Ana içeriğe geç
Sözlük

postacı ile cümle

postacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.لأنه لا توجد سوق لسيارات نقل البريد.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.郵便トラックと同じように
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.Als je in New York woont, dan weet je hoe die fietskoeriers zich verplaatsen.
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.Dacă locuieşti în New York, ştii cum se mişcă aceşti curieri pe bicicletă.
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.Jeśli jesteście z tego miasta to wiecie w jaki sposób oni jeżdżą,
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.뉴욕에 사신다면 오토바이 배달부의 움직임을 아시겠죠.
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.Nếu sống ở New York, bạn sẽ biết người đưa thư chạy như thế nào
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.Se vivem em Nova Iorque, sabem como os estafetas de bicicleta correm.
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.Si uno vive en Nueva York sabe como se desplazan los mensajeros.
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.Si vouz habitez à New York, vous savez comment les messagers à vélo se déplacent.
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.Wenn sie in New York leben, wissen sie wie sich die Fahrrad-Kuriere bewegen.
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.Ако живеете в Ню Йорк, знаете как се движат тези куриери.
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.Если вы живете в Нью-Йорке, вы знаете, как передвигаются рассыльные на велосипедах.
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.אם חייתם בנ"י, אתם יודעים איך שליחי האופניים נוסעים.
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.إذا كنت تعيش في نيويورك ، فإنك تعرف كيف تحرك درجات النقل .
Eğer New York'ta yaşıyorsanız bisikletli postacıların nasıl haraket ettiğiniz biliyorsunuzdur.ただ 設計図などを筒状のケースに 入れて配達してるとは知らず
Evet, bir postacıyım.Συγχαρητήρια.
O konuyu o postacı belirtildiği gibi, ve taşıyıcı söyledim ertesi günü onları getirin.Hän kertoi hän oli maininnut asiasta postimies, ja että kantaja voisi tuo heidät seuraavana aamuna.
O konuyu o postacı belirtildiği gibi, ve taşıyıcı söyledim ertesi günü onları getirin.Ea ia spus ea a menţionat problema la poştaş, şi că transportatorul ar putea a le aduce pe a doua zi.
O konuyu o postacı belirtildiği gibi, ve taşıyıcı söyledim ertesi günü onları getirin.Elmondta neki, ő említi az ügyet a postás, és a fuvarozó is azokat át a holnap.
O konuyu o postacı belirtildiği gibi, ve taşıyıcı söyledim ertesi günü onları getirin.Hon berättade att hon hade nämnt saken till brevbäraren, och att transportören kan föra dem över i morgon.
O konuyu o postacı belirtildiği gibi, ve taşıyıcı söyledim ertesi günü onları getirin.Ona mu je povedala, da je omenjeno zadevo poštar, in da bi lahko prevoznik jih prinašajo več kot na jutri.
O konuyu o postacı belirtildiği gibi, ve taşıyıcı söyledim ertesi günü onları getirin.Povedala mu, že sa zmienil o vec poštár a že dopravca môže priviesť viac než na zajtra.
O konuyu o postacı belirtildiği gibi, ve taşıyıcı söyledim ertesi günü onları getirin.Powiedziała mu, że wspomniał sprawę do listonosza, i że przewoźnik może wprowadzą je na jutro.
O konuyu o postacı belirtildiği gibi, ve taşıyıcı söyledim ertesi günü onları getirin.Řekla mu, že se zmínil o věc pošťák a že dopravce může přivést více než na zítra.
O konuyu o postacı belirtildiği gibi, ve taşıyıcı söyledim ertesi günü onları getirin.그녀는 시신에 대한 문제를 언급하고, 운송인이 수했다고 the 모로 그들을 데려와.
O konuyu o postacı belirtildiği gibi, ve taşıyıcı söyledim ertesi günü onları getirin.Тя му казала, тя бе споменато въпроса за пощальон, и че превозвачът може да им донесе на другия ден.
O konuyu o postacı belirtildiği gibi, ve taşıyıcı söyledim ertesi günü onları getirin.وقالت له انها قد ذكر هذه المسألة إلى ساعي البريد ، ويمكن أن الناقل تقديمهم أكثر من يوم الغد.
O konuyu o postacı belirtildiği gibi, ve taşıyıcı söyledim ertesi günü onları getirin.明日にそれらを引き入れる。 "あなたが最初に出現することが確実な?"と彼は言った。
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.Arată ca un camion poştal.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.Elles ressemblent à des voitures de facteur.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.Es sieht so aus wie ein Post-LKW.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.Hij ziet eruit als een postauto.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.Kelihatannya seperti truk kantor pos.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.어떻게 해도 우편 배달 트럭인 걸 알 수 있습니다.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.Parece un camión de correo.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.Sản phẩm của chúng tôi cũng như xe thư báo vậy.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.Sono unici, identificabili.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.Wyglądają jak ciężarówki pocztowe.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.Μοιάζει με φορτηγό ταχυδρομείου.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.Изглежда като пощенска кола.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.Он выглядит как почтовый грузовик.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.היא נראית כמו משאית דואר.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.إنها تبدو مثل سيارة نقل البريد.
Postacı arabası gibi duruyorlar çünkü.色をつけるとか何でもいいのです
Postacı, kömürcü, buz satıcısı değil gelen; onlar zaten geldiler bugünInte brevbäraren eller iskarlen, de har redan varit här.
Postacı, kömürcü, buz satıcısı değil gelen; onlar zaten geldiler bugünListonosz, lodziarz i dostawca węgla, już dziś tu byli.
Postacı, kömürcü, buz satıcısı değil gelen; onlar zaten geldiler bugünSé que no es el cartero, el carbonero, el helador, porque ya han estado hoy.
Postacı, kömürcü, buz satıcısı değil gelen; onlar zaten geldiler bugünTôi biết đó không thể là người đưa thư, người làm than, người đưa nước đá, họ đã đến hôm nay rồi.
Postacı, kömürcü, buz satıcısı değil gelen; onlar zaten geldiler bugünVím že to nemůže být pošťák, uhlíř, zmrzlinář. Ti už tu hned byli.
Postacı, kömürcü, buz satıcısı değil gelen; onlar zaten geldiler bugünЗнам, не може да е пощаджията, въглищарят, разносвачът на лед, те дойдоха досега.
Postacı, kömürcü, buz satıcısı değil gelen; onlar zaten geldiler bugün雑貨屋 肉屋 パン屋じゃない あんなノックじゃない
Postacı Otto geldi.- Μα είναι ακριβό δώρο.
Postacı veya ulak kesik bambu sırığının sonuna sarılmış postayı taşıyor.Domaine Public. Messager ou facteur livrant du courrier maintenu serré au bout d'un morceau de bambou.
Postacı veya ulak kesik bambu sırığının sonuna sarılmış postayı taşıyor.Messaggero o postino che regge la posta da consegnare con un'asta di bambù tagliata a metà.
Postacı veya ulak kesik bambu sırığının sonuna sarılmış postayı taşıyor.Το γράμμα είναι δεμένο στην άκρη ενός καλαμιού μπαμπού.
Postacı veya ulak kesik bambu sırığının sonuna sarılmış postayı taşıyor.Курьер или почтальон, доставляющий письмо, закрепленное на конце бамбуковой палки.
Siz de bize şaka yapmak istediniz, ha Bay Postacı?"Ποιος από σας το έκανε αυτό;"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod