politikaya ile cümle

politikaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Oğlum politikaya erken ilgi duydu.My son took an early interest in politics.
Politikaya kayıtsız görünüyor.He seems to be indifferent to politics.
Politikaya olan ilgisini kaybetti.He has lost interest in politics.
Onun politikaya ilgisi yok.He has no interest in politics.
Savaştan sonra, Ford politikaya girdi.After the war, Ford entered politics.
Yeni bir politikaya acil bir ihtiyaç vardır.There is an urgent need for a new policy.
Tom'un politikaya ilgisi yok.Tom has no interest in politics.
Politikaya girmeye karar verdim.I've decided to get into politics.
Politikaya girmek istiyorum.I want to get involved in politics.
Tom yine politikaya burnunu soktu.Tom got involved in politics again.
Tom yine politikaya bulaştı.Tom got involved in politics again.
Hiçbir namuslu insan politikaya girmez.No honest person goes into politics.
Bir oyun, Mortal Kombat, bu politikaya karşı gelmiştir.One game, Mortal Kombat, challenged this policy.
Network Toplumu: Bilgiden Politikaya.The Network Society: From Knowledge to Policy.
Enver Paşa daha sonra savunma politikasını saldırgan bir politikaya doğru dönüştürdü.Enver then began to move his defensive policy towards an aggressive one.
Bu politikaya Çift Yön politikası adı verilmişti.This policy was called the Dual Track policy.
Sosyal, ekonomik ve politikaya dayalı demokratik sistemini korumak.To preserve the democratic system based on the social, economic and political.
Bu sosyalist politikaya inatla "demir pirinç kase" adı verildi.This socialist policy was pejoratively called the iron rice bowl.
1992 seçimlerinde bakanlık koltuğunu kaybetti ve bir daha politikaya dönmedi.He lost his ministerial position following the 1992 elections and did not return to politics.
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.He also dabbled in politics.
Kodheli, politikaya 2002 yılında girdi ve Tiran belediye başkan yardımcısı oldu.Kodheli entered politics in 2002, when she was appointed Deputy Mayor of the Tirana Municipality.
2001 yılında Hanover bölgesinde yerel politikaya girdi.In 2001 Hanover district became Hanover Region.
Ama sonra 2001'e kadar politikaya ara verdi.He went into politics until 1997.
Bu hükümete, politikaya ve dine bağımlı olmayan bir organizasyondur.It is a non-religious, non-political independent organisation.
Ulusal güvenlik konusu, politikaya çevrilmez.You don\'92t turn national security into a political issue.
Yapmamız gereken, daha iyi politikaya ihtiyacımız var.So what we need to do is, we need better policy.
Ve politikaya ulaşma ihtiyaçları vardır ve bu iki şey demektir.And they need access to politics, and that can mean two things.
Ordunun varlığına ihtiyacımız var, ama politikaya yönelmeliyiz.We need military presence, but we need to move to politics.
Saldırgan eylemlerden politikaya geçiş yolunu katetmeyi daha da zorlaştırırız.We will make the road from violent activities into politics harder to travel.
İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil.When you get to politics, nothing makes sense.
"İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil.""When you get to politics, nothing makes sense."
Politikaya geri dönmelisiniz, radikalleşmeye geri dönmelisiniz.You must go back to politics, you must go back to radicalization,
Fakat dalga etkisiyle bu durum politikaya da sıçrayacaktır.A lot of it is off the shelf. A lot of it's even do-it-yourself.
ABD çapında karantinaya dair tektip bir politikaya sahip değiliz.We have no uniform policies regarding quarantine across the United States.
Milyonlarca Yahudi ve İsrailli bu politikaya karşıdır."Millions of Jewish and Israeli people are against this politics."
Elde edilecek sonuçlarınsa geliştirilecek ulusal bir politikaya zemin oluşturması bekleniyor.The results are intended to serve as the basis for developing national policy.
Bu politikaya şiddetle bağlıyız.We are strongly committed to this policy.
Bu politikaya, Düşman Ortamın bir parçası olan "Kiralama Hakkı" denir.This policy is called "Right to Rent", part of the Hostile Environment.
Bu hükümete, politikaya ve dine bağımlı olmayan bir organizasyondur.Sie ist ein unabhängiger, apolitischer und nicht konfessionell gebundener Verein.
Network Toplumu: Bilgiden Politikaya.Bundeszentrale für politische Bildung: Netzwerke des Terrors.
1952 yılında Denizli'de Demokrat Parti (DP) İl İdare Kuruluna seçilerek politikaya atıldı.1952 wurde er in den Verwaltungsrat der Demokrat Parti in Denizli gewählt.
Sendikaların da ekonomik politikaya tepkisi yoğunlaşıyordu.Für die Gewerkschaften wichtig waren auch die politischen Rahmenbedingungen.
Bir oyun, Mortal Kombat, bu politikaya karşı gelmiştir.Le jeu Mortal Kombat vient défier cette politique.
Bu sosyal depresyon onu politikaya iten bir etken haline geldi.Cette animation sociale l’entraine dans le champ politique.
1893 yılında politikaya atıldı.Il s'engagea en politique en 1893.
Sonra mezun oldu ve politikaya atılmaya başladı.Ancien instituteur, il se lance dans la politique.
Politikaya girmeden önce ticaret ile iştigal etti.Il se lance dans les affaires, avant de s'orienter vers la politique.
Savaştan sonra, Ford politikaya girdi.Después de la guerra, Ford entró en la política.
2001 yılında Hanover bölgesinde yerel politikaya girdi.En el año 2001, entró en la política local de la región de Hannover.
Gençlik yıllarında felsefeye merak sardı ve erken yaşlarda politikaya atıldı.Creció durante la Gran Depresión, y aprendió acerca de la política a través de su familia a una edad temprana.
Bu sosyal depresyon onu politikaya iten bir etken haline geldi.Convierta esa indignación en poder político.
George B. McClellan aynı zamanda politikaya atılmıştır.Il generale George B. McClellan si presentò subito per la nomina.
Ancak eşinin ölümünden sonra politikaya karışmaya başladı.После смерти жены он решил погрузиться в политику.
Politikaya girmeden önce ticaret ile iştigal etti.До начала политической деятельности занималась бизнесом.
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.В политике также началось некоторое потепление.
Kodheli, politikaya 2002 yılında girdi ve Tiran belediye başkan yardımcısı oldu.В 2002 году Кодели вошла в политику, будучи назначенной заместителем мэра муниципалитета Тирана.
Daha çok merkezi politikaya yakındır.Там, где небо ближе к людям.
Politikaya atılmadan önce öğretmenlik yaptı.Прежде чем заняться политикой, работал учителем.
Kongre boyunca dış politikaya dair verilen mesajlar çeşitlidir.Отношения Зены к религии на протяжении всего сериала неоднозначные.
1946 yılında politikaya atıldı.В 1946 году оставила политику.

İlgili Sayfalar