Ana içeriğe geç
Sözlük

popülist ile cümle

popülist kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Popülistler kazandı.The populists won.
Parti ise kendisini merkez sağ ve popülist bir parti olarak tanımlamaktadır.In its party program, the party identifies itself as progressive and leftist.
MÖ 50'li yıllarda, Cicero popülist Milo'yu Clodius'a karşı destekledi.During the 50s BC Cicero supported Milo, who at the time was Clodius' chief opponent.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.And the stated goal was to increase popular support for the Afghan government.
Yuvarlak içine alınmış nokta etkilemeye çalıştığımız olan -- hükümet için popülist destektir.The circled node is the one we're trying to influence -- popular support for the government.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.The first at least is populist, and the second is elitist.
Şimdi diğer siyasetçiler de daha spontane, popülist bir tavır takınmaya başladılar.Now other politicians are adopting a more spontaneous, populist manner.
Bogoljub Kariç'in siyasi partisi popülist söylemiyle destek kazandı. [Getty Images]Bogoljub Karic's political party has won support with its populist rhetoric. [Getty Images]
CHP kendisini onarıcı popülist bir güç olarak sunmaya çalıştı. [Amy Schlegel/SETimes]CHP has tried to paint itself as a restorative populist force. [Amy Schlegel/SETimes]
Lider, yeni PASOK'un "popülist, radikal ve vatansever" olması gerektiğini de ekledi.The new PASOK should be "populist, radical and patriotic", he added.
Popülist siyaset, babası olan son lider Andreas Papandreu'nun kozuydu.Populist politics were the stock-in-trade of his father, the late Andreas Papandreou.
Jakobenler başlangıçta ılımlı cumhuriyetçilerdi ve Cordelierler radikal popülistti.The Jacobins were initially moderate republicans and the Cordeliers were radical populist.
Hareket dini ve popülisttir.The movement is religious and populist.
Jörg Haider, nazi dönemini öven, sağcı popülist söylemleriyle bilinmektedir.L'historien JJ Jordi n'hésitant pas à parler d'épuration ethnique.
Parti, aşırı sağ görüşte, radikal milliyetçi ve popülist bir politik duruşa sahiptir.Партия определяет себя как радикальная и национально-консервативная.
Sağ popülizm, sağ siyaset ile popülist retoriği ve temaları birleştiren bir ideolojidir.الشعبوية اليمينية هو الفكر السياسي الذي يجمع ما بين السياسة اليمينية والخطابات والمواضيع الشعبوية.
Siyaset bilimcilerce Avrupa popülist sağının parçası olarak görülür.يصف العلماء السياسيّون الآخرون الحزب بأنه من أقصى اليسار.
Osmanlı döneminde, Avrupa göz önünde bulundurulduğunda, popülist antisemitizm, oldukça nadirdi.Quando Jack entra na 'Cidade do Natal' é algo escandalosamente Seuusniano.
Sağ popülizm, sağ siyaset ile popülist retoriği ve temaları birleştiren bir ideolojidir.Populismo de esquerda é uma ideologia política que combina a retórica e os temas da esquerda e do populismo.
Parti ise kendisini merkez sağ ve popülist bir parti olarak tanımlamaktadır.De partij ziet zichzelf als een partij van rechts en het centrum.
Bunlarda "Mefisto", Okonşar'ın pek çok yerde vurgulayarak eleştirdiği popülist yaklaşımı simgelemektedir.W Szwajcarii były znane już poglądy Zwingliego, który w wielu sprawach podzielał zdanie Lutra.
Parti ise kendisini merkez sağ ve popülist bir parti olarak tanımlamaktadır.Στα ΜΜΕ, το κόμμα χαρακτηρίζεται ως κεντροδεξιό με δεξιό.
ANO 2011, Çek Cumhuriyeti'nde Andrej Babiš tarafından kurulan merkezci ve popülist bir siyasi partidir.ANO 2011は、アンドレイ・バビシュ(英語版)が設立したチェコの大衆主義政党である。
Sağ popülizm, sağ siyaset ile popülist retoriği ve temaları birleştiren bir ideolojidir.右翼ポピュリズム(うよくポピュリズム、英: Right-wing populism)は右翼の政治と、ポピュリストのレトリックおよび主題とを結びつける政治上のイデオロギーである。
MÖ 50'li yıllarda, Cicero popülist Milo'yu Clodius'a karşı destekledi.V 50 rokoch podporoval Cicero Tita Annia Milona, Clodiovho hlavného protivníka.
Parti ise kendisini merkez sağ ve popülist bir parti olarak tanımlamaktadır.Partei pole lasknud end liigitada poliitilisel spektril parem- ega vasakparteiks.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.A jego zadaniem było zdobycie poparcia dla Afgańskiego rządu.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Das angestrebte Ziel war, die öffentliche Unterstützung der afghanischen Regierung zu fördern.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.E l'obiettivo dichiarato era di accrescere l'appoggio popolare per il governo afgano.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.És az állítólagos cél az volt, hogy növeljék az afgán kormány támogatottságát a nép körében.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Et l'objectif déclaré était d'accroître le soutien populaire pour le gouvernement afghan.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Het doel was geformuleerd als: het vergroten van de steun voor de Afghaanse regering.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.그리고 그 규정된 목표는 아프가니스탄 정부를 위해 대중의 지지를 높이는 것이었습니다.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Och det officiella målet var att öka det folkliga stödet för det Afganska styret.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.O objetivo definido era aumentar o apoio popular ao governo afegão.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Počátečním bodem bylo posílení podpory afghánské vládě.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Și obiectivul exprimat era să mărească sprijinul popular pentru guvernul afgan.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Tujuan yang dinyatakan adalah meningkatkan dukungan penduduk untuk pemerintahan Afganistan.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Vytýčený cieľ bol zvýšiť podporu obyvateľstva pre afgánsku vládu.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Y el objetivo era aumentar el apoyo popular para el gobierno afgano.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Ο ρητός στόχος ήταν η αύξηση της λαϊκής υποστήριξης προς την Αφγανική κυβέρνηση.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.И обявената цел беше да се повиши общата подкрепата за афганистанското правителство.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.І сформульована ціль була підвищити підтримку народу щодо Афганського уряду.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.Начальной целью было увеличение народной подержки Афганского правительства.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.המטרה המוצהרת היתה להגביר את התמיכה העממית בממשלת אפגניסטן.
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.وكان الهدف منها هو جلب الدعم الشعبي للحكومة الافغانية
Bahsedilen hedef Afganistan hükümeti için populist desteği arttırmaktı.国民の支持を増やすことです 言うまでもなく複雑な問題ですが
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.Az első legalább populista, a második elitista.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.Cách đầu tiên, ít nhất là bình dân, và cách thứ hai là quý tộc.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.De eerste is populistisch, en de tweede is elitair.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.Die erste Vision ist populistisch, die zweite elitär.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.Ensimmäinen on populistinen, toinen elitistinen.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.첫번째것은 포퓰리즘적이고 두번째 것은 엘리트적입니다.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.La première, du moins, est populiste, et la deuxième est élitiste.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.La prima è quanto meno populista, e la seconda è elitaria.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.La primera, al menos es populista, y la segunda es elitista.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.Pierwsze przynajmniej jest popularne, drugie - elitarne.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.Prima, macar e populista, si a doua este elitista.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.Prvá je minimálne populistická a druhá je elitárska.
Birincisi, en azından popülist, ikincisi ise elitist.Ta první je přinejmenším populistická, druhá elitářská.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod