Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.Κουράστηκα να μου αρέσει κάποιος που δεν του αρέσω.
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.Я устала любить.
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum..נמאס לי מאהבה חד צדדית
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum..لقد تعبت من كوني معجبة بشخص الآن
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.私を好きな人がいいの ジュングを好きよ
Bu kesinlikle daha platonikti. - Oh hayır.- Это были платонические отношения?
Bu kesinlikle daha platonikti.- Sería platónico. - Qué va.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir. Bu böyle olmalıdır.Annak ilyennek kell lennie.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir. Bu böyle olmalıdır.Ăsta e felul în care trebuie el să fie.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Karena kokinya Chez Panisse mempunyai pengertian sendiri tentang sashimi ikan ekor-merah.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.붉은 꼬리 생선회 요리에 대한 이상적 관념을 가지고 있기 때문입니다.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Porque a chef do Chez Panisse tem uma noção platónica do sashimi de peixe-gato.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Porque el chef de Chez Panisse tiene una noción platónica acerca del sashimi de cola roja.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Weil der Chef von Chez Panisse eine platonische Vorstellung zu red-tail sashimi hat.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Γιατί η σέφ του Σεζ Πανίς έχει μια Πλατωνική αντίληψη για το κόκκινο σασίμι.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Чому? Тому що шеф-повар у "Шез Панісс" має "платонічне" бачення, що саме так має подаватися сашимі із сома.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.יש תפישה לגבי האידיאליות של סשימי אדום זנב.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.عنده نظرية أفلاطونية لطبق الشاشيمي.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.これはこうあるべきだ
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Aveau o noţiune, o noţiune platoniană, referitoare la ce era sosul de roşii.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Avevano un'idea platonica della salsa di pomodoro. Da dove veniva quest'idea? Dall'Italia.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.De hade en uppfattning, en platonisk uppfattning, om vad tomatsås var.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Havia a noção platónica do que seria um molho de tomate.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Heillä oli platoninen käsite siitä, millaista tomaattikastikkeen tulee olla.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Họ có một khái niệm, một khái niệm lý tưởng về việc nước sốt cà chua phải như thế nào.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Imeli so idejo, platonično idejo, o tem kako naj bi izgledala paradižnikova omaka.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.그들은 토마토 소스는 이러이러해야 한다는 이상적인 관념을 갖고 있었습니다.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Mali predstavu, Platónsku predstavu, ako by mala vyzerať paradajková omáčka.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Měli své pojetí, platonické pojetí toho, co byla rajčatová omáčka.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Mereka punya gagasan, sebuat gagasan platonik, tentang apa itu saus tomat.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.On avait une notion, une notion platonique, de ce qu'était la sauce tomate.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Platońska idea sosu pomidorowego.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Sie hatten eine platonische Vorstellung davon, wie Tomaten-Sauce zu sein hat.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Tenían una idea, una noción platónica, de lo que era la salsa de tomate.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Volt egy elképzelésük, egy plátói elképzelésük a paradicsomszószról.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Ze hadden een notie, een Platonische notie, van wat tomatensaus was.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Είχαν μια αντίληψη, μια Πλατωνική αντίληψη, του τί ήταν η σάλτσα τομάτας.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Там панувало "платонічне" поняття про те, яким має бути томатний соус.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Те имаха платоническо виждане за доматения сос.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.У них было представление, платоническое представление томатного соуса.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.היתה להם תפישה, תפישה אידיאלית, לגבי מהו רוטב עגבניות.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.كانت لديهم نظرية, نظرية أفلاطونية, لما كانت عليه صلصة الطماطم.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.それはどこから来たのでしょう?イタリアです
Howard'ın yaptığı üçüncü ve belki de en önemli şey, Platonik yemek algısına karşı gelmesiydi. (Gülüşmeler)A harmadik, és talán a legfontosabb, dolog amit Howard tett hogy szembeszállt a plátói étel fogalmával.
Howard'ın yaptığı üçüncü ve belki de en önemli şey, Platonik yemek algısına karşı gelmesiydi. (Gülüşmeler)Kolmas asia, minkä Howard teki -- ehkä tärkein -- oli se, että Howard kohtasi platonisen annoksen käsitteen.
Howard'ın yaptığı üçüncü ve belki de en önemli şey, Platonik yemek algısına karşı gelmesiydi. (Gülüşmeler)La terza cosa che Howard fece, forse la più importante, fu sfidare il concetto di "piatto platonico".
Howard'ın yaptığı üçüncü ve belki de en önemli şey, Platonik yemek algısına karşı gelmesiydi. (Gülüşmeler)Trzecim, chyba najważniejszym jego osiągnięciem, było starcie z "potrawą platońską".
Howard'ın yaptığı üçüncü ve belki de en önemli şey, Platonik yemek algısına karşı gelmesiydi. (Gülüşmeler)Третото нещо, което Хауард направи, и може би най-важното, е, че оспори схващането за Платоническото ядене.
Howard'ın yaptığı üçüncü ve belki de en önemli şey, Platonik yemek algısına karşı gelmesiydi. (Gülüşmeler)Третье, что сделал Говард, и, возможно, наиболее важное: он противостоял понятию "платонического блюда".
Müşteri Hanım... Prenses olmanıza rağmen, hala platonik aşk mı yaşıyorsunuz yani?Kedves vevő, úgy érti, annak ellenére, hogy már hercegnő, újra egy viszonzatlan szerelemtől szenved?
Müşteri Hanım... Prenses olmanıza rağmen, hala platonik aşk mı yaşıyorsunuz yani?هذا يعني حتى ولو اصبحت اميرة, فمزلت تعانين من حب من طرف واحد, لا؟
Neden? Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Bo szefowa kuchni hołduje platońskiej idei shashimi.
Neden? Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Omdat de chefkok bij Chez Panisse een Platonische notie heeft van roodstaart-sashimi.
Neden? Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Protože šéfkuchařka Chez Panisse má platonické pojetí okouního sashimi.
Neden? Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Защото главният готвач има платонически възглед за сашимито от сом.
Neden? Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Потому что у шеф-повара в "Ше Панисс" свое платоническое представление сашими из красного луциана.
Platonik yemek algısına karşı gelmesiydi. (Gülüşmeler)どういう意味かと言いますと
Platonik yemek algısına karşı gelmesiydi."이상적인 음식"이라는 개념에 맞섰다는 것입니다.
Platonik yemek algısına karşı gelmesiydi.là Howard đã đối mặt với khái niệm của một món ăn lý tưởng.
Platonik yemek algısına karşı gelmesiydi.הוא שהווארד התעמת עם המושג של התבשיל האידיאלי.