Antitrombin, anticoagülan özelliği olan bir plazma proteinidir.Proteinoplast je plastid obsahujúci proteíny.
Örnekler parçacık ışınları, Penning tuzağındaki bir elektron bulutu ve pozitron plazmalardır.Primeri ne-nevtralne plazme so nabiti žarki delcev, elektronski oblak, Penningova past in pozitronske plazme.
Glukoz tam kan, plazma veya serumda ölçülür.Nikotin se lahko nahaja v krvi, plazmi ali urinu.
Bu tür akışkanların örnekleri plazmalar, sıvı metalleri, ve tuzlu su içerir.Primeri takih tekočin so plazma, tekoče kovine, slana voda in elektroliti.
Kan plazması, kanın sıvı kısmıdır.Sestavni del zunajcelične tekočine je tudi krvna plazma.
Plazmalar soğuk ve sıcak plazmalar olarak ayrılabilir.Bolečino lahko olajšajo topli in mokri obkladki.
Güneş ışığı, güneşin sıcak plazmasından meydana gelen ısıl ışınımdır.Sončna svetloba je del toplotnega sevanja, ki nastane kot vroča plazma v Soncu.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Zvezde iz glavnega niza so v začetnem obdobju svojega razvoja sestavljene pretežno iz vodika v stanju plazme.
Oral uygulamadan 1-3 saat sonra maksimum plazma konsantrasyona ulaşır.Po peroralni aplikaciji se najvišja koncentracija v plazmi doseže po 1-2 urah.
Çeşitli sayısal modeller akış kontrolünde plazma aktüatörlerinin benzetimi için önerildi.Predlaganih je bilo več hipotez za razlago placebo učinka.
Plazma süratleri 40–60 km/sn civarındadır.Tipična potovalna hitrost je 40–60 km/h.
Plazma teknolojileri ve 40'tan fazla bilimsel yayın ve monografi yazarı olarak bir uzmandır.Specializavosi vakuuminės plazmos technologijų srityje, 40-ties mokslinių darbų ir monografijų autorius.
Dış bölümde kalan plazma, kanın hacminin %55'ini oluşturmaktadır.Kraujo plazma – skystoji kraujo dalis, sudaranti 55 % kraujo tūrio.
Kozmik enflasyon sona erdikten sonra evren, kuark-gluon plazması ile doldu.Kai baigiasi kosminis išsipūtimas, visata užsipildo kvarkų-gliuonų plazma.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Žvaigždės pagrindinėse sekose daugiausia sudarytos iš vandenilio, kuris čia randamas plazmos pavidalu.
1997 yılında Fujitsu firması ilk 42 inç (107 cm) plazma ekranını üretti.1997. aastal tutvustas Fujitsu esimest 42-tollist (107 cm) plasmaekraani.
Hatta bir "soğuk" plazmada elektron sıcaklığı tipik olarak birkaç santigrat derecedir.Isegi "külmas" plasmas on elektronide temperatuur siiski mitu tuhat Celsiuse kraadi.
1992 yılında Fujitsu şirketi dünyanın ilk 21inch (53 cm) tam donanımlı plazma ekranını üretmiştir.Aastal 1992 tutvustas Fujitsu maailma esimest 21-tollist (53 cm) värvilist ekraani.
Plazmalar çok iyi elektrik iletkenleridir ve elektrik potansiyelleri önemli bir rol oynamaktadır.Kuna plasmad on väga head elektrijuhid, omavad elektrilised potentsiaalid suurt tähtsust.
Plazmaların iyi elektrik iletkenliği onların elektrik alanlarını çok küçük hale getirir.Plasmade hea elektrijuhtivuse tõttu on nende elektriväljad väga väikesed.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Peajada tähed koosnevad peamiselt plasmaolekus vesinikust.
Örnekler parçacık ışınları, Penning tuzağındaki bir elektron bulutu ve pozitron plazmalardır.Taolise plasma näideteks on osakeste kiired, elektronpilv Penningi lõksus ja positronplasmad.
Bu kriter gerçekleştiğinde, plazma yarı nötr olur.Kui see tingimus on täidetud, on plasma kvaasineutraalne.
Ama plazma da hemoglobin olmadığı için bir değişiklik olmayacak.У плазмі немає гемоглобіну, тому тут не буде жодних змін. Немає застосування.
--aslında tam böyle değil ama en azından plazma halini görebileceğiniz yer-- yıldızlardr.아주 간략하게 설명해드릴 겁니다 실제와는 조금 다릅니다
--aslında tam böyle değil ama en azından plazma halini görebileceğiniz yer-- yıldızlardr.Naja, eigentlich nicht, wie diese, aber zumindest ein Plasmazustand, ist in den Sternen.
Başka icatlarım da var. Vites değiştirmek için plazma anten icat ettim.Ada beberapa penemuan lainnya, sebagai peralihan, saya menemukan antena plasma.
Bir katı kendi şekline sahip. Bir plazma da gaz gibi konulduğu kabın şeklini alır.Zatímco pevná látka má svůj tvar, olazma zaujme tvar nádoby podobně jako plyn.
Bir plazma da gaz gibi konulduğu kabın şeklini alır.플라즈마는 기체와 같이 용기의 형태와 같은 형태를 가지죠
Bir plazma da gaz gibi konulduğu kabın şeklini alır.Plasma wird die Form des Containers wie ein Gas nehmen.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.그건 42인치 플라스마 TV를 못을 사용하지 않고 벽에 걸 수 있는 힘이지요.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.6台を ネジなしで壁に 貼り付けられるのです なかなかすごいマジックテープでしょう?
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.Cela suffit pour fixer au mur six télévisions de 106 cm de diagonale, sans clous
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.Das reicht, um sechs 42-Zoll-Plasma-Fernseher an Ihre Wand zu hängen, ohne Nägel.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.Dat is genoeg om zes plasma-tv's van één meter diameter aan je muur te plakken, zonder spijkers.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.E suficient ca să lipească un ecran TV de 106 cm de perete, fără cuie.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.É suficiente para fixar na parede, sem pregos, seis televisões com um ecrã de 106 cm,
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.Ezzel egy 42 collos plazmatévét szögek nélkül rögzíthetünk a falhoz.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.Je to dost na to, abyste upevnili šest 42-palcových plazmových televizí na zeď bez šroubů.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.Sarebbe sufficiente per incollare al muro 6 tv al plasma da 42 pollici, niente chiodi.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.Suficiente para fijar a la pared un televisor de 42 pulgadas, sin clavos.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.Wystarczy, żeby przykleić 6 42-calowych telewizorów do ściany, bez użycia gwoździ.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.Това е достатъчно, за да прилепите шест 42-инчови плазмени телевизори към стената ви, без пирони.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.Этого вам хватит, чтобы приклеить к стене шесть 42-дюймовых телевизоров, совершенно без гвоздей.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.זה מספיק כדי להדביק שש טלויזיות פלאזמה 42 אינץ' לקיר שלכם, בלי מסמרים.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.وهو شيء كافٍ لإلصاق ست شاشات بلازما بحجم 42 بوصة على جدارك، من غير مسامير.
Bu noktaya kadar, bazı bilim adamları madde plazması içinde bir miktar anti-madde olduğunu farz ediyorlarAté este ponto, alguns cientistas assumiram que existe alguma antimatéria dentro do plasma da matéria.
Bu noktaya kadar, bazı bilim adamları madde plazması içinde bir miktar anti-madde olduğunu farz ediyorlarHasta este punto, algunos científicos han asumido que hay algunos antimateria dentro del plasma de la materia.
Bu noktaya kadar, bazı bilim adamları madde plazması içinde bir miktar anti-madde olduğunu farz ediyorlarPana la acest punct, unii savanti au admis, ca exista un fel de antimaterie, in Plasma materiei.
Bu noktaya kadar, bazı bilim adamları madde plazması içinde bir miktar anti-madde olduğunu farz ediyorlarいくつかの反物質が存在すると仮定しました 物質のプラズマ中。 私たちは、初めて説明し、
Bu oyuna tamamen yeni bir anlayış getirir buluş ve fark ediş getirir plazmalar nasıl oluşurЭто происходит и приносит в игру совершенно новое понимание, и выяснить, и понимая, как создаются плазм.
Bu oyuna tamamen yeni bir anlayış getirir buluş ve fark ediş getirir plazmalar nasıl oluşur全く新しい理解、 そして見つけると実現、 プラズマはどのように作成されます。
Bu yüzden bizim de gördüğümüz şey bu akkor yığın... ...-gördüğümüz şey bu tip bir... ...akkor plazma.Also was wir sehen werden ist dieser heiße Nebel - also was wir sehen ist dieses extrem heiße Plasma.
Bu yüzden bizim de gördüğümüz şey bu akkor yığın... ...-gördüğümüz şey bu tip bir... ...akkor plazma.Así que lo que vamos a ver es esta nube candente - así que vamos a ver este tipo de plasma candente.
Bu yüzden bizim de gördüğümüz şey bu akkor yığın... ...-gördüğümüz şey bu tip bir... ...akkor plazma.Będziemy więc obserwować jednorodną rozgrzaną mgłę gorącej plazmy.
Bu yüzden bizim de gördüğümüz şey bu akkor yığın... ...-gördüğümüz şey bu tip bir... ...akkor plazma.Então o que veremos é essa névoa quente e branca - então veremos esse tipo de plasma branco e quente.
Bu yüzden bizim de gördüğümüz şey bu akkor yığın... ...-gördüğümüz şey bu tip bir... ...akkor plazma.Takže to, co uvidíme v tomto doběla rozžhaveném oblaku... Uvidíme tento druh doběla rozpálené plazmy.
Bu yüzden bizim de gördüğümüz şey bu akkor yığın... ...-gördüğümüz şey bu tip bir... ...akkor plazma.Vậy những gì ta sẽ thấy là bụi mù nóng trắng - vậy là ta sẽ thấy loại plasma nóng trắng
Bu yüzden bizim de gördüğümüz şey bu akkor yığın... ...-gördüğümüz şey bu tip bir... ...akkor plazma.Οπότε θα δούμε αυτή την άσπρη καυτή ομίχλη θα δούμε αυτού του είδους το άσπρο πράγμα.
Bu yüzden de oksijenin plazmadaki yoğunluğu düşüktür.Così si mantiene la concentrazione di ossigeno e l'effettivo bassi livelli plasmatici.