Politikacılar sözlerini tutarlar.That the politicians keep their promises.
Dürüst politikacı diye bir şey var mı?Is there such a thing as an honest politician?
Politikacı işçileri harekete geçirdi.The politician stirred up the workers.
Tom bir politikacı.Tom is a politician.
Onun büyük bir politikacı olma hırsı vardı.He had the ambition to be a great politician.
Bu politikacı zamanının çoğunu bağış toplayarak harcıyor.This politician spends most of his time raising funds.
Bu politikacı küresel ısınmayla mücadele için yeşil vergi önerdi.This politician proposed a green tax to fight global warming.
Angela Merkel bir Alman politikacıdır.Angela Merkel is a German politician.
Tom'u bir politikacı olarak hayal edemiyorum.I can't quite picture Tom as a politician.
Ayrıca politikacıların çok yaşlı olduğunu düşünmüyor musunuz?Don't you also think that out politicians are too old?
Churchill çok tutucu bir politikacı.Churchill is a very conservative politician.
Politikacı eşi olmayan bir kadını öperken kameraya yakalandı.The politician was caught on camera kissing a woman who is not his wife.
Ben bir politikacı değilim.I'm not a politician.
Şu politikacı Arizonalı.That politician comes from Arizona.
Biri o politikacıyı öldürmekle tehdit etti.Someone threatened to kill that politician.
Politikacılar genellikle sorulara net yanıt vermeyip gerçeklerin etrafında dolanır.Politicians often skirt around the truth and don't give direct answers to questions.
O sadece bir politikacı.He's just a politician.
Bir politikacıya asla güvenme.Never trust a politician.
Birçok insan ülkemiz politikacılarının yozlaşmış olduğuna inanıyor.Many people believe that our country's politicians are corrupt.
Birçok insan bu politikacının vicdansız bir kariyerist olduğunu düşünüyor.A lot of people think this politician is an unscrupulous careerist.
Bu politikacının organize suçlarla bağlantıları olduğundan şüpheleniliyor.This politician is suspected of having connections to organized crime.
O da sadece bir politikacı.He's also just a politician.
Siz politikacılara güvenemezsiniz.You cannot rely on politicians.
Ben bir politikacıdan başka bir şey değilim.I'm nothing more than a politician.
Bu politikacı kamu fonlarından milyonlarca dolar çalmakla suçlandı.This politician was accused of stealing millions of dollars in public funds.
Politikacı bütün vergilerini ödediğini ve yasadışı hiçbir şey yapmadığını söyledi.The politician said that he had paid all his taxes and done nothing illegal.
Bir politikacı gibi görünüyorsun.You sound like a politician.
Bir politikacı olmak zor.It's hard being a politician.
Politikacı ne peruk ne de takma diş taktığını iddia etti.The politician claimed that he wore neither a wig nor false teeth.
Politikacı sözünü tutmadı.The politician did not keep his promise.
Politikacılar her zaman doğruyu söylemez.Politicians don't always tell the truth.
Neden bir politikacı için tezahürat yapıyorsun?Why are you cheering for a politician?
Bir politikacı daima unutur.A politician always forgets.
Tom ortalama politikacınız değildir.Tom isn't your average politician.
Tom sizin sıradan politikacınız değildir.Tom isn't your average politician.
Politikacılar ne yapar?What do politicians do?
Tom bir kariyer politikacı.Tom is a career politician.
Ben bir politikacıyım.I'm a politician.
Politikacılar kendilerini seçtirmek için her ne gerekiyorsa yaparlar.Politicians do whatever it takes to get themselves elected.
Dürüst bir politikacı diye bir şey var mı?Is there such thing as an honest politician?
Ülkemdeki politikacılar çok bozuk.The politicians in my country are very corrupt.
Sami aktif bir politikacıydı.Sami was an active politician.
Bir politikacının gerçekten ne düşündüğünü nasıl bilebilirsin?How can you know what a politician truly thinks?
O, dürüst bir politikacının nadir bir örneğiydi.He was a rare example of an honest politician.
O dürüst bir politikacıymış.He was an honest politician.
O dürüst bir politikacıydı.She was an honest politician.
Sen dürüst bir politikacıydın.You were an honest politician.
Ben dürüst bir politikacıydım.I was an honest politician.
Tüm politikacılar dürüst olsaydı hükümetin politikaları ne olurdu?What would the government's policies be if all politicians were honest?
Fransa'daki en dürüst politikacılardan biri olduğuma inanıyorum.I believe that I am one of the most honest politicians in France.
Sen bir politikacı olmalısın.You should be a politician.
Bir politikacı olarak bir şirketten para almak kesinlikle yolsuzluktur.Taking money from a corporation as a politician is definitely corruption.
Bazı politikacılar geçmişlerini çok çabuk unutuyor.Some politicians quickly forgot about their past.
Politikacıların komik karikatürlerini çizerdi.He drew amusing caricatures of politicians.
Politikacılara güvenemezsiniz.You can't trust politicians.
Politikacılara güvenemezsin.You can't trust politicians.
2011 yılında Ukrayna politikacıları ülke ekonomisinin %40 gölge ekonomi olduğunu tahmin etmektedir.In 2011 Ukrainian politicians estimated that 40% of the country's economy is shadow economy.
Kanal iş adamı ve politikacı Beslan Butba'ya aittir.It is owned by businessman and politician Beslan Butba.
Buna ek olarak, 1991 yılından 1997 yılına kadar Ahorn'da yerel politikacı oldu.In addition, he was a local politician in Ahorn from 1991 to 1997.
Otto Liebe, avukat ve muhafazakâr bir politikacının oğluydu.Otto Liebe was a lawyer and the son of a conservative politician.