Bölünmüş birimlerin diğer örnekleri ise, bir kare çikolota, bir dilim portakal ve bir dilim pizza.다른 분할 단위의 예를 들자면 초콜렛 한 조각, 오렌지 한 조각 피자 한 조각 같은게 있네요.
Bölünmüş birimlerin diğer örnekleri ise, bir kare çikolota, bir dilim portakal ve bir dilim pizza.Другие примеры расчленённых элементов: кусочек от плитки шоколада, долька апельсина и кусок пиццы.
Bölünmüş birimlerin diğer örnekleri ise, bir kare çikolota, bir dilim portakal ve bir dilim pizza.Други примери за разделни единици включват парче от блок шоколад, парче портокал и парче пица.
Bölünmüş birimlerin diğer örnekleri ise, bir kare çikolota, bir dilim portakal ve bir dilim pizza.דוגמאות אחרות של חלוקת יחידות כוללות קוביה של טבלת שוקולד, פלח של תפוז ומשולש של פיצה.
Bölünmüş birimlerin diğer örnekleri ise, bir kare çikolota, bir dilim portakal ve bir dilim pizza.وتشمل الأمثلة الأخرى لوحدات مقسمة مربع من الشوكولاته، قطعة من برتقالة وشريحة من البيتزا.
Bölünmüş birimlerin diğer örnekleri ise, bir kare çikolota, bir dilim portakal ve bir dilim pizza.板チョコ1片 オレンジ1カット ピザ1切れなどがあります 重要なのは 新しい単位を定義したら
Böylece beynimizde bu noktanın yani portakalın görüntüsü oluşacaktır.실제로 그 지점을 보여 주고 있는 것이겠거니 생각할 것입니다
Böylece beynimizde bu noktanın yani portakalın görüntüsü oluşacaktır.Mesmo aqui, seu olho é só de ver estes dois raios de luz
Böylece beynimizde bu noktanın yani portakalın görüntüsü oluşacaktır.והמוח יבין ויראה לי את הנקודה הזאת
Brezilya portakalı suyu için her şeyi yaptırabilirsiniz어느 원숭이나 뭐든지 하려고 들거에요.
Brezilya portakalı suyu için her şeyi yaptırabilirsinizאם תהיה לכם טיפה של מיץ תפוזים ברזילאי .
Brezilya portakalı suyu için her şeyi yaptırabilirsinizإن كنت تمتلك عصير برتقال برازيليّ.
Brezilya portakalı suyu için her şeyi yaptırabilirsiniz霊長類なら みんなそうです
Brezilya portakalı suyu kazanması.브라질산 오렌지 주스를 한 방울씩 먹을 수 있었기 때문이죠.
Brezilya portakalı suyu kazanması.Nó được thưởng một giọt nước cam Brazil,
Brezilya portakalı suyu kazanması.היא מקבלת טיפה של מיץ תפוזים ברזילאי.
Brezilya portakalı suyu kazanması.تتحصّل على قطرة عصير برتقال برازيليّ.
Brezilya portakalı suyu kazanması.オレンジジュースさえあれば
Bu 1000 doları, satın aldığım süper robotik portakal suyu sıkacağı için haftalık kira gibi düşünelim.Niech to będzie koszt super-hiper automatycznego sokownika, który wydzierżawiłem i który...
Bu 1o ya da bir portakal.그것은 1o, 혹은 1개의 오렌지에요.
Bu 1o ya da bir portakal.-
Bu 1o ya da bir portakal.Det er Oneo, eller en appelsin.
Bu 1o ya da bir portakal.E' 1o, o un'arancia.
Bu 1o ya da bir portakal.ذلك 1، او برتقالة واحدة
Bu 1o ya da bir portakal.両方から 1*o を減算すると、
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirCela rend nos récepteurs beaucoup plus sensibles au arômes amers du jus d'orange, ce qui donne ce goût atroce.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirCiò rende i recettori più sensibili all'amaro contenuto nel succo d'arancia che causa quel gusto terribile.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirĐiều này khiến tế bào cảm nhận nhạy bén hơn với vị đắng trong nước cam. Tạo ra vị đắng nghét
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirir이것은 수용체를 더욱 민감하게 만들어 OJ의 쓴맛을 불쾌하게 만듭니다.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirPrzez to receptor staje się bardziej wrażliwy na gorzki smak w soku i w efekcie sok nam nie smakuje.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirЭто их делает гораздо более чувствительными к горькому вкусу апельсинового сока и делает его таким ужасным.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirזה גורם לכך שהקולטנים רגישים הרבה יותר לטעמים המרים שבמיץ התפוזים, וזה גורם לטעם הדוחה.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirهذا يجعل المستقبل أكثر حساسية بكثير تجاه النكهات المرة في عصير البرتقال مما يسبب ذلك الطعم المروع.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirもちろんSLSは味覚を変えるだけのものではありません。
Bu elmaların portakallara oranı.C'est le ratio des pommes par rapport aux oranges
Bu elmaların portakallara oranı.Det er forholdet mellem æbler til appelsiner.
Bu elmaların portakallara oranı.Essa é a razão de maçãs com laranjas.
Bu elmaların portakallara oranı.그것이 사과와 오렌지 수의 비입니다.
Bu elmaların portakallara oranı.Questo è il rapporto tra mele e arance.
Bu elmaların portakallara oranı.Това е съотношението на ябълките към портокалите.
Bu elmaların portakallara oranı.تلك هي نسبة التفاح الى البرتقال
Bu elmaların portakallara oranı.この問題について知っている事は
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Bạn có thể tưởng tượng những quả táo này là các trang web, và mỗi quả cam sẽ là một hình ảnh.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Bayangkan apel adalah laman web, dan bayangkan jeruk ini sebagai gambar.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Föreställ dig att webbsidor är äpplen och att bilder är apelsiner.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Hvis du forestiller dig, at disse æbler er websider, og denne appelsin er et billede.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Imaginemos que estas maçãs são páginas Web e que uma laranja é uma imagem.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Je kunt je voorstellen dat deze appels webpagina's zijn, en dat een sinaasappel een afbeelding is.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.웹페이지를 사과라고 한다면 이미지는 오렌지와 같았습니다.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Kuvitellaan, että verkkosivut ovat omenoita ja kuvat appelsiineja.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Predstavte si, že webové stránky sú jablká a obrázok je pomaranč.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Puteţi să vă imaginaţi că merele sunt pagini web, iar o portocală reprezintă o imagine.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Singhal:
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Singhal: fingiamo che le mele siano le pagine web e che le arance siano le immagini.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Vehetjük úgy, hogy az almák a weboldalak, a narancsok pedig a képek.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Zamislite si, da so jabolka spletne strani, pomaranča pa je slika.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Z jednej strony mamy strony internetowe, a z drugiej grafikę.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Φανταστείτε ότι τα μήλα είναι οι ιστοσελίδες και τα πορτοκάλια οι εικόνες.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Допустим, веб-страницы - это яблоки, а картинки - апельсины.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.Представете си, че ябълките са уеб страници, а портокалът е изображение.