Ana içeriğe geç
Sözlük

planı ile cümle

planı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Planını gizli tutmaya karar verdi.He made up his mind to keep his plan secret.
Onların planı hakkında bir şey bilmediğini inkar etti.He denied knowing anything of their plan.
O onların planı üzerinde düşündü.He contemplated their plan.
O, planımıza itiraz etti.He objected to our plan.
Planı onaylayacak gibi görünmüyorlar.They don't seem to approve of the plan.
Onun planının başarısı hakkında şüphelerim var.I have doubts about the success of their plan.
Onların planının başarılı olacağını sanmıyorum.I do not think their plan will work out.
Onların planı başarısızlıkla sonuçlandı.Their plan resulted in failure.
Onların planı hakkında bir şey bilmiyorum.I am quite ignorant of their plan.
Onların planı bana ilginç görünüyor.Their plan sounds interesting to me.
Onlar senin planı destekliyorlar.They are in favor of your plan.
Onların planımızı kabul etmeleri muhtemel.They are likely to agree to our plan.
Muhtemelen planımızı kabul ederler.They are likely to agree to our plan.
Onlar planı destekliyorlar.They are in favor of the plan.
Onlar bizim planımızı engellediler.They obstructed our plan.
O, planı gerçekleştirdi.She carried out the plan.
Planından bahsetmemeyi başardı.She managed not to mention her plan.
Onun benim planıma güçlü bir itirazı var.She has a strong objection to my plan.
O benim planımı onayladı.She approved of my plan.
O, para biriktirmek için kendi planını uygulamaya çalıştı.She tried to carry out her plan to save money.
Annem sonunda planımızı onayladı.My mother finally approved of our plan.
Annem planımı onayladı.Mother approved my plan.
Yarın için hiç planım yok. Ağırdan alacağım.I don't have any plans for tomorrow. I'm going to take it easy.
Sorun planın işe yarayıp yaramayacağıdır.The problem is whether the plan will work.
Anne babam planımı kabul etmediler.My parents didn't disagree with my plan.
Bay Suzuki oğlunu yurtdışında eğitim planınından vazgeçirmek için ikna etti.Mr Suzuki persuaded his son to drop his plan to study abroad.
Plânımızı kimseye söyleme.Don't tell anyone our plan.
Sanırım onun planını kabul etmeliyiz.I think we should adopt his plan.
Onların planı hakkında şey bilmiyorum.I don't know anything about their plan.
Onun planı tehlikeli.His plan is dangerous!
O nihayet planı uyguladı.At last, she executed the plan.
Sanırım senin yardımın olmasaydı biz planı uygulayamazdık.I guess we wouldn't have been able to carry out the plan if it weren't for your help.
Benim planım sosyalist değildir.My plan is not socialist.
Onların sunduğu planı gerçekten anlamıyorum.I really don't understand the plan they presented.
Lütfen önceden planınızı bana bildirin.Please inform me of the plan ahead of time.
Planı uygulama zamanı.It's time to carry out the plan.
Senin planını çok beğeniyorum!I like your plan a lot!
Bu akşam için planın var mı?Do you have plans for tonight?
Planı terk etmek zorundayız.We have to abandon the plan.
Biz planı onunla tartıştık.We discussed the plan with him.
Planımızın bir sürü ekstra avantajları var.Our plan has lots of additional advantages.
Senin planın çok iyi ama benimki daha iyi.Your plan is very good, but mine is better.
Onlar vergi yükseltme planına karşılar.They oppose the plan to raise taxes.
Benim hiçbir planım yok.I have no plans whatsoever.
Hiç kimse bu planın uygulanmasını engelleyemez.Nobody can prevent this plan from being carried out.
Onun mali planını desteklerlerdi.They would support his financial plan.
İngiliz büyük elçisi Burr'un planını sevdi.The British ambassador liked Burr's plan.
Müttefik askeri liderler Japon planını yenmek için bir yol buldu.Allied military leaders found a way to defeat the Japanese plan.
Birçok Amerikalı planı memnuniyetle karşıladı.Many Americans welcomed the plan.
Çocuğun planı, tıp öğrenimi yapmak ve bir doktor olarak Saint Croix'a dönmekti.The boy's plan was to study medicine and return to Saint Croix as a doctor.
Lincoln'un planı iyiydi.Lincoln's plan was good.
Lincoln bu planı sevdi.Lincoln liked this plan.
Jefferson planından vazgeçmeye hazır değildi.Jefferson was not ready to give up his plan.
Başkanın planı nedir?What is the president's plan?
Bu planın çok az başarı şansı vardı.This plan had little chance of success.
Kongre Ağustos 1969'da planı onayladı.Congress approved the plan in August 1969.
Bu planın iyi bir plan olduğuna herkes inanmadı.Not everyone believed this plan was a good one.
Planın mükemmel gibi görünüyor.Your plan seems excellent.
O, planın temel amacını açıkladı.He explained the plan's main objective.
Modernizasyon planı, ülkenin karakterini tamamen değiştirdi.The modernisation plan has completely changed the character of the country.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod