Ana içeriğe geç
Sözlük

planlamak ile cümle

planlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.Vaas plánuje získat výkupné od rodin zajatců, poté chce vězně prodat do otroctví.
30 tane daha uçak üretmeyi planlamaktadır.Postaveno 30 letounů.
Babası onun ofiste çalışmasını planlamaktadır.Otec stále doufal, že ho udrží u řemesla.
Valencia yakın gelecekte inşası devam eden Nou Mestalla Stadyumu'na taşınmayı planlamaktadır.Vedení mošavu v nejbližší budoucnosti plánuje stavební expanzi vesnice.
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.Wikileaks urmează să publice toate documentele treptat, într-o perioadă de câteva luni.
SMRTV başlangıçta, Moskova'da gerçekleştirilen 2009 yarışmasına katılmayı planlamakta idi.Inițial, SMRTV a vrut să participe la concursul din 2009 din Moscova, Rusia.
30 tane daha uçak üretmeyi planlamaktadır.30 de alte linii aeriene mai operează acest model.
SATA-IO 6.0 GB/s oranını standart hale getirmeyi planlamaktadır.A SATA tervezetben szerepel egy 6,0 Gbit/s-os szabvány.
Bu geçiş ve istilayı yeni yıl başında yapmayı planlamakta idi.A tervezés és a tervezett nyomvonal feltárása még ebben az évben elkezdődött.
12. yaş gününde intihar etmeyi planlamaktadır.Ő volt az aki tizenkét éves korában öngyilkosságot követett el.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Ezután Cally az élete hátralévő részét börtönben töltötte.
Lokantayı bir kere açtıktan sonra ise Carl'dan kurtulmayı planlamaktadır.Azon aggódik, hogy miután Tokió helyreállt, nem fogja tudni kinyitni a boltját.
Kendi bağımsızlığına set çekenleri bertaraf etmeyi planlamaktaydı.Céljuk, hogy kivívják függetlenségüket.
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.Eräs hänen ensimmäisistä prioriteeteistaan oli Christopher Street Liberation Dayn suunnitteleminen.
SMRTV başlangıçta, Moskova'da gerçekleştirilen 2009 yarışmasına katılmayı planlamakta idi.Ο SMRTV είχε αρχικά προγραμματίσει να πάρει μέρος στο διαγωνισμό του 2009 στη Μόσχα της Ρωσίας.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Ο Κάρολος παρέμεινε στην εξορία για το υπόλοιπο της ζωής του.
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.Το Wikileaks έχει δημοσιεύσει πολλά σχετικά έγγραφα από το 2013.
NASA, ay kutuplarından birinde kalıcı bir üssün kuruluşunu da planlamaktadır.NASA planlægger nu opførelsen af en permanent base ved en af Månens poler.
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.Vaas har planer om at få en løsesum fra de unges forældre, og derefter sælge dem som slaver.
Rusya bu uçaklardan 200 adet üretmeyi planlamaktadır.Rusland benytter ca. 200 fly.
Rovio, 2011 yılında oyunun daha fazla seviyesini yayınlamayı planlamaktadır.Rovio har planer om at frigive flere nivauer i 2011.
Moskova’ya yeni birlik antlaşmasının imzalanacağı 20 Ağustos günü dönmeyi planlamaktadır.Han planla å returnere til Moskva 20. august 1991, da den nye unionsavtalen skulle undertegnes.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Tilbake i Leipzig levde han resten av sitt liv i fred.
DHIU, yakın zamanda kapılarını tüm dünyadan gelecek öğrencilere açmaktayı planlamaktadır.Dalam waktu terdekat, DHIU berencana untuk membuka pintu untuk siswa dari seluruh dunia.
Rusya bu uçaklardan 200 adet üretmeyi planlamaktadır.Ukraina memesan 200 unit kendaraan angkut personel ini.
30 tane daha uçak üretmeyi planlamaktadır.Đang có kế hoạch đặt mua 30 chiếc khác.
NASA, ay kutuplarından birinde kalıcı bir üssün kuruluşunu da planlamaktadır.NASA hiện có kế hoạch xây dựng một tiền trạm thường trực tại một trong các cực Mặt Trăng.
Hindistan 1000 adetten fazla tank üretmeyi planlamaktadır.Hãng dự tính sẽ sản xuất 1000 chiếc.
Akademi tekrar şehir merkezine dönmeyi planlamaktadır .Đản, Khâm buộc phải quay về thành.
ABD Savunma Bakanlığı 230.000 adet JDAM güdüm kiti tedarik etmeyi planlamaktadır.Tổng thống quốc gia này đã ra lệnh mở gói cứu trợ 294.000 USD nhằm khắc phục hậu quả.
