Ana içeriğe geç
Sözlük

plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir plana ihtiyacın var.You need a plan.
Tom'un bir planı var.Tom has a plan.
Tom'un bir planı vardı.Tom had a plan.
Bu benim planımdı.It was my plan.
Bir planımız vardı.We had a plan.
Yeni bir plan önerme üzerine konsantre olmalıyız.We need to concentrate on coming up with a new plan.
Biz yarınki toplantıda o sorunu tartışmayı planlıyoruz.We're planning to discuss that problem at tomorrow's meeting.
Randevu yeniden planlamak bir sorun olmayacak.It won't be a problem to reschedule the appointment.
Randevuyu yeniden planlamak sorun olmayacak.It'll be no problem to reschedule the appointment.
Planımızla ilgili sadece bir sorun var.There's only one problem with our plan.
Bu planla ilgili bir sorunun var mı?Do you have a problem with this plan?
Plan bir başarıydı.The plan was a success.
Yarın okul tatil, bu yüzden bir yere gitmeyi ve eğlenmeyi planlıyorum.It's a school holiday tomorrow, so I'm planning to go somewhere and have fun.
Yarın okulumuz olmadığı için oraya gitmeyi planlıyorum.Since we have no school tomorrow, I'm planning to go there.
Ben bu planın en kısa sürede onaylanmasını ve uygulanmasını talep ediyorum.I demand that this plan be approved and enforced as soon as possible.
Trenle gitmeyi planlıyoruz.We plan to go by train.
Aptalca planın gerçekten işe yarıyor.Your stupid plan is actually working.
Tom bunun aptalca bir plan olduğunu düşündü.Tom thought it was a stupid plan.
Tom onun aptalca bir plan olduğunu düşünüyordu.Tom thought it was a stupid plan.
Tom planladığından daha fazla söyledi.Tom said more than he had planned to.
Bunun için plan yapmalıydık.We should've planned for this.
Bu yeni plan kalıcı bir barış getirebilir.This new plan may bring a lasting peace.
Onlar bir basın toplantısı planladı.They have scheduled a press conference.
Onun planı tehlikelidir.Her plan is dangerous.
Önce her şey plana göre gitti.At first, everything proceeded according to plan.
Tom Mary'nin bugün burada olmayı planlamadığını zaten biliyor.Tom already knows that Mary doesn't plan to be here today.
Devlet tahvillerine ne kadar yatırım yapmayı planlıyorsunuz?How much money do you plan to invest in government bonds?
10.30 trenine yetişmeyi planlıyorum.I plan to catch the 10:30 train.
Bu iddialı bir plan.It's an ambitious plan.
Pazar için planların neler?What are your plans for Sunday?
Pazar için planlarınız neler?What are your plans for Sunday?
Pazar için ne planların var?What plans do you have for Sunday?
Kaç tane insan getirmeyi planlıyorsun?How many people were you planning to bring?
Sana akşam yemeği planlarımızı hatırlatmak için arıyorum.I'm calling to remind you of our dinner plans.
Tom ve Mary birkaç Cadılar bayramı partisine katılmayı planlıyorlar.Tom and Mary plan to attend several Halloween parties.
Tom ve Mary gölde bir piknik planlıyorlar.Tom and Mary are planning a picnic at the lake.
Umarım bu öğleden sonra için hiçbir şey planlatmadın.I hope you have nothing planned for this afternoon.
Tom tek başına onu yapmayı planlıyor olabilirdi.Tom could be planning to do that by himself.
Bunu tek başına yapmayı gerçekten planladın mı?Did you really plan to do this all yourself?
Bunu gerçekten tamamen kendin mi planladın?Did you really plan this all yourself?
Planlarımızı seninle tartışmayacağız.We won't discuss our plans with you.
Bütün günü Tom'la geçirmeyi planlıyorum.I plan to spend all day with Tom.
Tom'un planının işe yarayacağını düşünüyorum.I think Tom's plan will work.
Kalmayı planlıyor musun?Are you planning on staying?
Şu anda hiç planın var mı?Do you have any plans yet?
Bir soygun planlıyoruz.We're planning a robbery.
Öğle yemeği planlarınız var mı?Do you have lunch plans?
Bir parti planlıyoruz.We're planning a party.
Henüz bir planın var mı?Do you have a plan yet?
Önce bir plana ihtiyacımız var.We need a plan first.
Bütün bu şeyi planlayan kişi sen miydin?Were you the one who planned this whole thing?
Tom her şeyi planladı.Tom planned the whole thing.
Planlanması kolay, gerçekleştirilmesi zor.Easy to plan, hard to realize.
Bugün için planın nedir?What are your plans for today?
Planladığımız bu değildi.This wasn't what we planned.
Bugün için planınız nedir?What's the plan for today?
Sadece ne planlıyordun?Just what were you planning?
Bugün için planlarımız nedir?What are our plans for today?
Bugünün planı nedir?What's today's plan?
Planların var, değil mi?You have plans, don't you?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod