Ana içeriğe geç
Sözlük

plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu yapmak için herhangi bir planım yok.I don't have any plans to do that.
Bir tane satın almak için bir planım yok.I have no plans to buy one.
Hâlâ bir planım yok.I still don't have a plan.
Benim hiç planım yok.I don't have any plans.
Genç insanlar rüya, plan ve enerjiyle doludurlar.Young people are full of dreams, plans and energy.
Tom gelecek hafta sonu burada olmayı planlıyor.Tom plans on being here next weekend.
İngiltere başbakanı David Cameron istifa etmeyi planlıyor.British prime minister David Cameron plans to resign.
Planlamayı sana bırakacağım.I'll leave the planning to you.
Ben henüz emekli olmayı planlamıyorum.I don't plan on retiring yet.
Tom vazgeçmeyi planlamıyor.Tom doesn't plan to give up.
Tom onun planlarına engel olmaya çalıştı.Tom tried to thwart her plans.
Tom, Mary'nin planlarını bozmaya çalıştı.Tom tried to thwart Mary's plans.
Tom'un planlarımı bozmasına izin vermeyeceğim.I won't let Tom thwart my plans.
Emekli olmayı hiç planlamıyorum.I don't ever plan to retire.
Tom onu yapmayı planlıyor.Tom plans on doing that.
Tom gizlice Mary'nin planlarını boşa çıkarma girişiminde bulundu.Tom secretly attempted to frustrate Mary's plans.
Emekli olmayı asla planlamıyorum.I never plan to retire.
Ben bu planın işe yarayacağını umuyorum.I hope this plan works.
Benim yedek planım yok.I have no backup plan.
Yedek planım yoktu.I had no backup plan.
Müfettişler bir uçak kaçırma planını bozdular.Investigators foiled a plot to hijack an airplane.
Tom onu yapmayı planlamıyor.Tom doesn't plan to do that.
Tom bunun plan olmadığını söylüyor.Tom says that's not the plan.
Planın mükemmel olduğunu düşünüyorum.I think the plan was perfect.
Onun plan olduğunu sanmıyorum.I don't think that's the plan.
Tom biyoloji konusunda uzmanlaşmayı planlıyor.Tom plans to major in biology.
Tom planı kabul etti.Tom went along with the scheme.
Planlar değersizdir ama planlama her şeydir.Plans are worthless, but planning is everything.
Onu planların dışında bırakmayın.Don't leave her out of the plans.
Tom başka bir plan ileri sürdü.Tom has come up with another plan.
Yosunlar ve planktonlar besin zincirinin altındadır.Algae and plankton are at the bottom of the food chain.
Küçük hayvanlar, örneğin kriller plankton yerler.Tiny animals such as krill eat plankton.
Tom Boston'a geri dönmeyi planlıyor mu?Is Tom planning to go back to Boston?
Üzgünüm, ama benim zaten planlarım var.I'm sorry, but I already have plans.
Bu korkunç bir plan.This is a terrible plan.
Almanlar Kraliyet Hava Kuvvetlerini imha etmeyi ve İngiltere'yi işgal etmeyi planladılar.The Germans planned to destroy the Royal Air Force and invade Britain.
Denizaslanı Harekâtı, İngiltere'nin planlanan işgali için Alman kod adıydı.Operation Sea Lion was the German code name for the planned invasion of Britain.
Benim gelecek için birçok planlarım var.I have a lot of plans for the future.
Tom'la ne zaman buluşmayı planlıyorsun?What time are you planning to meet Tom?
Yıllık toplantıya katılmayı planlıyorum.I am planning to attend the annual meeting.
Üniversiteye gitmeyi planlıyor musunuz?Do you plan to go to college?
Tom bizimle Boston'a gitmeyi planlamıyor.Tom doesn't plan to go to Boston with us.
Plan hiç uygulanmadı.The plan was never implemented.
Tom hala bizimle birlikte Boston'a gitmeyi planlıyor mu?Is Tom still planning to go to Boston with us?
Tom'a ne zaman Boston'a gitmeyi planladığını sordum.I asked Tom when he was planning to go to Boston.
Gitmeyi planladığını bana söyleseydin, seni beklerdim.If you had told me you were planning to go, I would've waited for you.
Bu onların planı.That's their plan.
Her ikimiz de partinize katılmayı planlıyoruz.Both of us plan to attend your party.
Tom, Planetaryumdaki gösteri sırasında uyuyakaldı.Tom fell asleep during the show at the planetarium.
Savunmayı planlamak için görünüm acımasızdır.The outlook for planning the defense is grim.
Tom'un bize yardım etmeyi planladığını sanmıyorum.I don't think Tom is planning to help us.
Her ikimiz de senin partinde olmayı planlıyoruz.Both of us plan to be at your party.
Tom'un planı mükemmel çalıştı.Tom's plan worked perfectly.
Bu öğleden sonraki toplantıya katılmayı planlıyor musun?Do you plan on attending this afternoon's meeting?
Tom Mary'ye ne zaman eve gitmeyi planladığını sordu.Tom asked Mary when she was planning to go home.
Tom'un yarın burada olmayı planlamadığını biliyorum.I know Tom isn't planning to be here tomorrow.
Tom ve Mary üniversiteden sonra evlenmeyi planlıyor.Tom and Mary plan to get married after college.
Yarın Tom'un ahırı boyamasına yardım etmeyi planlıyoruz.We plan to help Tom paint the barn tomorrow.
İyi bir planın var.You have a good plan.
Tom planı uyguladı.Tom carried out the plan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod