Ana içeriğe geç
Sözlük

planı ile cümle

planı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun planını kabul ediyorum.I agree to his plan.
Bizim planımıza çoğunluk tarafından karşı çıkıldı.Our plan was objected to by the majority.
Biz o planı uyguladık.We carried out that plan.
Pikniğe gitme planından vazgeçtik.We abandoned the plan to go on a picnic.
Resmin arka planındaki o adam kimdir?Who is that man in the background of the picture?
Patronumun planımı kabul edeceğini umuyorum.I hope my boss agrees to my plan.
Ayrılmadan önce belirli bir planının olmasını istiyorum.I want you to have a definite plan before you leave.
Kızlar planımıza itiraz ettiler.The girls objected to our plan.
Ben yeni planın ayrıntıları ile kendimi tanıtmam gerekiyor.I must acquaint myself with the details of the new plan.
Öğretmen onun planını onayladı.The teacher approved his plan.
Uzmanlardan oluşan bir kurul planı tartıştı.A panel of experts discussed the plan.
Araştırmacılar, bir suikast planını ortaya çıkardılar.Investigators uncovered an assassination plot.
Başkalarının söyleyeceği ne olursa olsun, planı uygulamaya koymaya kararlıyım.I am determined to put the plan into practice no matter what others may say.
Başkan planın lehinde miydi?Was the president in favor of the plan?
Birisi fark edene kadar planı gizli tutmak zorundasın.You must keep the plan secret until someone notices it.
Planıma kim karşı çıkarsa çıksın, onu uygulayacağım.Whoever opposes my plan, I will carry it out.
Ona tırmanma planımızdan vazgeçelim.Let's give up our plan to climb it.
Cumartesi günü için herhangi bir planın var mı?Do you have any plans for Saturday?
Onun için planı uygulamak kolay.It is easy for him to carry out the plan.
Onun hangi planı deneyeceğini bilmiyorum.I don't know what plan he will try.
Onun planımızı kabul edip etmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether he will agree to our plan or not.
Gelecek yıl yurt dışına gitmek için bir planı var.He has a plan to go abroad next year.
Onun planı uygulamaya konulmuştur.His plan was put into action.
Onun planı bir sürü para gerektirmektedir.His plan will call for a lot of money.
Onun planının hem erdemleri hem de yükümlülükleri vardır.His plan has both virtues and liabilities.
Onun planına katılıyorum.I agree with his plan.
Onun planını kabul etmekten başka seçenek yoktur.There is no choice but to agree to his plan.
Onun planı o nehir üzerinde bir köprü inşa etmektir.His plan is to build a bridge over that river.
Onun planı pazartesi günü başlamaktı.His plan was to start on Monday.
Onun planı hâlâ karara bağlanmadı.His plan is still in the air.
Ben onun planında büyük bir tehlike görüyorum.I see a great danger in his plan.
Onun planı sonunda bozuldu.His scheme went wrong in the end.
Onun planı pratik değil görünüyor.His plan sounds impracticable.
Onun planı bir köşeye atıldı.His plan was discarded.
Onun planından vazgeçilmemelidir.His plan ought not to be abandoned.
Onun planından hiç haberim yok.I am quite ignorant of his plan.
Babası onun planını onayladı.His father approved of his plan.
Onun arkadaşlarının çoğu onun planına destek oldu.Many of his friends backed his plan.
Bütün arkadaşları onun planını destekledi.All his friends backed his plan.
O, planı benimle görüşmek için ofisime kadar bütün yolu geldi.He came all the way to my office to discuss the plan with me.
Planıma hayır demeye cesaret edemedi.He dared not say no to my plan.
O, planınızı destekleyecek.He will go along with your plan.
O, planın çok paraya mal olacağına dikkat çekti.He pointed out that the plan would cost a lot of money.
O, planı destekliyor mu?Is he in favor of the plan?
O, ne planın lehinde ne de aleyhinde.He is neither for nor against the plan.
Planı desteklemek için bir konuşma yaptı.He made a speech in support of the plan.
Planın asıl amacını açıkladı.He explained the main purpose of the plan.
O, planı gerçekleştirmek için bütün deneyimine başvurmak zorunda kaldı.He had to call on all his experience to carry out the plan.
O yeni planı protesto etti.He protested against the new plan.
Sonunda planımıza razı oldu.He finally consented to our plan.
Planı nasıl tasarladı?How did he work out the plan?
Planı kabul etmek aptalcaydı.He was foolish to agree to the plan.
Bana planın kısa bir özetini verdi.He gave me a brief outline of the plan.
O planını hem oğluma hem de bana açıkladı.He explained his plan both to my son and to me.
Sanırım planımıza itiraz edecek.I think he will object to our plan.
Onun planına itiraz etmememi rica etti.He begged me not to object to his plan.
O, orjinal planını başarıyla tamamlamakta ısrar etti.He persisted in accomplishing his original plan.
O, planını gerçekleştiremedi.He could not carry out his plan.
Ona suikast yapılacağı planından habersizdi.He was ignorant of the plot to assassinate him.
Planı iş arkadaşlarıyla birlikte yaptı.He made the plan along with his colleagues.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod