Tom daha sonra burada olmayı planlıyor.Tom plans to be here later.
Tom daha sonra dönmeyi planlıyor.Tom plans to come back later.
Tom onu kimle yapmayı planlıyordu?Who did Tom plan to do that with?
Tom onu kiminle yapmayı planladı?Who did Tom plan to do that with?
Oğlumuz onu yapmayı planlıyor.Our son is planning to do that.
Sami mükemmel planı hazırlıyordu.Sami hatched the perfect plan.
Sami, Leyla'yı öldürmek için mükemmel bir plan hazırladı ya da öyle düşündü.Sami hatched the perfect plan to murder Layla, or so he thought.
Sami sadece bunu yapmayı planlıyordu.Sami was only planning to do this.
Sami birini öldürmeyi planlıyordu.Sami was planning to kill somebody.
Sami bir adam kaçırma planlıyordu.Sami was planning a kidnapping.
Sami hiçbir şey planlamıyordu.Sami wasn't planning anything.
Sami ve Leyla bir kaçırma planlıyorlardı.Sami and Layla were planning a kidnapping.
Sami ve Leyla bir adam kaçırma planlıyorlardı.Sami and Layla were conspiring a kidnapping.
Sami bir kaçırmayı planlamak için Leyla ile buluştu.Sami met with Layla to plan a kidnapping.
Ülkeye daha önce dönmeyi planlıyor.He intends to return to the country earlier.
Planın hakkında hiçbir şey bilmiyordum.I knew nothing about your plan.
Bunu planlamak ne kadar sürer?How long does it take to plan?
Planım başarısız oldu.My plan failed.
O planını dikkatle inceledi.He considered her plan carefully.
Finansman düzenlenene kadar projeyi arka planda tutmak zorunda kaldılar.They had to put that project on the backburner until financing was arranged.
Kral, herkesin kendisine karşı plan yaptıklarına ikna olmuştu.The king was convinced that everyone was plotting against him.
Bu plan kesinlikle başarılı olacak.This plan is sure to succeed.
Tom'un şimdi bir planı var.Tom has a plan now.
Tom da bunu yapmayı planlıyor.Tom plans on doing that, too.
Tom bunu yalnız başına yapmayı planlıyor.Tom plans to do that alone.
Tom bugün bunu yapmayı planlıyor.Tom plans on doing that today.
Tom bunu tek başına yapmayı planladı.Tom planned to do that alone.
Tom yakında bunu yapmayı planlıyor.Tom plans on doing that soon.
Tom zaten bunu yapmayı planlıyor.Tom already plans on doing that.
Tom, bunu yapmayı planladığını söylüyor.Tom says he plans on doing that.
Tom bunu dün yapmayı planladı.Tom planned to do that yesterday.
Tom bunu kendi başına yapmayı planladı.Tom planned on doing that by himself.
Tom bunu yapmayı planlıyor olmalı.Tom must be planning to do that.
Arabamı bugün sürmeyi planlamıyorum.I don't plan on driving my car today.
Tom bunu yapmayı planladığını söylüyor.Tom says he's planning on doing that.
Bunu yapmayı planlayan kişi Tom.Tom is the one planning to do that.
Tom bunu yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on doing that.
Tom bunu yapmayı planlamdığını söylüyor.Tom says he didn't plan on doing that.
Lütfen Tom'un ne yapmayı planladığını öğren.Please find out what Tom plans on doing.
Tom henüz ne yapmayı planladığını söylemedi.Tom hasn't yet said what he plans to do.
Tom orada olmayı planlamadığını söyledi.Tom said he doesn't plan on being there.
Tom orada olmayı planladığını söylüyor.Tom says he doesn't plan on being there.
Pazartesi günü bütün gün evde kalmayı planlıyorum.I plan to stay at home all day Monday.
Tom plan hakkında hiçbir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about the plan.
Tom, bunu Pazartesi günü yapmayı planladığını söyledi.Tom said he planned on doing that on Monday.
Tom'un emekliliği için bir planı yok.Tom has no plans for his retirement.
Tom bunu yapmayı planlamıyor gibi görünüyor.It sounds like Tom isn't planning to do that.
Kaç kez bunu yapmayı planlıyorsunuz?How many times do are you planning on doing that?
Bunu ilk defa yarın yapmayı planlıyorum.I plan to do that tomorrow for the first time.
Tom'un bunu ne zaman yapmayı planladığını bilmek istiyorum.I want to know when Tom is planning to do that.
Tom, Mary'nin bunu yalnız yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said Mary wasn't planning on doing that alone.
Tom ve ben birlikte Boston'u ziyaret etmeyi planlıyoruz.Tom and I are planning on visiting Boston together.
Tom, Mary'nin akşam yemeği için ne yapmayı planladığını bilmiyordu.Tom didn't know what Mary was planning to make for dinner.
Bunu üç yıldır ilk defa yarın yapmayı planlıyorum.I plan on doing that tomorrow for the first time in three years.
Tom'un bunu kiminle yapmayı planladığını bilmek istediğini söylediğini düşünmüştüm.I thought you said you wanted to know who Tom was planning to do that with.
Tom'u beklemeyi planlamıyorum.I don't plan to wait for Tom.
Bunu hâlâ yapmayı planladığımı biliyorsun, değil mi?You know that I'm still planning to do that, don't you?
Tom'un erkek kardeşlerinin üçü de bunu yapmayı planlıyorlar.All three of Tom's brothers are planning to do that.
Otuz dakikadan fazla beklemeyi planlamıyorum.I don't plan to wait for more than thirty minutes.
Boston'a gittiğinizde, nerede kalmayı planlıyorsunuz?When you go to Boston, where do you plan to stay?