Ana içeriğe geç
Sözlük

portre ile cümle

portre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Anıtın yan yüzlerinde birer asker heykeli, üstlerindeki madalyonlarda ise iki kadın portresi yer almaktadır.Aan iedere zijkant van het standbeeld staat een soldaat met een medaillon met daarop twee vrouwelijke figuren.
George Boleyn'in bugünlere gelebilmiş hiçbir portresi yoktur.Er staan geen nummers meer van Bob McDill op.
Fakat Anthony van Dyck asıl başarısını eşsiz portreciliğine borçludur.Anthony van Dyck schilderde zijn portret.
Ayrıca, portre ressamı olarak ünlendi.Duyvewaardt werd ook geroemd als portrettist.
Nişan, Osmanlı hükümdarının bir portresi ile mücevher madalyon ile bezenmiştir.Het versiersel is een met juwelen versierd medaillon met het portret van de Ottomaanse heerser.
1975 kadar erken bir yılda “portreleri özel dikkat hakediyor” denilmiştir.In 1975 werd aangekondigd dat "binnen enkele maanden" een gedetailleerde beschrijving zou volgen.
Portre resimler yaparak para kazandı.Hij verdiende de kost met het schilderen van portretten.
Aralarında portre çekimlerinin de bulunduğu fotoğraflarının negatifleri kaybolmuştur.De negatieven van zijn foto’s, de portretten incluis, zijn verloren gegaan.
Bu yılda yapılan portresinde ise ressam bu deformasyonu zekice gizlemiştir.Op de portretten hebben de schilders deze misvorming gecamoufleerd.
Erken dönem çalışmaları arasında, kendi köpeğinin portresi ve Pipolu Adam ilgi çekti.Van in zijn vroege jeugd had hij belangstelling voor het schrijvers- en drukkersvak.
Yaklaşık 200 portre yapmıştır.Ze maakte ten minste twee zelfportretten.
Millet bunun sonucunda portre ressamlığı kariyerine başlamak üzere Cherbourg'a döndü.De duivel zorgt er echter voor dat de schilder naar Parijs vertrekt voor zijn carrière.
Portre şu an Huntington Kütüphanesi, San Marino, Kaliforniya'da korunmaktadır.Dit bevindt zich momenteel in de Huntington Library in Californië.
Bu dönemde portrecilik gelişmiştir.In deze tijd werd zijn imago ontwikkeld.
Bir Kadının Portresi çeşitli tarzları bir resimde toplayan bir sanat eseri olarak bilinmektedir.Een groepsportret is in de beeldende kunst een portret van meerdere personen.
Muhtemelen kral ve kraliçenin portresini yapıyor.Dit overtuigt de koning en koningin nauwelijks.
Bu portrenin iki veriyonu vardır.Dit deel heeft twee rijstroken.
Akademide her şeyden önce portre ressamlığı konusunda kendisini geliştirmiştir.In eerste instantie specialiseerde hij zich in portretten.
Ailesinin ve kişisel arkadaşlarının portrelerini yapmayı tercih ediyordu.Voordien schilderde hij vooral portretten van familie en vrienden.
Sipariş üzerine onlarca portre çalışması yaptı.Voor zijn bigband heeft hij vele tientallen nummers geschreven.
Portreler, fotoğrafçılığın başlangıcından itibaren üretilmeye başladı.Sinds het begin van de fotografie hebben mensen fotoportretten laten maken.
Fra Francisco Zumel portresi, yak.Een portret van George van Egmont uit ca.
Bu sayede döneminin en iyi portre ressamı olarak tanındı.Hij wordt beschouwd als de beste portretschilder van zijn tijd.
Bunların ikisi West'in portreleri idi.Dwa z nich były portretami Westa.
1865 yılında portre ressamı Charles Chaplin'den resim dersleri almaya başladı.W 1865 zaczęła pobierać lekcje rysunku u portrecisty Charlesa Chaplina.
Katil çarın portrelenmesi Rus monarşi kurumuna karşı bir saldırı olarak yorumlandı.Portret cara-mordercy został bowiem uznany za atak na instytucję monarchii w Rosji.
Aile portresindede Büyük Baba'nın yanındadır.W centralnej części obrazu siedzi ojciec rodziny.
Bunlardan biri ortopedi cerrahı, Gavriil Abramovich İlizarov bir portre oldu.Jednym z nich był portret chirurga ortopedy Gawriiła Abramowicza Ilizarowa.
Kral IV. Kazimierz portresi.Kazimierz Kutz: Portrety godziwe.
Bu resmin Wil'in muhtemel bir portresi olabileceğine dair görüşler de vardır.Les czuje w tym szanse na zrobienie zdjęcia.
En çok portreleri ile tanınmıştır.Najbardziej znane są tworzone przez niego portrety.
Fotograf ve portreleri.(İngilizce)Fotografia portretu, czy nie?.
Resimler, portreler ve karikatürler yaptı.Rysował portrety i karykatury.
Dr. Gachet'nin Portresi Hollandalı ressam Vincent van Gogh'un en çok değer gören resimlerinden birisidir.Portret doktora Gacheta (wersja I) to najdroższy obraz van Gogha i jeden z najdroższych obrazów świata.
1910'dan itibaren portrelere daha da çok odaklandı.Od 1911 malował głównie portrety.
Bu videoda Gaga'nın portreleri yer aldı.Możliwe, że z tej okazji zamówił u Goi swój portret.
Son döneminde portreler üzerinde yoğunlaştı.Od początku koncentrował się na portretach.
Portrelerin her birinde Gachet'nin melankolik tavrına vurgu yapılmıştır.Wszystkie trzy dzieła ukazują Gacheta w melancholijnym nastroju.
Tsvaygenbaum resimlerinde genellikle figüratif temalar ve hareketsiz yaşam var, ama o birkaç portre yaptı.Obrazy Cwajgenbauma to zazwyczaj motywy figuratywne i martwa natura, ale namalował on też kilka portretów.
Portreyi Shew yapmış da olabilir ancak bu kesin değildir.To właśnie Shew mogła być artystką wykonującą portret, choć nie zostało to udowodnione.
"Kıstırılmış İnsan Portreleri".Portrety „Obcego”.
Yaklaşık 200 portre yapmıştır.Pozostawił około dwustu obrazów.
Bu dönemdeki çalışmaları çoğunlukla portreler, manzaralar ve natürmortlardan oluşuyordu.Najczęściej tworzono w ten sposób portrety, martwe natury etc.
Jericho, daha sonra hakaret ettiği ve aşağıladığı Malenko'nun bir portresini yanında getirmeye başladı.Po ich walce Jericho zaczął wchodzić do ringu z portretem Malenko i obrażać go przed widownią.
Tanrıların portreleri de yapılırdı.Malarz tworzył także portrety.
Anadolulu kadın portreleriyle tanınmıştır.Znana była z tworzenia idealizowanych portretów kobiecych.
1779 yılında gezici portre ressamlığına başladı.W 1737 wystawiono pierwszą kolekcję portretów malarza.
Rembrandt: Bir Portre Ressamının Yaşamı.Jest miejscem urodzenia malarza Rembrandta.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.Kilka z jego dzieł to portrety dworzan.
"Bir Yalçın Küçük Portresi"."Portret synowej Grażyny".
Bu resim o zamanın portrelerine kıyasla çok değişikti.Jak się okazało, jest bardzo podobny do innych portretów tego artysty.
Tablonun ilk sahibi van Gogh'un üç defa portresini yaptığı sanat simsarı Julien "Père" Tanguy idi.Pierwszy z obrazów Portret „Ojca” Tanguy (hol.
Safari portre modunda Tam ekran tarama (eskiden sadece manzara mevcut).Dawny opis systemu ZGP (w już usuniętym portalu). .
Komiteden bir teşekkür mektubu ve Dreyfus portreli altın bir madalya aldı.Na igrzyskach Carr zrewanżował się Draytonowi i zdobył złoty medal, a Drayton srebrny.
Bir Sufinin Portresi/ Şeyh-i Ekber'in Kaleminden Zunnun-ı Misri, Gelenek Yayıncılık.Güntera Grassa portret własny / Norbert Honsza; przekł.
Aynı günlerde İspanyol ressam El Greco'nun portrelerinden birini kopyaladı.Przez wiele lat portret uważano za autoportret El Greca.
Bunların arasında aile üyelerinin portreleri de vardı.Znajduje się tu również ekspozycja portretów jego rodziny.
Oscar Wilde'ın "Dorian Gray’in Portresi" adlı romanının başka bir uyarlaması.Powstał na motywach powieści Oscara Wilde’a Portret Doriana Graya.
En çok tanındığı eserleri zarif genç kadınları konu aldığı portreleridir.Najbardziej znane są jego wyidealizowane portrety dziewcząt i młodych kobiet.
Yaklaşık 900 portre günümüze kadar kalabilmiştir.Około 300 dzieł z tej kolekcji zachowało się do dzisiaj.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod