Tom'un bize ne söylemeyi planladığını düşünüyorsun?What do you think Tom is trying to tell us?
Tom'un ne yapmayı planladığını bana söyleyebilir misin?Could you tell me what Tom is planning to do?
Tom bana yapmamı söyleyinceye kadar onu yapmayı planlamıyorum.I don't plan to do that until Tom tells me to.
Tom'a burada olmayı planlamadığımı söyledin mi?Did you tell Tom I wasn't planning to be here?
Sana daha önce söylediğim gibi, onu yapmayı planlamıyorum.As I told you before, I don't plan to do that.
Planın ne olduğunu neden sadece Tom'a söylemedin?Why didn't you just tell Tom what the plan was?
Tom'un evlenmeyi planladığını hiç kimse bize söylemedi.Nobody told us Tom was planning to get married.
Tom bana gelecek yıl emekli olmayı planladığını söyledi.Tom told me he was planning to retire next year.
Tom bana senin ve Mary'nin evlenmeyi planladığınızı söyledi.Tom told me you and Mary are planning to get married.
Tom bana senin ve Mary'nin evlenmeyi planladığınızı söylüyor.Tom tells me you and Mary are planning to get married.
Bana yaz tatilin için nereye gitmeyi planladığını söyle.Tell me where you plan to go for your summer vacation.
Tom'un bizimle gitmeyi planlamadığını bana söylemeliydin.You should've told me Tom wasn't planning to go with us.
Tom bana senin okuldan ayrılmayı planladığını söyledi.Tom told me you were planning on dropping out of school.
Tom bana sadece Boston'da kalmayı planlamadığını söyledi.Tom just told me that he doesn't plan to stay in Boston.
Tom evlenmeyi planlıyorsa, bana söylerdi.If Tom was planning to get married, he would've told me.
Tom burada olmamayı planlıyorsa, bana söylerdi.If Tom was planning not to be here, he would've told me.
Ne zaman Tom'a kazadan bahsetmeyi planlıyordunuz?When were you planning on telling Tom about your accident?
Tom'a ne zaman ne olduğundan bahsetmeyi planlıyorsun?When were you planning on telling Tom about what happened?
Neden bizimle Boston'a gitmeyi planlamadığını bana söyle.Tell me why you aren't planning on going to Boston with us.
Bizimle gitmeyi planlamadığını bana söylemeliydin.You should've told me you weren't planning on going with us.
Tom bana üç hafta içinde Boston'a gitmeyi planladığını söyledi.Tom told me you were planning to go to Boston in three weeks.
Tom bana evlenmeyi planladığını söylediğinde şaşırdım.I was surprised when Tom told me he was planning to get married.
Tom bana bir hafta önce Avustalya'ya gitmeyi planladığını söyledi.Tom told me a week ago that he was planning to go to Australia.
Tom bana sadece gelecek yıl Fransızca almayı planlamadığını söyledi.Tom just told me that he doesn't plan to take French next year.
Tom bana sadece üç gün burada kalmayı planladığını söyledi.Tom told me you're only planning on staying here for three days.
Tom sadece bana evimizi boyamamıza yardım etmeyi planlamadığını söyledi.Tom just told me that he doesn't plan to help us paint our house.
Gelecek hafta Boston'da olmayı planlamadığını Tom'a söylemelisin.You should tell Tom that you don't plan to be in Boston next week.
Biz Tom'a başka bir şey söylemedikçe, o yarınki toplantıda olmayı planlıyor.Unless we tell Tom otherwise, he plans to be at tomorrow's meeting.
Biri yapmamamız gerektiğini söylemedikçe Tom'un önerdiğini yapmayı planlıyoruz.We plan to do what Tom suggests, unless somebody tells we shouldn't.
Onlar bana ne söylerse söylesin, hâlâ pazartesi günü Boston'a gitmeyi planlıyorum.No matter what they tell me, I still plan to go to Boston on Monday.
Sana daha önce söylediğim gibi, bu öğleden sonraki toplantıda olmayı planlamıyorum.As I told you before, I don't plan to be at this afternoon's meeting.
Tom oraya gitmeyi planladığını bana bile söylemeden Boston'a gitti.Tom went to Boston without even telling me he was planning to go there.
Şirket Asya'ya açılma planını rafa kaldırdı.The company shelved plans to expand into Asia.
Sana onun aptalca bir plan olduğunu söyledim.I told you it was a stupid plan.
Bu aptalca plandan vazgeçmeni istiyorumI want you to give up this stupid plan.
İnsanların büyük bir çoğunluğu planı kabul etti.A vast majority of people approve of the plan.
Tom bana Boston'a bir sonraki gidişinde Mary'yi ziyaret etmeyi planladığını söyledi.Tom told me he planned to visit Mary the next time he went to Boston.
Planlarını bozdun mu?Did I ruin your plans?
Bütün planımı bozuyorsun.You're ruining my whole plan.
Tom'un planı bize çok para kazandırdı.Tom's plan saved us a lot of money.
Nice'teki kalışımız sırasında, denize yüzmeye gitmeyi planlıyorum.During our stay in Nice, I plan to go swimming in the sea.
Biz iki hafta Paris'te kalmayı planlıyoruz.We plan to stay in Paris for two weeks.
Yeni bir planım var.I have a new plan.
Tom yeni bir plan üzerinde çalışıyor.Tom is working on a new plan.
Tom yeni planı beğenmedi.Tom didn't like the new plan.
Yeni bir plan düşünelim.Let's come up with a new plan.
Belki yeni planlar yapmalıyız.Maybe we should make new plans.
Tom yeni bir motosiklet almayı planlıyor.Tom plans to buy a new motorcycle.
Yeni bir plan öne sürmeliyiz.We need to come up with a new plan.
Yağmur nedeniyle planlarım tamamen karıştı.Due to the rain, my plans were completely mixed up.
Planladığımız bir şey değil.It's not something we planned.
Bu, planladığım bir şey değil.This isn't something I planned on.
Özel bir şey planlıyor muydun?Were you planning something special?
Planda hiçbir yanlış yok.There's nothing wrong with the plan.
Bu yapmayı planladığım bir şey değildi.It wasn't something I'd planned to do.
Böyle bir şey için plan yapmadık.We didn't plan for something like this.
Planında yanlış bir şey görmüyorum.I don't see anything wrong with your plan.
Tom'un doğum günü için özel bir şey yapmayı planlıyor muydun?Were you planning to do something special for Tom's birthday?
Kaç tane kız arkadaşın olmasını planlıyorsun?How many girlfriends are you planning to have?
Plana sadık kalalım.Let's stick to the plan.