilerin potrelerini yapıyordu.Le roi et le chef de l’Église travaillaient main dans la main.
Robin ise ona, potansiyelleri sınamaları gerektiğinden bahseder.Martha le met au défi de prouver ses pouvoirs.
Belediyenin merkezi Zubin Potok’tur.L'Ibar traverse la ville de Zubin Potok.
Çeşitli potansiyel çekirdek panik durumları giderir.Des scènes de panique ont lieu,.
Potur : Alta giyilen giyisidir.Échange de vêtements sous la menace.
Potenza, İtalyancada güç, kuvvet anlamına gelir.Traductions : Italie (it) Il potere al popolo.
Yatırım potansiyeli olarak daha çok gıda üzerine yoğunlaşılmıştır.Plus important peut-être, des fonds sont alloués à la recherche.
Bir kere potansiyel gözlem sonuçları mümkün olduğunda deneysel gözlemlerle karşılaştırılabilir.Même avec ces approximations, la comparaison acceptable avec des résultats expérimentaux est possible.
İlk olarak Benjamin, Blackheath'teki Reverend John Potticary's school adlı küçük bir okula giderdi.Environ deux ans plus tard, il fut envoyé à l'école du révérend John Potticary à Blackheath.
Potansyel Avcılar şaşkındır.Euskomedia Chasseurs basques.
Potasyum ve bileşikleri alevde viole renk verir.La carnallite fond facilement et colore la flamme en violet.
USPSTF, bu testin potansiyel faydalarının beklenen zararlarına üstün olmadığı kararına varmıştır.La probabilité de succès doit être plus forte que les dommages imposés.
Kızıl Kmerler, Pol Pot'un 15 Nisan 1998'de kalp krizi sonucu öldüğünü açıklamışlardır.1998 15 avril : mort de Pol Pot, d'une crise cardiaque.
Dolayısıyla potansiyel olarak mutajenik ve kanserojeniktirler.Pour cette raison, il est mutagène et cancérigène.
Bu süreç, potasyum-argon yaş tayini yönteminin temelini oluşturmaktadır.Cette réaction est utilisée dans la datation au potassium-argon.
Potasyum ferrosiyanür metal kompleks bileşiğinin 4− potasyum tuzudur.Ordre des Bromeliales Bromeliaceae ?Rapateaceae 4.
Edward Remus "Teddy" Lupin, Remus Lupin ve Nymphadora Tonks'un tek oğulları ve Harry Potter'ın vaftiz oğlu.Lupin, Teddy Fils de Nymphadora Tonks et de Remus Lupin.
Bu aşamada; Oluşacak durumların krize dönüşebilecek bir potansiyeli var mıdır?N'y a-t-il pas là un risque de voir le conflit reprendre ?
Turizm potansiyeline sahiptir.Le potentiel touristique est considérable.
Potlaç şarkıları (potlatch songs) potlaç denen törenlerde hediyeleşme yapılırken söylenir.Les Blancs croient que lorsque nous faisons des séances de chamanisme nous chantons.
Potohar, bölgede çok sayıda önde gelen siyasi ve askeri kişilere ev sahipliği yapmaktadır.Sur place, ils rencontrent plusieurs personnalités politiques et juridiques importantes de la ville.
Bunun için elektrik potansiyelinin birimi volt olarak isimlendirildi.Oui, c'est par lui qu'est remplie l'enveloppe d'énergie vitale.
III. Felipe tahta geçtiği zaman Potekizli Yeni Hristiyanlar daha rahat nefes almaya başladı.Si la décadence commence à s'installer, Thierry III demeure assez chrétien.
Potaya daha iyi ulaşabiliyorum.Plus fine : voir Topologie plus fine.
Bu dört element sadece bu kapasiteyle ve bazı potansiyel işlerle ilgili olmasına göre oluşur.Ces révélations expliquent certaines facettes de son caractère et certaines de ses capacités.
Nehir (Yunanca: Το Ποτάμι, To Potami), Yunanistan'da bir sosyal liberal siyasi partidir.La Rivière (το Ποτάμι), parti politique grec.
Pivot veya Beş numara basketbolda pota altında oynayan oyunculara denir.Le cinq majeur, ou cinq de base, est le nom donné aux cinq joueurs qui commencent un match de basket-ball.
Bir ısırık ayrıca potansiyel olarak ölümcül olan anaflaktik reaksiyonu tetikleyebilir.Une morsure peut également causer une réaction anaphylactique, pouvant être mortelle.
Potyomkin Zırhlısı Ayaklanması, 27 Haziran 1905'te yaşanan ayaklanma.Le début du soulèvement armé est prévu pour juin 1905.
Çünkü çıkıştaki iş, girişte yapılan işin potansiyeli ile karşılaştırılır.C’est-à-dire si la sortie est proportionnelle à l'entrée.
Potasyum içerdiğinden yanma ile leylak renkli bir alev oluşturur.Avec le potassium, la flamme est de couleur lilas.
Yerçekimi potansiyel enerjisi doğrudan ısıya dönüştü.L'énergie absorbée est transformée en chaleur.
"Şimdi," der köşede bekleyen potansiyellere.Ils abordent l'actualité « sous l’angle de la banlieue ».
Albus Severus Potter, Harry Potter ve Ginny Potter (Weasley)'nin ikinci çocukları.Albus Severus Potter est le second fils de Harry et Ginny.
Potyomkin Zırhlısı, Rus savaş gemisi.Article détaillé : Aviation navale russe.
Potsdam'da yaklaşık 20 göl ve nehir vardır.Dans l'ensemble, on trouve environ 20 plans d'eau à Potsdam.
Harry Potter'ı da bu klübe sokmaya çalışmıştır.Peter Walton a aussi été formé dans ce club.
Pottolar ağaçlarda yaşarlar.Les imagos vivent sur les arbres.
Potato Mine: Zombileri patlatır fakat hazırlanması için biraz zaman gerekir.Droïde sniper : ce droïde a un tir centralisé, bien que le blaster prenne du temps à se recharger.
"Living with Harry Potter" (İngilizce).«Living with Harry Potter» (en inglés).
Üniversitenin kantininde çalışan Bill Potts, Doktor'un ofisine çağrılmıştır.Bill Potts, que trabaja en la cantina de la universidad, es llamada al despacho del Doctor.
Lucien Pothier 2 saat 49 dakika ve 21 saniye sonrasında ikinci.Lucien Pothier fue segundo a 2 horas, 59 minutos y 21 segundos.
Aşağı katta, potansiyel avcılar Anabelle'in ölümü üzerinde konuşmaktadır.En el primer piso, las demás Potenciales están preocupadas por la muerte de Anabelle.
Ayrıca Potsdam Üniversitesi de Potsdam‘da bulunmaktadır.La Universidad de Potsdam se encuentra en Potsdam.