Biz kazandık, daha fazla kazancımız yok. İnsan popülasyonu.لقد ربحنا، و ليس هناك مجال لمزيد من المكاسب. سكان العالم.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor. Bunlar güneye uçuyor. Tüm popülasyon güneye gidiyor.Giống như mọi loài chim biến nhiệt, chim ưng bay xuống phía Nam.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor. Bunlar güneye uçuyor. Tüm popülasyon güneye gidiyor.Kuten mikä tahansa järkevä lintu ne muuttavat etelään.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor. Bunlar güneye uçuyor. Tüm popülasyon güneye gidiyor.Zatem, jak każdy rozsądny ptak, przemieszcza się na południe.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor. Bunlar güneye uçuyor. Tüm popülasyon güneye gidiyor.Как поступила бы любая здравомыслящая птица, он перемещается на юг, вся популяция летит на юг.
Böylece populasyon varyansını elde edersiniz.I tak otrzymacie wariancję waszej populacji.
Böylece populasyon varyansını elde edersiniz.Tohle všechno jsem sečetl, sečetl jsem rozdíly mezi každou z těchto hodnot a populačním průměrem a umocnil je.
Böylece populasyon varyansını elde edersiniz.І тоді ви отримаєте дану розбіжність загальної сукупності.
Bu arada bir de populasyonun büyük olduğunu varsayacağız. - -Budu také předpokládat, že budu mít velkou populaci.
Bu arada bir de populasyonun büyük olduğunu varsayacağız. -Ich werde davon ausgehen, dass wir eine riesengroße Population haben.
Bu arada bir de populasyonun büyük olduğunu varsayacağız. - -Ik ga ook aannemen dat ik een grote populatie heb.
Bu arada bir de populasyonun büyük olduğunu varsayacağız. -También voy a asumir que voy a tener una gran población.
Bu arada bir de populasyonun büyük olduğunu varsayacağız. -Trzeba też założyć, że mamy do czynienia z dużą populacją.
Bu arada bir de populasyonun büyük olduğunu varsayacağız. - -Ще допусна още, че имаме голяма популация.
Bu arada bir de populasyonun büyük olduğunu varsayacağız. - -Я, також, зроблю припущення, що це велика популяція.
- Bu arada bir de populasyonun büyük olduğunu varsayacağız. - -سأفترض ايضًا ان لدينا عدد كبير من السكان .
Bu bir popülasyonun örnekklemesi.Das wäre eine Stichprobe der Population.
Bu bir popülasyonun örnekklemesi.Esto sería una muestra de la población.
Bu bir popülasyonun örnekklemesi.Ini merupakan Contoh ( a Sample) dari Populasinya (the population).
Bu bir popülasyonun örnekklemesi.Isso seria a amostra
Bu bir popülasyonun örnekklemesi.Próba populacji.
Bu bir popülasyonun örnekklemesi.Αυτό θα ήταν ένα δείγμα του πληθυσμού.
Bu bizim popülasyonumuz olsun.C'est notre population.
Bu bizim popülasyonumuz olsun.Esta é a nossa população.
Bu bizim popülasyonumuz olsun.To je naše populace.
Bu bizim popülasyonumuz olsun.Това е нашата популация.
Bu da popülasyonun iki kahverengi alleli olan, homozigot dominan bireylerinin yüzdesidir, %49. -A toto je procento populace, které má dvě hnědooké alely, tj. dominantní homozygoti, těch je 49 %.
Bu da popülasyonun iki kahverengi alleli olan, homozigot dominan bireylerinin yüzdesidir, %49. -Dit is het percentage van de popuatie dat twee bruine allelen heeft, homozygoot dominant, dus dat is 49%.
Bu da popülasyonun iki kahverengi alleli olan, homozigot dominan bireylerinin yüzdesidir, %49. -To jest procent osób, które mają dwa allele "B", procent homozygot dominujących, czyli 49%.
Bu da popülasyonun iki kahverengi alleli olan, homozigot dominan bireylerinin yüzdesidir, %49. -هذه النسبة المئوية للمجموعة التى لديها اثنين من آليل لون العين البنى,متماثلو الزيجوت سائد, لذك هم 49%.
Bu durumda popülasyonun %'de kaçı melez olmalı? -A dále, jaké procento populace budou hybridi (Bb)?
Bu durumda popülasyonun %'de kaçı melez olmalı? -En dan, welk percentage van de populatie zal hybride zijn?
Bu durumda popülasyonun %'de kaçı melez olmalı? -Und dann, wie viel Prozent der Bevölkerung sind Hybride?
Bu durumda popülasyonun %'de kaçı melez olmalı? -¿van a ser híbridos?
Bu durumda popülasyonun %'de kaçı melez olmalı? -Тогава какъв процент от популацията ще бъдат хибриди?
Bu durumda popülasyonun %'de kaçı melez olmalı? -وعندئذ ما هى النسبة المئوية من المجموعة سيكونوا هجين؟
Bu durumun yaşlı insanların şu anki popülasyonlarının her zaman en iyi popülasyon olup olmadığını sorduk.Chúng tôi đã hỏi xem có phải những thế hệ người lớn tuổi hiện nay đang và luôn luôn là các thế hệ vĩ đại nhất.
Bu durumun yaşlı insanların şu anki popülasyonlarının her zaman en iyi popülasyon olup olmadığını sorduk.우리는 지금의 노인들이 해당하는 세대가 지금은 물론 과거에도 가장 훌륭한 세대인 것인지
Bu durumun yaşlı insanların şu anki popülasyonlarının her zaman en iyi popülasyon olup olmadığını sorduk.Perguntámos: Será que a geração atual de idosos é e sempre foi a melhor geração?
Bu durumun yaşlı insanların şu anki popülasyonlarının her zaman en iyi popülasyon olup olmadığını sorduk.Preguntamos si las generaciones actuales de gente mayor son y han sido siempre las mejores generaciones.
Bu durumun yaşlı insanların şu anki popülasyonlarının her zaman en iyi popülasyon olup olmadığını sorduk.Zapytaliśmy czy to możliwe, że dzisiejsze pokolenia starszych ludzi są i zawsze były najlepszymi pokoleniami.
Bu durumun yaşlı insanların şu anki popülasyonlarının her zaman en iyi popülasyon olup olmadığını sorduk.Ми спитали, чи можливо таке, що теперішні покоління старших людей є і завжди були найкращими поколіннями.
Bu durumun yaşlı insanların şu anki popülasyonlarının her zaman en iyi popülasyon olup olmadığını sorduk.שאלנו האם ייתכן שדורות הקשישים הנוכחיים הם - ותמיד היו -
Bu durumun yaşlı insanların şu anki popülasyonlarının her zaman en iyi popülasyon olup olmadığını sorduk.سألنا إن كانت الأجيال الحالية من كبار السن الآن أو منذ البداية
Bu durumun yaşlı insanların şu anki popülasyonlarının her zaman en iyi popülasyon olup olmadığını sorduk.現代の高齢者世代が いつの時代でも最高と 言えるかどうか訊いてみました
Bu iki populasyon bir kaç milenyum bir arada hatta melezleşerek yaşadı.Éxito de los seres humanos podría han significado la caída de los neandertales.
Bu iki populasyon bir kaç milenyum bir arada hatta melezleşerek yaşadı.이 두 인종은 몇 천년동안 상호존재하였고 심지어는 상호교배했습니다.
Bu iki populasyon bir kaç milenyum bir arada hatta melezleşerek yaşadı.שתי האוכלוסיות, התקיימו יחדיו, ויתכן אפילו שהתרבו בינהן, במשך אלפי שנים.
Bu iki populasyon bir kaç milenyum bir arada hatta melezleşerek yaşadı.しかし、3万5000年前から、ネアンデータル人は ヨーロッパの南西へと追いやられ、 しばらくの内に絶滅しました。
Bu ilki, doğaya karşı insanlardır. Biz kazandık, daha fazla kazancımız yok. İnsan popülasyonu.Die eerste is mensen tegenover natuur; we hebben gewonnen, er zit geen winst meer in.
Bu ilki, doğaya karşı insanlardır. Biz kazandık, daha fazla kazancımız yok. İnsan popülasyonu.Die erste ist Mensch gegen Natur; wir haben gewonnen, es gibt keine Steigerung.
Bu ilki, doğaya karşı insanlardır. Biz kazandık, daha fazla kazancımız yok. İnsan popülasyonu.Этот первый график — люди по сравнению с природой; мы победили, дальше некуда.
Bu konuya çeşitliliğin bir popülasyonu nasıl etkilediği hakkındaki videoda değinmiştim, ama bence hepimizinנגעתי בזה קצת בוידאו הקודם, על איך שינוי יכול להכנס לתוך אוכלוסיה, אבל אני חושב
Bu konuya çeşitliliğin bir popülasyonu nasıl etkilediği hakkındaki videoda değinmiştim, ama bence hepimizinتطرقت بشأن هذا قليلا في الفيديو
Bu konuya çeşitliliğin bir popülasyonu nasıl etkilediği hakkındaki videoda değinmiştim, ama bence hepimizin変異がどのように個体群に作用するかについて ビデオのなかで少し触れたけど、
Bu mavi allelin popülasyondaki frekansı.Es ist die Häufigkeit der blauAllele in der Population.
Bu mavi allelin popülasyondaki frekansı.Het is de frequentie van het blauwe allel in de populatie.
Bu mavi allelin popülasyondaki frekansı. İkisini de almak için, p'nin karesini almalıyız. -A fin de obtener dos de ellos, tienes que multiplicar p por sí dos veces.
Bu mavi allelin popülasyondaki frekansı.Je to frekvence modré alely v populaci.
Bu mavi allelin popülasyondaki frekansı.Це частота алелі блакитних очей в популяції.