Ana içeriğe geç
Sözlük

politik ile cümle

politik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu politikanın lehinde mi yoksa aleyhinde misin?Are you in favor of or against that policy?
Senin politikan yanlış.Your policy is mistaken.
Bir mali sıkma politikası yürürlüğe giriyor.A fiscal tightening policy is being enacted.
Gazeteci politikacıyı eleştirdi.The reporter criticized the politician.
Tüm kurallar şirket politikası ile uyumlu olmalı.All of the rules must be in line with company policy.
Tüm kurallar firma politikası doğrultusunda olmalı.All of the rules must be in line with company policy.
Tüm kurallar şirket politikasıyla uyumlu olmalı.All of the rules must be in line with company policy.
Yabancı yatırımcılar bölgesel politik huzursuzluktan dolayı vazgeçti.Foreign investors backed off because of regional political unrest.
Hükümetin ekonomi politikasını inceledikWe studied the government's economic policy.
Biz politika tartıştık.We argued politics.
Bizim politikamız geçmiş için değil gelecek için yapmaktır.Our policy is to build for the future, not the past.
Büyük Britanya artık dünya politikalarının kontrolünde değil.Great Britain is no longer in control of world politics.
Biz çoğunlukla politika tartışarak bütün gece otururduk.We would often sit up all night discussing politics.
Bir milletin para ve mali politikalarının yeterli karışımına sahip olması önemlidirIt is important for a nation to have an adequate mix of monetary and fiscal policies.
Mary politika ile ilgilenir.Mary is interested in politics.
Bay White, liberal bir politikacıdır.Mr. White is a liberal politician.
Savaşı gündelik gerçeklik yaparak, bu savaşa sebep olan politik görüştür.Because it is politics that has caused this war, making the war our everyday reality.
Neden politikacı çoğunluğun görüşünün kökünü kazımaya çalışıyor?Why is the politician trying to kill off the opinions of the majority?
Savaş yanlış bir politikadan sonuçlandı.The war resulted from a mistaken policy.
Politikacı rüşvet almaktan utanmıyordu.The politician was not ashamed of having taken bribes.
Politikacı güvenimizi kötüye kullandığı için özür dileme zahmetinde bulunmadı.The politician did not bother to apologize for betraying our trust.
Politikacı öldüğünde, herkes oğulun babasının izinden gideceğini umuyordu.When the politician died, everybody hoped the son would follow in his father's footsteps.
Politikanın bir başarısızlık olduğuna karar vermeliyiz.We have to conclude that the policy is a failure.
Politika yalnızca enflasyonu hızlandıracak.The policy will only accelerate inflation.
Bu politika, fiyatlarda büyük bir yükselişe neden oldu.This policy resulted in a great rise in prices.
Bilim adamı maliye politikası üzerine bir otoritedir.The scholar is an authority on fiscal policy.
Büyük politikacı 1963'te vefat etti.The great politician passed away in 1963.
İki politikacı ilk defa yüz yüze görüştü.The two politicians met face to face for the first time.
İki ülke bu ihtilaf üzerine politik bir anlaşmaya vardı.The two countries came to a political settlement over this dispute.
Bu politik problem sıcak tartışmalara neden oldu.This political problem gave rise to hot discussions.
Bu politikanın bir sonucu olarak fiyatlar sert bir biçimde yükseldi.Prices rose drastically as a result of this policy.
Bu yeni politikanın büyük ölçekli işler yaratacağı umuluyor.It is hoped that this new policy will create jobs on a large scale.
Yetersiz eğitim politikası Japonya için zararlıdır.The poor educational policy is a detriment to Japan.
Politika, belki de hiçbir hazırlığın gerekli görülmediği tek meslektir.Politics is perhaps the only profession for which no preparation is thought necessary.
İngiltere ve Japonya'nın politik sistemlerinin ortak bir sürü şeyi var.The political systems of Britain and Japan have a great deal in common.
Dürüstlüğün en iyi politika olduğunu söylemeye gerek yok.It goes without saying that honesty is the best policy.
Bu politikacı hırs dolu.That politician is full of ambition.
O politikacı iç ve dış koşullarda deneyimlidir.That politician is well versed in internal and external conditions.
Politikacı çarşamba günleri kabul ediyor.The politician receives on Wednesdays.
O politikacı kesinlikle dürüst değil.That politician is by no means honest.
Politikacı bir yılan balığı gibi kaygan!The politician is as slippery as an eel!
Rüşvet vermedikçe, o politikacı seninle görüşmez.That politician won't meet you unless you grease his palm.
O politikacının söylediği hiç gerçek değil.What that politician said is not at all true.
Politikayla ilgileniyor musun?Are you interested in politics?
Senin planın bizim politikamız doğrultusunda değil.Your plan is not in line with our policy.
Senin planın bizim politikamızla uyumlu değil.Your plan is not in line with our policy.
Sizin fikriniz bizim politikamıza ters düşüyor.Your idea runs counter to our policy.
Polis bir politikacıyı odasında ölü buldu.The police found the politician dead in his room.
Japonya geçen yıl büyük bir politik değişim gördü.Last year saw a big political change in Japan.
Biz politikacıları iki yüzlülük ile ilişkilendirmek eğilimindeyiz.We tend to associate politicians with hypocrisy.
Ben politikacı olmak için biçili değilim.I am not cut out to be a politician.
Oğlum politikaya erken ilgi duydu.My son took an early interest in politics.
Benim ilk izlenimim onun anlayışlı bir politikacı olduğu yönünde.My first impression was that he was a tactful politician.
Ülkemin politikasını anlamayı deniyorum.I am trying to understand the politics of my country.
Her zaman politika konuşmayı ısrar eden insanları sevmem.I don't like people who always insist on talking about politics.
Ben politikadan nefret ederim.I abhor politics.
Hükümetin eğitim politikasına katılmıyorum.I don't agree with the government's policy on education.
Dürüstlüğün en iyi politika olduğunu düşünüyorum.I think that honesty is the best policy.
Selefimin politikasını izlemeye niyetliyim.I intend to follow my predecessor's policy.
Gözlemlememiz için en iyi politika kendi işimizi önemsemektir.The best policy for us to observe is to mind our own business.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod