Ana içeriğe geç
Sözlük

popülasyon ile cümle

popülasyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Auckland Adaları denilen bir yerinde keşfedilen yeni ve bozulmamış bir popülasyonunu görüntülemeye gittim.약 10년전에 처음 발견된 종으로 뉴질랜드 아남극 지역의 오클랜드 제도에서 처음 발견되었습니다.
Auckland Adaları denilen bir yerinde keşfedilen yeni ve bozulmamış bir popülasyonunu görüntülemeye gittim.אשר התגלה רק לפני בערך 10 שנים באיים הסאב אנטרקטיים של ניו זילנד, מקום הנקרא איי אוקלנד.
Auckland Adaları denilen bir yerinde keşfedilen yeni ve bozulmamış bir popülasyonunu görüntülemeye gittim.والتي تم اكتشافها فقط من نحو 10 عاما في القطب الجنوبي من شبه من نيوزيلندا ، ومكان يسمى جزر أوكلاند.
Auckland Adaları denilen bir yerinde keşfedilen yeni ve bozulmamış bir popülasyonunu görüntülemeye gittim.ニュージーランドの南極圏に接するオークランド諸島に向かいました。 行ったのは冬でした。
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.Din cea europeană şi nord-africană - bluefinul estic - se pescuiesc cantităţi uriaşe:
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.유럽과 북 아프리카에서는 잡히는 참다랑어는 심각한 수준으로
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.La población europea y norafricana, el atún rojo oriental, se pesca a niveles tremendos:
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.La population européenne et nord-africaine - le thon rouge oriental -- est pêché en quantités monumentales :
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.האוכלוסייה האירופית והצפון אפריקנית -- היא הטונה המזרחית -- שם הדייג בכמויות עצומות:
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.بينما يتم اصطياد التونة زرقاء الزعانف بمستويات هائلة في التجمعات الأوروبية وشمال أفريقيا
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.とんでもないレベルで 約5万トンが この十年 ほぼ毎年 水揚げされてきました
Aynı zamanda canlı organizmaları gibi populasyon-düzeyinde davranışlar da sergilediler.가지고 있을 뿐만 아니라, 유기체들이 가지고 있는 것과 비슷한 기본적인 개체 수준의 행동 또한 갖고 있습니다
Aynı zamanda canlı organizmaları gibi populasyon-düzeyinde davranışlar da sergilediler.Most, hogy Önök mind protosejt-szakértők lettek, egy játékot fogunk játszani ezekkel a protosejtekkel.
Aynı zamanda canlı organizmaları gibi populasyon-düzeyinde davranışlar da sergilediler.Verhalten fast wie auf dem Level einer Bevölkerung, wie es auch Organismen aufweisen.
Aynı zamanda canlı organizmaları gibi populasyon-düzeyinde davranışlar da sergilediler.כהתנהגות במערכת הזו, יש להם גם, בעיקרון, התנהגות קולקטיבית, דומה לזו של האורגניזמים.
Aynı zamanda canlı organizmaları gibi populasyon-düzeyinde davranışlar da sergilediler.بسلوك داخل هذا النظام، بل إن لديها أيضاً سلوكاً بدائياً على المستوى الجمعي شبيهاً بسلوك الكائنات الحية.
Aynı zamanda canlı organizmaları gibi populasyon-düzeyinde davranışlar da sergilediler.集団レベルでの挙動もあり これも生体と似たものです みなさんもプロトセルの専門家になりましたので
Ayrıca şu aşağıda popülasyon varyansının grafiği de çizilmekteydi.Również program tworzył wykres wariancji populacyjnej na dole.
Ayrıca şu aşağıda popülasyon varyansının grafiği de çizilmekteydi.Tady dole se vykreslil graf populačního rozptylu.
Ayrıca şu aşağıda popülasyon varyansının grafiği de çizilmekteydi.Тут, також, є графік розбіжності загальної сукупності ось тут унизу.
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirA população de bacalhau no Báltico recuperar-se-ia, se a pesca parar durante dois anos
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirBude-li populace tresky v Baltu ponechána v klidu, do dvou let se vzpamatuje
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirČe bi ulov prekinili za dve leti, bi si populacija polenovke v Baltskem morju opomogla
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirDacă s-ar face o pauză de pescuit de doi ani, populaţia de cod din Marea Baltică s-ar reface
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirGdyby pozostawić dorsze na dwa lata w spokoju, populacja dorsza w Bałtyku odnowiłaby się
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirHa két évre érintetlenül hagynák a Balti-tengert, akkor tőkehalpopulációja elérné a korábbi szintet
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirHvis torskebestanden i Østersøen fik fred i to år, ville den komme sig
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirJos Itämeren turskakanta saisi kasvaa rauhassa kahden vuoden ajan, se palautuisi ennalleen
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirKeby sa nechali dva roky na pokoji, populácia tresiek v Baltskom mori by sa obnovila
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirÖstersjöns torskbestånd skulle återhämta sig om det lämnades i fred i två år
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirSe la popolazione di merluzzi nel Baltico fosse protetta per due anni, la situazione migliorerebbe
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirSi la population de cabillauds de la Baltique est épargnée pendant deux ans, elle recommencera à croître.
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirSi se prohibiera su pesca durante dos años, la población de bacalao del Báltico se recuperaría
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirWürden die Kabeljaubestände in der Ostsee zwei Jahre lang in Ruhe gelassen, würden sie sich erholen
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirΕάν δεν αλιευθούν για δύο χρόνια οι πληθυσμοί του γάδου στην Βαλτική θα ανακάμψουν
Baltık’taki morina popülasyonu iki yıl rahat bırakılırsa eski haline dönebilirАко бъде оставена за две години на спокойствие, популацията на треска в Балтийско море ще се възстанови
Başta istatistiki konuşmalarımız popülasyonlar ve örneklerle ilgiliydi.Au début nous avons commencé notre discussion sur les statistiques des populations et des échantillons.
Başta istatistiki konuşmalarımız popülasyonlar ve örneklerle ilgiliydi.Na začátku jsme mluvili o populacích a výběrových souborech.
Başta istatistiki konuşmalarımız popülasyonlar ve örneklerle ilgiliydi.No início nós começamos com uma discussão estatística sobre populações e amostras.
Başta istatistiki konuşmalarımız popülasyonlar ve örneklerle ilgiliydi.В началото започнахме нашата дискусия за статистика относно популации и образци.
Bazen popülasyon ortalaması da denir.De fato, algumas vezes isso é chamado de média populacional.
Bazen popülasyon ortalaması da denir.En fait, c'est parfois appelé la moyenne de la population.
Bazen popülasyon ortalaması da denir.I rzeczywiście, czasami jest nazywana po prostu średnią populacji
Bazen popülasyon ortalaması da denir.Někdy se jí také říká průměr pulace.
Bazen popülasyon ortalaması da denir.Всъщност, понякога тя се нарича популационна средна стойност.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.Alcuni dicono che non si tratti di una diminuzione.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.Algunos dicen que no es una disminución de la población.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.Certains disent que ce n'est pas un déclin de la population.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.Einige sagen, es ist keine Bestandsabnahme.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.어떤 사람들은 상어의 총 숫자가 줄어든 것은 아니라고 말합니다.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.Một vài người nghĩ rằng đó không phải là sự suy giảm số lượng.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.Někteří tvrdí, že nejde o úbytek populace.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.Niektorí tvrdia, že nejde o úbytok populácie.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.Pode não se tratar de declínio populacional.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.Sommigen zeggen dat het niet het uitsterven van de populatie is.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.Unii spun că nu e vorba de un declin de populare.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.Wg. niektórych, to nie spadek populacji
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.Някои твърдят, че това не е спад в популацията.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.יש האומרים שזה לא ירידה בכמות הפריטים.
Bazıları popülasyonda bir azalma olmadığını iddia ediyor.البعض يقول ان ذلك ليس بسبب تناقص الاعداد
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod