politikaya ile cümle
politikaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Hemen ardından yeniden politikaya girerek Hıristiyan Demokrat partiden milletvekili oldu.После завершения карьеры стал депутатом от Христианско-демократической партии.
11 Mart 1973 tarihinde Adalet Partisi'ne kaydolarak politikaya atıldı.«1 марта 1973 года в нашей стране началось проведение обмена партийных документов.
Bu politikaya Çift Yön politikası adı verilmişti.وكانت هذه السياسة تسمى سياسة المسار المزدوج.
Bu politikaya uygun olarak, fiyatlar üzerinde idari kontroller ve döviz kuru oranları getirilmiştir.وتمشياً مع هذه السياسة أدخلت الضوابط الإدارية على الأسعار والعملة سعر الصرف.
Bir süre avukatlık yapmış, daha sonra politikaya atılmıştır.ثم مارس المحاماة، قبل تفرّغه للعما السياسي.
1992 seçimlerinde bakanlık koltuğunu kaybetti ve bir daha politikaya dönmedi.وفي الانتخابات العامة عام 1945، فقدت مقعدها، ولم يتم إعادة انتخابها للبرلمان.
Politikaya meyilliydi ve bu nedenle hitap yeteneğini geliştirdi.فقد كانت هي من دمرته،هي من جعلته يقفد موهبته..
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.ورأى أيضا قوتها السياسية.
Avukatlık yapmaya başladığı sırada Demokrat Parti saflarında politikaya atılmıştır.في بداية مسيرته السياسية، كان دبس عضوًا في الحزب الديمقراطي.
Bu sosyalist politikaya inatla "demir pirinç kase" adı verildi.Essa política socialista era chamado pejorativamente de tigela de arroz de ferro.
Politikaya üniversite yıllarında başladı.Começou a sua militância política nos tempos da universidade.
2001 yılında Hanover bölgesinde yerel politikaya girdi.De 2001 a 2004 ocupou um mandato do governo local na região de Hanôver.
Hukuk eğitimi aldıktan sonra politikaya atıldı.De la Rúa entrou na política depois de se formar em direito.
1941'de İran'ın İngiliz ve Rus orduları tarafından işgal edilmesi üzerine tekrar politikaya girdi.In 1941 werd Iran door de Britten en Russen bezet.
Üyesi olduğu hristiyan işçi birlikleri vasıtasıyla politikaya girdi.Via de christelijke arbeidersbeweging kwam hij in de politiek terecht.
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.Hij begaf zich ook in de politiek.
Bir süre avukatlık yapmış, daha sonra politikaya atılmıştır.Hij werd advocaat en ging later in de politiek.
Bir oyun, Mortal Kombat, bu politikaya karşı gelmiştir.Go-toba, een speler in deze verstoring, ging hieraan ten onder.
Politikaya atılmadan önce öğretmenlik yaptı.Hij was leerkracht voor hij de politiek inging.
Avukatlık yapmaya başladığı sırada Demokrat Parti saflarında politikaya atılmıştır.Nadat het partij verboden werd ging ze naar halkların Demokratik Partisi.
1946 yılının başında Demokrat Parti'nin kuruluşunda bu partide yeniden politikaya girdi.Kort na de oprichting van de Partij van de Arbeid in 1946 werd zij lid van deze politieke partij.
Politikaya girmeden önce ticaret ile iştigal etti.Przed zaangażowaniem się w politykę prowadził działalność biznesową.
Kodheli, politikaya 2002 yılında girdi ve Tiran belediye başkan yardımcısı oldu.Karierę polityczna rozpoczęła w 2002, obejmując stanowisko zastępcy burmistrza Tirany.
17 Eylül 1987'de istifa ederek politikaya atıldı.17 września 1987 zrezygnował z urzędu.
1992 seçimlerinde bakanlık koltuğunu kaybetti ve bir daha politikaya dönmedi.Utracił miejsce w parlamencie w kolejnych wyborach i już więcej do niego nie powrócił.
Network Toplumu: Bilgiden Politikaya.Seria: Społeczeństwo Globalnej Informacji.
Daha sonra politikaya girdi ve 1997 yılında ilk kez milletvekili seçildi.Później został działaczem Partii Socjalistycznej, w 1994 po raz pierwszy wszedł w skład jej władz krajowych.
Bu politikaya Çift Yön politikası adı verilmişti.Han förespråkar en prostitutionspolicy med två spår.
Politikaya girmeden önce ticaret ile iştigal etti.Fischer var verksam som affärsman innan han gick med i politiken.
Kodheli, politikaya 2002 yılında girdi ve Tiran belediye başkan yardımcısı oldu.Hon gav sig in i politiken år 2002 då hon tillsattes som vice borgmästare i Tiranë distrikt.
Politikaya girmeden önce ticaret ile iştigal etti.До приходу в політику займався торгівлею.
Bu hükümete, politikaya ve dine bağımlı olmayan bir organizasyondur.Je nezávislým, nepolitickým a nepodnikatelským občanským sdružením.
Bu hükümete, politikaya ve dine bağımlı olmayan bir organizasyondur.Este o organizație non-guvernamentală, apolitică și nereligioasă.
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.Hasdeu a cochetat și cu politica.
Hemen ardından yeniden politikaya girerek Hıristiyan Demokrat partiden milletvekili oldu.A kormány lemondása után a Keresztény Községi Párt alelnöke lett.
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.Hän oli mukana myös politiikassa.
Politikaya 1970'li yıllarda İYOKD içinde başladı.Lähdesmäki lähti mukaan politiikkaan 1970-luvulla.
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.Μεταπολιτευτικά είχε ασχοληθεί και με την πολιτική.
Eğer bir kayıt bulunduysa, kayıt içerisinde belirtilen politikaya bakılır.Når en transaktion er gennemført, markeres den som gennemført i loggen.
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.Det var også i Vejle at han gik ind i politik.
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.Han engasjerte seg også politisk.
Network Toplumu: Bilgiden Politikaya.Om Forskningspolitikk Forskningspolitikks nettsted
Ama sonra 2001'e kadar politikaya ara verdi.Han forlot dermed politikken etter 1996.
Ama sonra 2001'e kadar politikaya ara verdi.Nhưng sau đó cô đã nghỉ ngơi từ chính trị cho đến năm 2001.
Bu sosyalist politikaya inatla "demir pirinç kase" adı verildi.Chính sách xã hội chủ nghĩa này đã được gọi là bát cơm sắt.
Kodheli, politikaya 2002 yılında girdi ve Tiran belediye başkan yardımcısı oldu.Vào năm 2002, ông vào Bộ Chính trị và trở thành Bí thư Tỉnh ủy Quảng Đông.
Network Toplumu: Bilgiden Politikaya.Network information system - ネットワーク技術。
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.また、彼は政治的謀略にも長けていた。
Erken yaşlarda muhafazakar partide politikaya atıldı.正徳帝期の初めに政治を専断した。
Bu sosyalist politikaya inatla "demir pirinç kase" adı verildi.この社会主義政策は軽蔑的に鉄飯碗(zh)と呼ばれた。
Politikaya üniversite yıllarında başladı.在大學期間,開始投入政治。
Network Toplumu: Bilgiden Politikaya.(공저자이자 편집자로 참여) The Network Society: From Knowledge to Policy.
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.또한 그는 정치에도 관심을 보였다.
Üyesi olduğu hristiyan işçi birlikleri vasıtasıyla politikaya girdi.그는 기독교인민당으로 가깝게 연결된 노동 조합인 기독교 노동자 총연맹을 통하여 정계에 들어갔다.
Sosyal, ekonomik ve politikaya dayalı demokratik sistemini korumak.לשמירת מערכת דמוקרטית המבוססת על מעמדה החברתי, הכלכלי והפוליטי.
2000’lerin sonuna doğru Barak hükümetinin düşüşüyle, Netenyahu politikaya dönmek istediğini ifade etti.עם נפילת ממשלת ברק בסוף שנת 2000, ביטא נתניהו שאיפה לחזור לפוליטיקה.
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.כמו כן היה פעיל מאוד בזירה הפוליטית.
Bu hükümete, politikaya ve dine bağımlı olmayan bir organizasyondur.Тя е неправителствена, нерелигиозна и политически независима обществена организация.
Kodheli, politikaya 2002 yılında girdi ve Tiran belediye başkan yardımcısı oldu.Политическата ѝ кариера започва през 2002 година, когато е назначена за заместник-кмет на Тирана.
2000’lerin sonuna doğru Barak hükümetinin düşüşüyle, Netenyahu politikaya dönmek istediğini ifade etti.С падането на правителството на Барак в края на 2000, Нетаняху възвръща желанието си да се върне в политиката.