Eve giderken süpermarkette durmayı planlamıştım ama kapalıydı.I had planned to stop at the supermarket on the way home, but it was closed.
Bir sonraki gezimi planlamam gerekiyor.I need to plan my next trip.
Planları hakkında sessiz kaldılar.They kept silent about their plans.
Boston'a bir gezi planlıyoruz.We're planning a trip to Boston.
Tom bana Boston'da üniversiteye gitmeyi planladığını söyledi.Tom told me he was planning to go to college in Boston.
Tom ekim ayında Boston'a gitmeyi planladığını söyledi.Tom told me he was planning to go to Boston in October.
Tom bana gelecek yaz bir bisiklet gezisine gitmeyi planladığını söyledi.Tom told me he was planning to go on a cycling trip next summer.
Tom Boston'a otostop yapmayı planladığını söyledi.Tom said he was planning to hitchhike to Boston.
Tom muhtemelen Mary'nin ne yapmayı planladığını biliyor.Tom probably knows what Mary is planning to do.
Tom ekim ayına kadar Boston'da kalmayı planlıyor.Tom plans to stay in Boston until October.
Tom haftalardır bunu planlıyor olmalı.Tom must've been planning this for weeks.
Tom gelecek hafta Boston'a gitmeyi planlıyor, değil mi?Tom is planning to go to Boston next week, isn't he?
Üç ay Boston'da kalmayı planlıyorum.I'm planning to stay in Boston for three months.
Bu yaz Boston'da amcamı ziyaret etmeyi planlıyorum.I plan to visit my uncle in Boston this summer.
Otobüsle Boston'a gitmeyi planlıyor musun?Do you plan to go to Boston by bus?
Boston'da uzun süre kalmayı planlıyor musun?Are you planning on staying in Boston for a long time?
İşler planladığım şekilde gitmedi.Things didn't go the way I planned.
Tom'un boyu onu bir kalabalıkta ön plana çıkarıyor.Tom's height makes him stand out in a crowd.
Tom bütün planlarımı bozdu.Tom spoiled all my plans.
Bu ta başından benim planımdı.This was my plan all along.
Ta başından beri bu Tom'un planı değil miydi?Was this Tom's plan all along?
Bu akşamki planları hakkında sana bir şey söylediler mi?Did they tell you anything about their plans for this evening?
Tom planlara daha yakından bakmak istedi.Tom wanted a closer look at the blueprints.
Planlar çizildi, ancak anlaşma ters gitti.The plans were drawn up, but the deal fell through.
Bu plan şu anda inceleniyor.This plan is currently under consideration.
Bu gece evde kalmayı planlıyor.She is planning to stay home tonight.
Az sonra Berlin'e uçuş rezervasyonumu yaptırmayı planlıyorum.I am planning to book my flights to Berlin soon after.
Tom ve Mary adanın diğer tarafında dolaşmayı planlıyorlar.Tom and Mary are planning to hike to the other side of the island.
Planları görmedin mi?Haven't you seen the plans?
Tom'un Mary'nin planı hakkında ne söylemesi gerektiğine bakalım.Let's see what Tom has to say about Mary's plan.
Bu planı nasıl ileri sürdün?How did you come up with this plan?
Başka bir plan ileri sürmemiz gerekecek.We'll need to come up with another plan.
Bu planı nasıl ortaya attın?When did you come up with this plan?
Tom ve ben bir kuyu kazmaya başlamayı planlıyoruz.Tom and I plan to start digging a well tomorrow morning.
Tom'un bu gece öldürücü iğneyle ölmesi planlandı.Tom is scheduled to die by lethal injection tonight.
Yeni planlar yapabiliriz.We can make new plans.
Bir plan yapmak zorundayız.We have to make a plan.
Tom'un planının işe yaramayacağını sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom's plan won't work?
Planımız suya düştü.Our plan flopped.
Senin şimdiden bir planın var mı?Do you already have a plan?
Planlarını değiştirmek isteyebileceğini düşünüyorum.I think you might want to change your plans.
Bir planın var gibi görünüyor.It sounds like you have a plan.
Planları görmek ister misin?Would you like to see the plans?
Başka planların var mıydı?Did you have other plans?
Tatil için özel bir planın var mı?Do you have any special plans for the holidays?
Ben alternatif bir plan önerebilir miyim?I may suggest an alternate plan?
Bunu yapmayı planlamıyordum, ama şimdi bunu öneriyorsun, ben de deneyebilirim.I wasn't planning on doing that, but now that you suggest it, I may give it a try.
Planın berbat.Your plan is terrible.
Tom onu nasıl planladığını sana söyledi mi?Did Tom happen to tell you how he plans to do that?
Tom yerel pubta arkadaşları ile buluşmayı planlıyor.Tom is planning to meet his friends at the local pub.
Planımı sorguluyor musun?Are you questioning my plan?
Tom, başlangıçta planladığımızdan daha erken gitmemizi önerdi.Tom suggested that we should leave earlier than we'd originally planned.
Tom benimkine benzer bir plan önerdi.Tom suggested a plan similar to mine.
Bir sonraki trene yetişmeyi planlıyorsan acele etmeni öneririm.I suggest that you hurry if you plan to catch the next train.
O, başından beri onun planıydı.That was his plan all along.
O, başından beri Tom'un planıydı.That was Tom's plan all along.
Tom Boston'daki eski bir kız arkadaşı ziyaret etmeyi planladığını söyledi.Tom said he was planning on visiting an old girlfriend in Boston.
Tom bu akşam Boston'a geri dönmek için uçağa yetişmeyi planlıyor.Tom plans to catch a flight back to Boston this evening.
Önümüzdeki hafta sonu arabayla Boston'a gitmeyi planlıyorum.I'm planning to drive to Boston next weekend.
Tom'a Boston çevresini göstermeyi planlıyorum.I plan to show Tom around Boston.