Ana içeriğe geç
Sözlük

planı ile cümle

planı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Michael onlara planın on dakika gerisinde olduklarını söyler.Och sen insåg jag, jösses, är tio minuter långt.
Direniş, Sovyetler Birliğinin Birinci Sekreterinin çıkartma planını bırakmasına neden oldu.Folkets motstånd gjorde att Sovjetunionen övergav sin ursprungliga plan att ta över ledarskapet.
1934 yılında I. Beş Yıllık Sanayileşme Planı devreye sokuldu.1945 var planerna för ett nytt industriområde klara.
İzleyen konular bu hususun arka planını oluşturmaktadır.Tanken bakom dessa verk är att skapa visuellt kaos.
Onların düzenli planı Atinalı mimar Hippodamus tarafından gözden geçiriliyordu.Byggnadsarbetet leddes av den atenska arkitekten Hippodamos.
Kilisenin planı Yunan haçı biçimindedir.Kyrkans plan bildar ett grekiskt kors.
Soyguncuların planı kasadaki sorumlu memur kasayı açmayı reddedince bozuldu.Le Matin krävde att kassaskåpet skulle öppnas.
Uzaylıların 9 Numaralı Planı, Ed Wood'un 1959 yapımı bilim kurgu türündeki uzun metraj filmi.Spela upp media Plan 9 from Outer Space är en amerikansk science fiction-film från 1959 i regi av Ed Wood.
Böylece, ABD'nin Vietnam'ı bölme planı suya düşerken, Kuzey Vietnam ve Güney Vietnam 1975 yılında birleştiler.Efter USA's misslyckade försök att stödja den sydvietnamesiska regeringen enades Vietnam 1975.
Başlamak için ilk kullanıcının planını oluşturması gerekir.Den första uppgiften för entreprenören skulle bli att utarbeta det slutliga projektet.
Mahallenin planı, Paris'teki Charles de Gaulle Meydanı'na benzemektedir.Triumfbågen finns på Place Charles de Gaulle i Paris i Frankrike.
Herman, Bart'ın Nelson ile savaşması ve bir savaş planı hazırlaması gerektiğini söyler.Herman förklarar krig mot Nelson och lär Bart strategi i totalt krig.
Bu darbe planı uygulamaya geçirilememiştir.Därmed kunde attentatsplanen inte fullföljas.
Sarayın ve bahçenin başlangıçtaki planı Fransız mimar Jean-Baptiste Le Blond tarafından yapıldı.Området och stationen har fått sitt namn efter den franske skulptören Jean-Baptiste Pigalle.
Buhar buğusu plânı, her ne kadar öncesinde kullanılan bir yöntemse de, onun kullandığı yöntemlerden biridir.Hungerstrejk blev också en metod som de använde sig av.
2005’te Universal Müzik Grubu, Tokio Hotel ile sözleşme imzalar ve bir satış planı geliştirir.У 2005 році, Universal Music Group підписав з Tokio Hotel угоду та розробив маркетинговий план.
Kilisenin planı Yunan haçı biçimindedir.У плані церква має форму грецького хреста.
2006 yılında, Neandertal'lerin gen haritasının tamamını yeniden inşa edilmesi planını açıkladı.У 2006 році оголосив про план повної розшифровки генома неандертальця.
Günümüzde Villach, ticaret ve eğlence ile hareketli bir şehir olup, halen tarihsel arka planını korumaktadır.Сьогодні Філлах – місто активної комерції та туристичний центр, який зберігає свою історичну спадщину.
Sarayların belirgin bir planı yoktur.Будинки не мають чіткого планування.
Bu, Bagration planının birincil amacıydı.Це було основною метою операції «Багратіон».
Bu fikir ayrılıkları yüzünden Haziran 1926’da ayaklanma planı ertelenir.Внаслідок цих протиріч в червні 1926 року революція була підкладена.
Daha sonra Nika, Michael'a kaçış planında yardım etti.Пізніше він допомагав Майклу звільниться від наручників.
General Yeryomenko ve siyasi komiseri Nikita Kruşçev, Stalingrad savunma planını hazırlamakla görevlendirildi.Єрьоменко і політичний комісар Микита Хрущов планували оборону Сталінграда.
Edmondo bu planı duyar ve Des Grieux'a bunu ifşa eder.Той погоджується і пускає де Ґріє на борт.
Dizinin kanalı ve yapımcıları, öykünün arka planını açıklamak için interneti kullandılar.Мережі і продюсери шоу використали інтернет у повному обсязі для того, щоб розширити походження історії.
Planı o akşam gerçekleştirmeye karar verirler.Дане рішення було виконане вже ввечері.
Yahudi liderler bu planı kabul etti fakat Arap liderler plana karşı çıktı.Загалом, єврейське населення вітало цей план, але араби відкинули його.
1928 - Sovyetler Birliği, ilk "beş yıllık kalkınma plânını" açıkladı.Т.Г. Шевченка) 1928 — у СРСР затверджено перший 5-річний план розвитку народного господарства.
Herman, Bart'ın Nelson ile savaşması ve bir savaş planı hazırlaması gerektiğini söyler.Герман вирішує оголосити Нельсону війну і повністю роз'яснює Барту стратегію нападу.
Simpsonlar Kat PlanıКвіти наближеним планом.
Jeptha Howe Holmes'in bu planını çok zekice bulur.Містер Шерлок Холмс сильно нудьгує.
Üniversitenin arka planı yuvarlak bir şekle sahiptir.Структура університету зазнала повної реорганізації.
NASA'nın planının özgün halinde COTS ispat uçuşlarının 2008 ve 2010 arasında yapılması öngörülüyordu.План НАСА вимагав від SpaceX демонстраційних польотів в період між 2008 і 2010.
Yerleşme planı oldukça ilginçtir.Місце для проживання дуже зручне.
Büyücüler Kraliçesi planının gerçekleşmesinden çok memnundur.Молодий імператор справив на королеву величезне враження.
Eretrialılar işe yarar bir harekat planı geliştirmekte yetersiz kaldılar.Фотографи більше не хотіли мати справу з неадекватною моделлю.
"Napoli'nin Lavezzi planı".«Наполеонівською ідеєю».
Bir röportaj sırasında potansiyel bir turne planını da gündeme getirdi.Він також повідомив про можливий спільний бонус-трек.
Çoğunluk raporu Ekonomik olarak bağlı bir Ayrılma Planı sundu.План мав на меті миттєвий відхід від централізованої планованої економіки.
Ancak Mora kentleri planı geri çevirdiler.Проте депутати міської Управи відхилили цей проект.
Bu engel kahramanlarımızın devriâlem planına engel olmadı.Втім ця умова не порушувала планів підприємців.
"Göçebe Bir Tiyatro: B Planı".Дочірній проект Народного театру «О!».
Her halükarda, bu son olay tüm planı bozdu.Проте Друга світова війна зруйнувала всі плани.
Bir planın var mı?У тебе є план?
Planı değiştirmek zorundayız.Ми повинні змінити свій план.
Bir planımız yok.У нас немає плану.
Planımızı değiştirmeliyiz.Ми повинні змінити свій план.
Tom'un bir planı var.Том має план.
Tom, Mary'ye planından söz etti.Том розповів Мері про свій план.
Bu benim planım.Це мій план.
Elbette bir planım var.Звичайно ж, у мене є план.
Planımız yok.У нас немає плану.
Planımız yok.Ми не маємо плану.
Hiç planın var mı?Маєш якісь плани?
Bizim bir planımız olmak zorunda.Ми повинні мати план.
Tom'un bir planı olacak.Том матиме план.
Tom'un bir planı olacak.У Тома буде план.
Onun planı tehlikelidir.Її план небезпечний.
Benim yedek planım yok.У мене немає запасного плану.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod