Portakal Kız, Jostein Gaarder'ın bir kitabıdır.Spenningsromanen Svermen Jostein Gaarder.
1991 - Altın Portakal (Seni Seviyorum Rosa).2001 – Julegryta, med Steinar Albrigtsen (solgte til gull).
Coca-Cola Company, Florida'daki Minute Maid portakal bahçelerini 1997'de sattı.The Coca-Cola Company menjual kebun jeruk Minute Maid di Florida pada tahun 1997.
Biçimi tıpkı limona, rengiyse tıpkı portakala benzer.Warnanya kecoklatan seperti gula palem, memiliki wangi karamel, dan rasanya legit.
Çırpılmış krema genellikle şeker, vanilya, kahve, kakao, çikolata, portakal vb. ile tatlandırılır.Krim kocok sering ditambahkan gula, vanila, kopi, coklat, jeruk, dan lain-lain.
Gecede, Altın Portakal Yıldırım Önal Anı Ödülü, Kenan Işık’a verildi.Malam sebelumnya, diadakan Royal Dinner di Pura Mangkunegaran.
Dolayısıyla Gandi portakal suyu içerek orucunu bitirdi.Kamila selesai meminum susu itu.
Londra'ya taşındıktan sonra, 24 yaşınadayken, ilk romanı olan Tek Meyve Portakal Değildir yayımlandı.ロンドンに移って、24歳で処女作『オレンジだけが果物じゃない』を出版。
"'Altın Portakal' isimden çıkarıldı".別名「ゴールデンオレンジ」。
Portakal suyu, portakalın işlenmesiyle elde edilen meyve suyudur.オレンジジュースは、オレンジの果実を搾るなどして得られる果汁飲料(ジュース)である。
1991 - Altın Portakal (Seni Seviyorum Rosa).(2007年1月 - 2008年6月) オレンチェの静岡だーい好き!
Oralet, portakal özü tozu markası.ネーブルオレンジ・デコポン・アンデスメロンが特産品。
Meyve yuvarlakça olgulaşınca portakal sarısı renk alır.完熟すると果肉がオレンジ色になる。
"Olaylı Altın Portakal".「黄金の林檎」。
Tek planladıkları portakal hırsızlığıdır.天竜をモデルに作られた唯一のロボット。
Fatih Portakal (2 Şubat 1968[1], Nazilli), Türk gazeteci, sunucu[2][3] ve YouTuber.ファティ・ポルタカル (1967 年 2 月 2 日[1] 、 Nazilli )、トルコのジャーナリスト、プレゼンター[2] [3]およびYouTuber 。
Narenciye olarak ise; çoğunlukta portakal ve az miktarda limon yetiştirilir.絕大多數為地生型,少數著生於樹幹,或為濕地植物。
Özellikle Orta Doğu'da yetiştirilen portakalların üç ana çeşitinden biridir.它是一系列源自中东的肉类菜中的一种。
2012 yılında, şirket yeni bir saf preslenmiş portakal suyu ürününü piyasaya sürdü. ^ Tropolis2010年,公司推出一款新的中草藥飲料系列產品——霸王凉茶。
Bazı tariflerde hem portakal suyu hem de ananas suyu birlikte kullanılır.还有变种同时使用橙汁和菠萝汁。
"Tütün kralı" ve "portakal kralı" adlarıyla biliniyordu.통칭은 "공룡 킹"또는 "공룡왕"이다.
Çaldı i marroni! – "Portakallar, hurma!Caldi i marroni" - "תפוזים, תמרים!
1991 - Altın Portakal (Seni Seviyorum Rosa).בסרטה מ-1988 אתה אוהב סוסים, לא?
Adam hayatta kaldı, polise Ramirez'i ve onun portakal rengi Toyota arabasını tarif etti.היא נתנה תיאור של רמירז ושל מכונית הטויוטה סטיישן הכתומה שלו.
Portakal suyu, portakalın işlenmesiyle elde edilen meyve suyudur.מיץ תפוזים הוא מיץ פירות המופק מסחיטת תפוזים.
Bu baskının çevirmeni ise Hüsen Portakal'dır.התקן לשפה זו קרוי EMCAScript.
Bu bir portakaldır.זה תפוז.
1971 - Stanley Kubrick'in, Otomatik Portakal filmi gösterime girdi.По него през 1971 г. Стенли Кубрик прави екранизация.
Portakal (Citrus sinensis), Citrus cinsi bir ağaç olan Citrus sinensis`i ve onun meyvesini tanımlar.Портокалът, или по точно сладкият портокал, е цитрусовото дърво Citrus sinensis и неговият плод.
Örneğin, portakal suyu portakal meyvesinin özütüdür.Например портокаловият сок е течен екстракт от плодовете на портокаловото дърво.
Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Behzat Ç.Филмов фестивал Златен Портокал - Най-добър актьор - (Бехзат Ч.
Ana maddesi kuşburnu olup diğer malzemeleri ise 11 farklı bitki, limon ve portakaldır.Ostali sastojci su 11 različitih ljekovitih trava, limun i naranča.
Portakal suyu, portakalın işlenmesiyle elde edilen meyve suyudur.Obľúbený je napríklad pomarančový džús, ktorý je vyrábaný z pomarančov, plodov pomarančovníka.
Bacaklar portakal rengidir.Nohy sú pomarančové.
Şok tedavisi sahnesi, 1971 filmi Otomatik Portakal'ı anımsatmaktadır.Voľným pokračovaním filmu Medená veža je film Orlie pierko z roku 1971.
Portakal ticaretinde Irak'ın önemli merkezi haline gelmiştir.Mesto je považované za dôležité obchodné centrum Saudskej Arábie.
Elma, erik ve portakal bol miktarda pektin içerir.Jabolčni, jagodni in grenivkin sok vsebujejo veliko količino taninov.
Portakal rengi pul imparatorun tacını gösteriyordu.Barva je verjetno nakazovala cesarsko naravo dela.
Bu durumda portakal kasası aslında soyut olarak bir sandalyedir.A okrasna žara je v resnici trden peščenjak.
Bu durumda portakal kasası aslında soyut olarak bir sandalyedir.Iš tikrųjų orchidėjų oranžerija yra sodo pasididžiavimas.
Bu portakalların tadı iyi.Šių apelsinų skonis yra geras.
Portakal suyu içiyorum.Geriu apelsinų sultis.
Bacaklar portakal rengidir.Jalad on oranžkollased.
Tek Meyve Portakal Değildir, 1985 yılında "En İyi İlk Roman" dalında Whitbread Ödülü'nü kazandı.Wintersoni esimene romaan "Oranges Are Not the Only Fruit" ilmus 1985. aastal ning võitis Whitbreadi auhinna.
""Min Dit"in Altın Portakal'da Öğrettikleri"."Korolev andis verbaaljõhkarditele õppetunni".
15 elmayı çıkarıyoruz ve portakallar aynı kalıyor. yani x eksi 15...우리는 15개의 사과를 빼는 겁니다. 오렌지는 그대로 두고요.
15 elmayı çıkarıyoruz ve portakallar aynı kalıyor. yani x eksi 15...Ci togliamo 15 mele. Alle arance non facciamo nulla.
15 elmayı çıkarıyoruz ve portakallar aynı kalıyor. yani x eksi 15...Estamos tirando fifteen maçãs.
15 elmayı çıkarıyoruz ve portakallar aynı kalıyor. yani x eksi 15...Nous deduisons 15 pommes
15 elmayı çıkarıyoruz ve portakallar aynı kalıyor. yani x eksi 15...Vi tager væk femten æbler.
15 elmayı çıkarıyoruz ve portakallar aynı kalıyor. yani x eksi 15...Ние отнемаме петнадесет ябълки. Не правим нищо за портокалите.
15 elmayı çıkarıyoruz ve portakallar aynı kalıyor. yani x eksi 15...نأخذ 15 تفاحة، دون ان نفعل اي شيئ للبرتقال
15 elmayı çıkarıyoruz ve portakallar aynı kalıyor. yani x eksi 15...色を変えて、描きましょう。
1800 ton San Diego portakalı Çin kadar uzak ülkelere yol alıyor.20 מיליון קילו תפוזים הגדלים בסאן דייגו נמצאים בדרכם למדינות שונות, גם רחוקות כמו סין.
1800 ton San Diego portakalı Çin kadar uzak ülkelere yol alıyor.40 Million Pfund Orangen aus San Diego sind auf ihrem Weg in entfernte Länder wie beispielsweise China.
1800 ton San Diego portakalı Çin kadar uzak ülkelere yol alıyor.Arance di San Diego per un valore di 40 milioni di sterline sono sulla via per paesi lontani come la Cina.
40 portakalım ve 20 elmam var.20 のリンゴがあります。 いいですか?
40 portakalım ve 20 elmam var.딸기 60 개에 대하여, 40 개의 오렌지와 20 개의 사과가 있습니다
40 portakalım ve 20 elmam var.Můžu začít tím, že si přesně řeknu mám 60 jahod. Na každých 60 jahod mám 40 pomerančů a 20 jablek.
40 portakalım ve 20 elmam var.תותים-עבור כל התותים שישים, יש לי ארבעים תפוזים ולי יש עשרים תפוחים.