polis memuru ile cümle

polis memuru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ulusal polis teşkilatı başkanlığında Benko'nun yerini usta polis memuru Vladimir Faber alacak.Veteran police officer Vladimir Faber is to replace Benko as head of national police.
Ürdünlü polis memuru UNMIK'e 29 Mart'ta katılmıştı.He joined UNMIK on 29 March.
1995 yılında polis memuru Kenny Conley silahlı bir şüpheliyi kovalıyordu.In 1995, Officer Kenny Conley was chasing a shooting suspect.
Savaş sırasında 12 Şubat 1934'te Linz'de öldürülen bir polis memuru için yapılan anıt taşı.Memorial stone for a police officer killed on 12 February 1934 in Linz during the war
Ölenlerden 17'si polis memuru, 24'ü isyancı ve 61'i sivildi.Of the dead were 17 police officers, 24 rebels and 61 innocent bystanders.
1965'te Elvis Presley komedisi Girl Happy'de polis memuru olarak rol aldı. [1]He appeared as a police officer in the Elvis Presley comedy Girl Happy in 1965.[23]
Bir sonraki gece, okuldan açılan ateş sonucu bir polis memuru yaralandı.Overnight, a police officer was injured by shots fired from the school.
20 filmde kurgusal polis memuru Johan Falk'ı canlandırdı.He portrayed the fictional police officer Johan Falk in 20 movies.
İki Rus polis memuru ile Devlet Duması üyeleri.Members of the State Duma with two Russian police officers
Ray odadan kaçar ve iki polis memurunu olayı soruşturmak için durdurur.He escapes and waves down two police officers, who agree to investigate.
Manus Kelley - Anlatıcı'nın eski nişanlısı, eski bir polis memuru.Manus Kelley—Narrator's ex-fiancé, an ex-police officer.
Polisin açtığı ateş sonucu 5 polis memuru ve 89 gösterici hayatını kaybetti.The police opened fire, which left 5 police officers and 89 demonstrators dead.
16 Mayıs 2019'da GAI yol polis memuru Mahilioŭ yakınlarında ölü bulundu.On 16 May 2019, GAI road police officer was found dead near Mahilioŭ.
Bir polis memuru elini cam kırıklarıyla kesti.[4]A police officer cut his hand on shattered glass.[23]
Polis memuru bir kurşun geçirmez yelek giydi.Der Polizeibeamte trug eine kugelsichere Weste.
Onlar polis memuru ile konuşuyorlar.Sie sprechen mit dem Polizeibeamten.
Ölenlerden 17'si polis memuru, 24'ü isyancı ve 61'i sivildi.17 der Toten waren Polizisten, 24 Aufständische und 61 unbeteiligte Zivilisten.
4 polis memuru öldü.Vier Polizisten waren umgekommen.
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.Auch mehrere Polizisten werden von ihnen angeschossen.
Hâlihazırda aşağı yukarı 37.000 polis memurundan oluşur.Währenddessen betrug die Reserve mindestens 37.000 Polizisten.
Memur Barbrady: Kasabanın tek polis memurudur.Barbara Junge: Der oberste Soldat der Stadt.
1 polis memuru hayatını kaybetti.Ein Polizeioffizier bekam lebenslänglich.
Katil polis memuru ile de karşılaşır.Polizisten posieren mit Mörder.
Hiçbir polis memuru silahını ateşlemedi.Seine Dienstwaffe hatte er nicht gezogen.
Babası Royal Canadian Mounted Police görevlisi olan özel polis memurudur.Er entschied sich aber mit 17 zu einem Job bei der Royal Canadian Mounted Police.
O bölgede üç polis memuru bulunuyordu.Drei Towns befanden sich auf dem Gebiet.
Bu esnada polis memuru Schierke Bayan Knobbe' nin kaybolan bebeğini aramaktadır.Sergeant Burns sucht die vermisste Gina.
Dan olay yerine varan ilk polis memuruydu.Dan fut le premier policier à arriver sur les lieux du crime.
Bir polis memuru, bir adamla çocuğun çivi bombası saldırısı sonrası öldüğünü söyler.Un policier lui dit qu'un homme et un enfant ont été tués dans l'explosion d'une bombe artisanale.
Lou, polis çavuşu ve Springfield şehrinin yetenekli bir polis memurudur.Lou est le sergent compétent de la police de Springfield.
4 polis memuru öldü.4 policiers sont tués.
Memur Barbrady: Kasabanın tek polis memurudur.Jusqu'à la saison sept, l'officier Barbrady est le seul policier de la ville.
Teğmen Thompson (John Saxon): Nancy’nin babası ve polis memuru.Donald Thompson : Père de Nancy et commissaire de la police.
Karakoldaki üç polis memuru kayboldu.Trois des meneurs se retrouvent au poste de police.
Halit Akbulut, polis memuru.Pacifique Plante, policier.
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.Un agent de la police judiciaire fut également tué.
Katil polis memuru ile de karşılaşır.Un flic met la main sur un meurtrier.
O bir polis memuru oldu.Se hizo policía.
Hiç bir polis memuruna küfür ettin mi?¿Alguna vez le has dicho palabrotas a un policía?
Bir polis memuru arabayı durdurmamı söyledi.Un policía me dijo que parase el coche.
Ben bir polis memuruyum.Soy oficial de policía.
Chris O'Dowd - Polis memuru Nathan Rhodes, Annie'ye aşık olan polis memuru.Chris O'Dowd como Oficial Nathan Rhodes, un policía que se enamora de Annie.
Hiçbir polis memuru silahını ateşlemedi.La policía no descargó ningún disparo.
Kalabalıktan bazı kişiler hastaneye yatırıldılar, ve dört tane polis memuru yaralandı.Algunos de los manifestantes fueron hospitalizados,​ y cuatro policías resultaron heridos.
Bu kesik burunu Neva Irmağı'na atmayı dener, ama tam bu sırada bir polis memuru tarafından yakalanır.Intenta librarse de ella arrojándola al río Neva, pero un oficial de policía lo pilla.
Ama Michael ölmemiştir ve polis memurunu öldürür.Michael ataca la estación de policía y mata a todos los oficiales.
Babası Royal Canadian Mounted Police görevlisi olan özel polis memurudur.Royal Canadian Mounted Police - en el lugar.
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.Un oficial fue alcanzado por los disparos.
Matt Parkman (Greg Grunberg): Los Angeles'ta bir polis memuru.Matt Parkman es un oficial de policía de Los Angeles.
İlk anda 9 polis memuru rehin alındı, kısa sonra ikisi serbest bırakıldı.Tras un canje de prisioneros, ambos son finalmente liberados.
4 polis memuru öldü.Mueren cuatro miembros de la Policía Armada.
Kendisini takiple görevli çok sayıda polis memurunu öldürmüştü.Entrevista a Él Mató a un Policía Motorizado.
Karakoldaki üç polis memuru kayboldu.I tre agenti si trovano al distretto di polizia.
4 polis memuru öldü.Muoiono anche quattro agenti di polizia.
Babası Royal Canadian Mounted Police görevlisi olan özel polis memurudur.La polizia è sotto la responsabilità della Royal Canadian Mounted Police.
Rattenhuber Münih'te doğdu ve bir polis memuru olarak kariyer yaptı.Rattenhuber nacque a Monaco di Baviera, dove iniziò la propria carriera come poliziotto.
2003 yılında çekilen Jay-Z/Beyoncé "'03 Bonnie & Clyde" klibinde şef polis memurunu oynamıştır.Nel 2002 compare nel videoclip 03 Bonnie & Clyde di Jay-Z e Beyoncé nelle vesti di un ufficiale di polizia.
Serinin adı New York şehrinde polis memuru olan Max Payne'den gelmektedir.La serie prende il nome dal suo protagonista, Max Payne, poliziotto della NYPD.
Onu sorgulayan polis memuru ise onun anlattıklarına güvenmiyordur.La sorella, che lo ha ingaggiato, non gli crede.
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.C'è notizia che sia stato sparato un colpo contro la Polizia.

İlgili Sayfalar