Atina Akademisi'nin kökeni Platon Akademisi'ne uzanmaktadır.IV raamatu teemaks on Platoni Akadeemia esindajaid.
Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılır.Ta on Platoni kõrval mõjukaim lääne filosoof.
Sankt-Peterburg. KB1 bakım: Tanımlanamayan dil (link) ^ Melioranski, Platon Mihayloviç.Analüütiline filosoofia – mis ta on ja mis ta ei ole? – Bruno Mölder, Jaan Kangilaski (toim).
Ama aslında o Jenny'i sadece platonik olarak sevmiş.A on kochał Jenny platonicznie.
Ama aslında o Jenny'i sadece platonik olarak sevmiş.Dar chiar a iubit-o pe Jenny, în sens platonic, bineînþeles.
Ama aslında o Jenny'i sadece platonik olarak sevmiş.Er hat das Kalb wirklich geliebt, aber natürlich nur platonisch.
Ama aslında o Jenny'i sadece platonik olarak sevmiş.Mais son amour pour Jeong-hee... était exclusivement platonique.
Ama aslında o Jenny'i sadece platonik olarak sevmiş.Αλλά στην πραγματικότητα αγαπούσε την Jenny μόνο πλατωνικά.
Bilimdeki tüm platonik katıları bu tür şeylerle yapabilirsiniz.Alle platoniske legemer, kan laves med ting som dette.
Bilimdeki tüm platonik katıları bu tür şeylerle yapabilirsiniz.Je kan op deze manier alle regelmatige veelvlakken maken.
Bilimdeki tüm platonik katıları bu tür şeylerle yapabilirsiniz.과학에서의 모든 플라톤식의 고체들은 이런 물건들을 가지고 만들 수 있습니다.
Bilimdeki tüm platonik katıları bu tür şeylerle yapabilirsiniz.Los sólidos de Platón pueden armarse con objetos como éstos.
Bilimdeki tüm platonik katıları bu tür şeylerle yapabilirsiniz.Tak można zrobić wszystkie wielościany foremne.
Bilimdeki tüm platonik katıları bu tür şeylerle yapabilirsiniz.Todos os sólidos platónicos da ciência podem ser feitos com coisas destas.
Bilimdeki tüm platonik katıları bu tür şeylerle yapabilirsiniz.Tous les solides platoniques en science peuvent être fabriqués avec des choses comme ça.
Bilimdeki tüm platonik katıları bu tür şeylerle yapabilirsiniz.את כל הפאונים (גופים גאומטריים בעלי פיאות) במדע ניתן לייצר מחומר כזה.
Bilimdeki tüm platonik katıları bu tür şeylerle yapabilirsiniz.كل [غير واضح] في العلوم يمكن أن يصنع من أشياء مثل هذه.
Bilimdeki tüm platonik katıları bu tür şeylerle yapabilirsiniz.小さなストローがあります
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.Aku merasa capek mencintai seseorang sekarang.
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.Giờ mình mệt mỏi vì yêu đơn phương rồi.
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.Ich habe es satt nur verliebt zu sein.
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.Ik ben het nu beu om verliefd te zijn
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.Jag är trött på å ha en förälskelse nu.
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.J'en ai assez de ce béguin.
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.M-am saturat sa am o dragoste neimplinita.
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.Sita sem že te svoje zatreskanosti.
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.Sono stanca di essere innamorata adesso.
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.Κουράστηκα να μου αρέσει κάποιος που δεν του αρέσω.
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.Я устала любить.
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum..נמאס לי מאהבה חד צדדית
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum..لقد تعبت من كوني معجبة بشخص الآن
Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.私を好きな人がいいの ジュングを好きよ
Bu akım, Platon ve Aristo'nun geliştirdiğiE mozgalom a 4. századbeli
Bu akım, Platon ve Aristo'nun geliştirdiği이 움직임은
Bu akım, Platon ve Aristo'nun geliştirdiği "Varlık Zinciri" denilenDeze beweging nam een oud concept dat Plato en Aristoteles in de vierde eeuw ontwikkelden:
Bu akım, Platon ve Aristo'nun geliştirdiği "Varlık Zinciri" denilenEste movimiento tomó un viejo concepto del siglo IV, desarrollado por Platón y Aristóteles,
Bu akım, Platon ve Aristo'nun geliştirdiğiהתנועה הזו לקחה רעיון ישן
Bu akım, Platon ve Aristo'nun geliştirdiğiأخذت هذه حركة المفهوم القديم
Bu akım, Platon ve Aristo'nun geliştirdiğiプラトンやアリストテレスが 発展させた概念-
Bu kesinlikle daha platonikti. - Oh hayır.- Это были платонические отношения?
Bu kesinlikle daha platonikti.- Sería platónico. - Qué va.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir. Bu böyle olmalıdır.Annak ilyennek kell lennie.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir. Bu böyle olmalıdır.Ăsta e felul în care trebuie el să fie.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Karena kokinya Chez Panisse mempunyai pengertian sendiri tentang sashimi ikan ekor-merah.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.붉은 꼬리 생선회 요리에 대한 이상적 관념을 가지고 있기 때문입니다.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Porque a chef do Chez Panisse tem uma noção platónica do sashimi de peixe-gato.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Porque el chef de Chez Panisse tiene una noción platónica acerca del sashimi de cola roja.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Weil der Chef von Chez Panisse eine platonische Vorstellung zu red-tail sashimi hat.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Γιατί η σέφ του Σεζ Πανίς έχει μια Πλατωνική αντίληψη για το κόκκινο σασίμι.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.Чому? Тому що шеф-повар у "Шез Панісс" має "платонічне" бачення, що саме так має подаватися сашимі із сома.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.יש תפישה לגבי האידיאליות של סשימי אדום זנב.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.عنده نظرية أفلاطونية لطبق الشاشيمي.
Çünkü Chez Panisse'deki şef, kırmızı kuruklı saşimi hakkında Platonik bir kanıya sahiptir.これはこうあるべきだ
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Aveau o noţiune, o noţiune platoniană, referitoare la ce era sosul de roşii.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Avevano un'idea platonica della salsa di pomodoro. Da dove veniva quest'idea? Dall'Italia.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.De hade en uppfattning, en platonisk uppfattning, om vad tomatsås var.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Havia a noção platónica do que seria um molho de tomate.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Heillä oli platoninen käsite siitä, millaista tomaattikastikkeen tulee olla.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Họ có một khái niệm, một khái niệm lý tưởng về việc nước sốt cà chua phải như thế nào.
Domates sosunun ne olduğu hakkında Platonik bir kanıları vardı.Imeli so idejo, platonično idejo, o tem kako naj bi izgledala paradižnikova omaka.