SMRTV başlangıçta, Moskova'da gerçekleştirilen 2009 yarışmasına katılmayı planlamakta idi.SMRTVは当初、モスクワで行われる2009年大会への参加を計画していた。
AETN All Asia Networks, Lifetime kanalını Güneydoğu Asya'ya getirmeyi planlamaktadır.詳細はライフタイム (東南アジア)(英語版)を参照 AETN・オールアジア・ネットワークスはライフタイム・チャンネルを東南アジアに持ち込むことを計画した。
İskoçya da, buna benzer bir yasamayı planlamaktadır.スコットランドがこれとほぼ同じ法律を制定する。
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.ヨハンは残りの人生をほとんど馬上で過ごすことになった。
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.维基解密计划将在几个月内完全公开所有文件。
Moskova’ya yeni birlik antlaşmasının imzalanacağı 20 Ağustos günü dönmeyi planlamaktadır.原計畫在8月20日聯盟條約簽署当天返回莫斯科。
Hindistan 1000 adetten fazla tank üretmeyi planlamaktadır.它計劃生產超過1000架的龍捲風戰機。
Türkiye 2023 yılına kadar bunu %30'a yükseltmeyi planlamaktadır.到2023年,这一比例将增加到40%。
Böylelikle küçük oğluna bir kirallık verme planlamaktaydı.缺钱的时候還打算卖掉儿子的内脏。
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.它于和平时期余下的生涯中一直待在那里。
Rodin'i, fikirlerini çalmakla ve öldürmeyi planlamakla suçladı.그녀는 기로디어스와 워홀이 짜고 자기 작품을 훔치려한다고 의심했다.
SATA-IO 6.0 GB/s oranını standart hale getirmeyi planlamaktadır.SATA의 로드맵은 SATA 6.0 Gbit/s 규격을 포함하고 있다.
Moskova’ya yeni birlik antlaşmasının imzalanacağı 20 Ağustos günü dönmeyi planlamaktadır.그는 연방 조약이 체결되는 1991년 8월 20일에 모스크바로 돌아갈 계획이었다.
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.그의 첫 우선 순위 중 하나는 크리스토퍼 길 해방의 날을 계획하는 것이다.
Böylelikle küçük oğluna bir kirallık verme planlamaktaydı.그러자 아버지는 별말 없이 아들에게 선선히 사업자금을 내주었다.
Koruma kalkanları kalktığında Asi Birliği Yeni Ölüm Yıldızı'na saldırarak bunu da yok etmeyi planlamaktadır.בעקבות הגילויים על כוכב המוות החדש, ברית המורדים מתכננת התקפה על הכוכב כאשר הוא עדיין בשלבי בנייה.
Halpen, beyni havaya uçurup Ood'ların tamamını öldürmeyi planlamaktadır.בתור הפלנקס, יש להם מוח כוורתי המתוכנת להשמיד את כל המוטאנטים.
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.ואס רוצה לקבל את הכסף מהורי שבויו ואז למכור אותם לעבדות.
Arjantin, 2006 senesinde İran'ı saldırıyı planlamak ve Hizbullah’ı da saldırıyı yapmakla resmen suçlamıştır.ב-25 באוקטובר 2006 האשים באופן רשמי את ממשלת איראן בתכנון ההתקפה ואת ארגון חזבאללה בביצועה.
Hindistan 1000 adetten fazla tank üretmeyi planlamaktadır.טורקיה אמורה לקלוט 1,000 טנקים מדגם זה.
İşini tamamladıktan sonra onu da öldürüp bütün izleri yok etmeyi planlamaktadır.Преди да замине, издирва и унищожава всички свои снимки.
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.Сайтът WikiLeaks планира да публикува всичките налични дипломатически телеграми за срок от седем месеца.
Ona çıkma teklif etmeyi planlamaktadır ancak Joey ondan önce davranır ve Charlie'yle sevgili olur.Те решават да поискат съгласието на Рос първо, но Джоуи го хваща да се целува с Чарли.
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.Jedan od njegovih prioriteta bilo je planiranje "Dana oslobođenja Christopherove ulice" (engl.
Moskova’ya yeni birlik antlaşmasının imzalanacağı 20 Ağustos günü dönmeyi planlamaktadır.Planirao se vratiti u Moskvu na potpisivanje ugovora o novoj zajednici 20. kolovoza.
Bir dedikoduya göre bir iş adamı ile tanışmış, onunla evlenmeyi planlamaktadır.Ona ga upita kako mu se može sviđati osoba koja bi spavala s oženjenim muškarcem.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Postavljeni su kameni spomenici u znak sjećanja na žrtve.
İskoçya da, buna benzer bir yasamayı planlamaktadır.Ipak, Katalonija će održati referendum prema planu.
Taboo, Rosemad'de gelirsiz bir resim okulu açmayı planlamaktadır.U planu ima osnovati neprofitnu školu umjetnosti u Rosemeadu.
30 tane daha uçak üretmeyi planlamaktadır.Izgrađeno je 30 zrakoplova.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod