Ana içeriğe geç
Sözlük

plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu planlarımızı mahvetmekle tehdit ediyor.This threatens to ruin our plans.
Bu planlarımızı engellemekle tehdit ediyor.This threatens to foil our plans.
İleride plan yapmalıyız.We must plan ahead.
Harika bir plandı, ya da öyle görünüyordu.It was a great plan, or so it seemed.
Boş zamanımda daha fazla boş zaman yaratma planları üretiyorum.In my free time, I come up with plans to create more free time.
Tom üniversiteden mezun olur olmaz evlenmeyi planlıyor.Tom plans to get married as soon as he graduates from college.
Tom emekli olduktan sonra onun yerine geçme planlarımız yok.We have no plans to replace Tom after he retires.
Tom, Mary'nin ayrılmayı planladığını bilmiyordu.Tom didn't know that Mary was planning to leave.
Tom artık pazartesi günü burada olmayı planlamıyor.Tom is no longer planning to be here on Monday.
Önümüzdeki hafta Tom'u görmek için Boston'a gitmeyi planlıyorum.I plan to go to Boston next week to see Tom.
Tom dışında herkes orada olmayı planlıyor.Everyone except Tom is planning to be there.
Tom'tan başka herkes orada olmayı planlıyor.Everyone but Tom is planning to be there.
Bugün bir süveter giymeyi planlamıyorum.I'm not planning to wear a sweater today.
Tom Mary'nin planının iyi olduğunu düşündü.Tom thought Mary's plan was a good one.
Tom artık onu yapmayı planlamıyor.Tom is no longer planning to do that.
Tom'un gelecek için daha büyük planları vardı.Tom had bigger plans for the future.
Bunu bugün yapmayı planlamıyorum.I'm not planning to do that today.
Tom ile plan hakkında konuştum.I talked about the plan with Tom.
Daha düşük bir yaşama maliyeti olan bir yere taşınmayı planlıyorum.I plan on moving somewhere with a lower cost of living.
Tom'u Mary'ye tanıtmayı planlıyorum.I plan to introduce Tom to Mary.
Siyah bir kravat takmayı planlıyorum.I plan to wear a black tie.
Yeni bir plan üzerinde çalışıyorum.I'm working on a new plan.
Tom Mary'nin planını kabul etti.Tom agreed to Mary's plan.
Bekar kalmayı mı planlıyorsun?Do you plan on staying single forever?
Hayatının geri kalanında bekar kalmayı mı planlıyorsun?Do you plan on staying single for the rest of your life?
Tom, önümüzdeki hafta Boston'a gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he wasn't planning to go to Boston next week.
Planlarınızı gerçekleştirmek zorundasınız.You have to carry out your plans.
Tom, Mary'yi ziyaret etme planlarını iptal etti.Tom canceled his plans to visit Mary.
Esperanto planlı bir dildir.Esperanto is a planned language.
Kotava planlı bir dildir.Kotava is a planned language.
Tom planlarını takip edemedi.Tom failed to follow through on his plans.
Bir B planı bulmak zorundayız.We've got to come up with a plan B.
Bunu şimdi bir yıldan daha uzun bir süredir planlıyoruz.We've been planning this for over a year now.
Tom Boston'u ziyaret etmek için planlar yaptı.Tom made plans to visit Boston.
Gerçekten bir planım yoktu.I really didn't have a plan.
Bunu yapmayı planladınız mı?Did you plan to do this?
Hepsini kendin mi yemeyi planlıyorsun?Are you planning on eating that all by yourself?
Savaşın dehşetine katılmayı planlamıyorum.I do not plan on participating in the horrors of war.
Pazartesi günü Boston'a dönmeyi planlıyorum.I plan to return to Boston on Monday.
Yarın ne yapmayı planlıyorsun?What are you planning to do tomorrow?
Tom ne yapmayı planlıyor?What's Tom planning to do?
Tom ve Mary nereye gitmeyi planlıyor?Where are Tom and Mary planning to go?
Bir iş planın var mı?Do you have a business plan?
Bir araba kiralamayı planlıyor musun?Do you plan to rent a car?
Eşim ve ben önümüzdeki ay Boston'u ziyaret etmeyi planlıyoruz.My wife and I are planning to visit Boston next month.
Plan "Çit Operasyonu" olarak adlandırıldı.The plan was dubbed "Operation Fence."
Tom en son onunla konuştuğum zaman evlenmeyi planlıyordu.Tom was planning to get married the last time I talked to him.
Onu yapacak hiçbir planım yok.I have no plans to do that.
Gitmek için hiç planlarım yok.I have no plans to go.
Şu anda onu yapmayı planlamıyorum.I am not currently planning on doing that.
Halen onu yapmayı planlamıyorum.I'm not currently planning on doing that.
Tom kiminle buluşmayı planladığını bana söylemezdi.Tom wouldn't tell me who he was planning to meet.
Tom planımı düşünmeyi bile reddetti.Tom refused to even consider my plan.
Tom'un planı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Tom's plan?
Tom onu yapmayı planlamıyordu.Tom wasn't planning to do that.
Plan nasıl işliyor?How's the plan working?
Hiç çocuk sahibi olmayı planlamıyorum.I do not plan on ever having children.
Leyla suçu dikkatlice planlayıp uyguladı.Layla carefully planned and executed the crime.
Leyla planlarını değiştirmek zorunda.Layla has to change plans.
Tom'un bir planı var mıydı?Did Tom have a plan?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod