Ana içeriğe geç
Sözlük

planı ile cümle

planı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1997 yılında ise Üçlü Wadden Denizi Planı kabul edilmiştir.1997年には、「三国間ワッデン海計画」が、採択された。
Beş Yıllık Kalkınma Planı Üzerinde Düşünceler.五カ年計画に関するものを含む。
Patrick Henry'nin insanları kendi seçtikleri cemaate vergi ödemeye zorlayan planını gündemden çıkardı.パトリック・ヘンリーが考えた市民にその選択する宗教会派に献金することを強制する案を排除した。
Edmondo bu planı duyar ve Des Grieux'a bunu ifşa eder.これを漏れ聞いたエドモントはデ・グリューにそれを伝える。
Bir sonraki insanlı uzay programı, Mart 1986'da Astronotik 863-2 planı olarak daha da iddialı olarak önerildi.次の有人飛行計画は1986年3月に「863-2宇宙航空計画」として提案される。
Bu planı onlar yapmıştır.そういう計画であった。
Uzun süreli bir planın parçası olarak, park geçici tesislere ve çeşitli performanslara ev sahipliği yapmıştır.長期の計画として、公園では一時的にさまざまなインスタレーションや展示を行っている。
C-Note kaçış planını zihninde canlandırdı.Kは逃亡の決意を固める。
Theodore Ts'o (ext3 geliştiricisi) ext4'ün gelişim planını 28 Haziran 2006 tarihinde duyurdu.この提案は受け入れられ、2006年6月28日、ext3のメンテナであるセオドア・ツォー (Theodore Ts'o) は新しいプロジェクトとしてext4の開発を発表した。
Michael kaçış planının duyulacağından dolayı endişelenir ve teklifi kabul eder.マイケルから調達を頼まれていくうちに脱獄計画に気づいて無理やり参加した。
Hikâye, iki kardeş ve onların kaçış planı üzerine kuruludur.二組の兄妹と二組のカップル、その行方を描くラブストーリー。
Ancak planında bir önemli eksiklik bulunmaktaydı.だが計画には根本的な限界があった。
Despina Don Alfonso'dan kızları kandırmak için kendi planının uygulanmasını ister.ドン・アルフォンソはデスピーナと姉妹を陥落させる計画を進める。
5. Muhafız Tank Ordusu’nun taarruz planında önemli eksiklikler vardı.しかし、第5親衛戦車軍の攻撃には多数の問題が発生していた。
ABD'nin Marshall Planı da çok yardımcı oldu.その一方、アメリカの惑星探査計画マリナー計画も大きな結果を残した。
Mimar Davut Ağa, yapının yerini belirleyip planını çizdi.大田少尉が案を持参したから設計、製作した。
Planı bildiği için onu da kaçış takımına dahil ederler.だが、計画が見破られたことに気づき、彼も退場する。
Osmanlı Devleti'nde planı mektep olarak çizilen ilk büyük binadır.運河はソビエト連邦において強制労働で建設された最初の主なプロジェクトである。
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.チャンセラーズヴィルの戦いの作戦は戦略的に大胆なものだった。
Fakat bu planı KGT'nin operasyonlarıyla başarısız olmuş, Tilki'nin silahları çalınmıştır.しかし、その武器は不発であり、クラークの命は救われた。
Fakat İsmet Paşa bu planı kabul etmedi.だが、ミカだけはその計画に反対。
İngiliz savunma planı yalındı.イギリス軍の攻撃は撃退された。
Kaçış planı hazırlanmıştır.退団が決まった。
Seferin başlamasından önce öldüğünden kuzey seferi planı hiçbir zaman harekete geçirilemedi.どんな場所だろうと、私が到着するまで決して始めさせることはなかったのだ。
1934 yılında I. Beş Yıllık Sanayileşme Planı devreye sokuldu.1934年 - 県産業五ヵ年計画を策定。
Saldırı planı çok gizli yapıldı.彼らは秘密裏に恐ろしい侵略計画を立てていたのである。
Planı o akşam gerçekleştirmeye karar verirler.仕事決行当夜。
Her halükarda, bu son olay tüm planı bozdu.しかしこれらの案は全て計画どまりに終わっている。
Fakat planı Lapis Lazuli sayesinde suya batmıştır.だが速水たちによって計画は頓挫。
Doktor, planın daha fazlasını keşfetmek için şirketin New York şubesine gider.この地方を開発しようと計画する新城家の一人娘。
Sezon sonunda kahramanlarımız Sylar'ın planını altüst eder ve onu yakalarlar.ファイナル・シーズンではサイラーの幻覚に悩まされ、やがては体を乗っ取られてしまう。
Büyücüler Kraliçesi planının gerçekleşmesinden çok memnundur.皇妃の野望のために暗躍する。
Batman, Ghul'un bulunduğu metroya binip, planını engellemek için dövüşmeye başlar.この施設にゴルゴが潜入し、計画を阻止する。
Yehidah ise ruhun Tanrı'yla birleşmenin mümkün olabildiği en yüksek planıdır (düzeyi, ortamı).ジュワイニーは神(アッラー)に心を向け、神が唯一全能の造物主であるという基本信条に忠実であろうとした。
9-1-1, Kuzey Amerika Numaralandırma Planı (NANP) için acil telefon numarası.911番(英語版) - 北米諸国の緊急電話番号。
Lich King’in planı mükemmel işledi.そして、湘東王は恐ろしい決断を下す。
Eylem planını ilerletmek için Kıbrıs'a gitti.チャーチルは計画を立てるよう急がした。
O, benim gizli planımın farkındadır.彼女は私の秘密の計画に気づいている。
Sağlık harcamaları ve yardımlarını azaltma planı konusunda belirleyici bir karar yok denebilir.医療費・年金給付の抑制策の決め手はないといえよう。
Beni sorarsanız, bu plânı tasvip etmiyorum.わたしはどうかといえば、その計画に賛成できない。
Senin planına katılıyorum.あなたの計画に賛成です。
Senin planına ayak uyduramam.あなたの計画にはついていけない。
24 Mart 1940 tarihinde Göring, Nisko Plânı’nı durdurdu ve nisan ayında sona erdirdi.1940年3月24日,戈林暂停了「尼斯科计划」,并在4月底将其完全放弃。
Artık Emrah için yıllardır planını yaptığı intikam vakti gelip çatmıştır.當今之時,不改其失,未經幾年,其旨欲滅。
Aralık 1981'de Belgrad Metrosu planı bitti ve 1982'de şehir konseyine sunuldu.1981年12月,貝爾格萊德地鐵的規劃完成,並上呈市議會。
Bu saldırı dalgaları İsrail toplumunda geri çekilme planına olan desteği azalttı.这波攻击降低了以色列公众对单方面脱离计划的支持。
1905 yılının sonunda ünlü Schlieffen Planı'nı hazırladı.1905年,他提出了著名的“施里芬计划”。
Oyunda Çete üyeleri her zaman kötü bir planın peşindedir.在球場上,他們總是積極追逐每一顆球。
Theodore Ts'o (ext3 geliştiricisi) ext4'ün gelişim planını 28 Haziran 2006 tarihinde duyurdu.該要求被接受以後,ext3維護者曹子德(Theodore Ts'o)在2006年6月28日公開了ext4的開發計畫。
Barış planı rafa kaldırılmıştır.和平解决的希望消灭了。
Tablonun, arka planı aynanın yansımasıdır.代表作為《鏡子的另一邊》。
Zaten ayrıntılı bir taarruz planı da yapılmamıştı.並且沒有發行任何專輯的計畫。
Çoğunluk raporu Ekonomik olarak bağlı bir Ayrılma Planı sundu.他们想用一种完全计划的经济模式来代替。
ABD bu planı protesto ederek 1812 Savaşı'na dahil olmuştur.他也支持美國發動1812年戰爭。
Her halükarda, bu son olay tüm planı bozdu.可是,一个未曾预料到的变故使全盘计划土崩瓦解。
Londra Planı'nda Büyük Londra'nın 35 ana merkezinden biri olarak tanımlanır.伦敦规划将其列为大伦敦的35个主要中心之一。
Harpagon planını uygulayabilmek için Mariane'yi yemeğe davet eder.為了讓道芬的計畫成功執行而與紫苑一同行動。
İlerleyen bölümlerde Michael, önüne çıkan zorluklara rağmen planını uygulamaya koyar.第一季紧跟迈克尔突破重重困难实践他的计划。
1928 - Sovyetler Birliği, ilk "beş yıllık kalkınma plânını" açıkladı.1927年:苏联开始实施第一个五年计划。
Bu plan, Manstein Planı ya da Sedan Planı olarak bilinmektedir.也被稱為Cotsworth plan和Eastman plan。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod